Türkiye’de çalışma hayatında 2 milyona yakın çocuk var
Cumhuriyet'ten Olcay Büyüktaş'ın haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde en az bir milyona yakını tarım sektöründe olmak üzere iki milyon çocuk işçiden söz ediliyor. Bunlardan Denizli Acıpayam'a bağlı Kuyucak köyünde tütün işçisi olarak çalışan Yusuf, “Yazsanız da tütün yasak olsa” diyor.
Çocukların yüzde 78’inin kayıt dışı çalıştırıldığı kaydedilen DİSK Genel-İş raporuna göre, geçen yıl 56 çocuk, iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdi. Yine aynı rapora göre, Türkiye’de çalışma hayatında 2 milyona yakın çocuk var.
2016 TÜİK verilerine göre çocuk işçilerin yüzde 78’i kayıt dışı. 2016’da 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı 708 bin. Bu çocukların 558 bini kayıt dışı çalıştırılırken, 150 bini sigortalı. Yani çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı.
Bir çocuk düşünün ki ailesinin geçim kaynağı olduğunu bildiği halde o ürünün yasaklanmasını istiyor. İstiyor ki; tütün ekilmesin, toplanmasın, kırılmasın, dizilmesin, tütün hiç olmasın... Başta kayıt dışılık olmak üzere özellikle tarımda çocukların çalışması olağan sayıldığı için sayıları tam olarak bilinmiyor. Ürüne, coğrafyaya, mevsime göre değişiyor. Mevsimlik işçilerin en az yüzde 30’nun çocuk olduğu öngörülüyor. Öncelikli Doğu ve Güneydoğu’dan gelen mevsimliklere şimdi Suriyeliler de katılmış durumda.
Bazı raporlara göre sayıları 2 milyon civarında... Şehirlerde çırak olarak atölyelerde, oto tamircilerinde ve yan sanayide, tarımda ise pamukta, fındıkta ve tütünde çalışıyor çocuklar... Bunlardan en yıpratıcı olanı tütün. Çünkü üretici ailelerin çocukları çalışmazsa para kazanmaları mümkün görülmüyor. Çocuklar 90 gün boyunca gecenin 1, 3 ve 5’inde kalkıyor. Eğer altı yaşından büyükse tütün topluyor, kırıyor, diziyor, altı yaşından küçükse aile bırakacak kimse olmadığı için yine yanında götürüyor çocukları... İşte bu yüzden Denizli’de Acıpayam Kuyucak köyünden Yusuf, “Yazsanız da tütün yasak olsa” diyor...
2015’te 17 yaşına kadar çalıştırılan çırak sayısı 401 bin 464 olarak açıklanıyor. SGK’nin yayımlamış olduğu verilerde bu oran çok daha yüksek. Aralık 2016 verilerine göre çırak işçi sayısı 1 milyon 170 bin.

Türkiye, Avrupa ülkeleri içerisinde çocuk yoksulluğunda en kötü ülke. Çocuk işçiliğinin artışında, çocuk yoksulluk oranının yüksek olmasının önemli bir etkisi olduğu düşünülüyor. Türkiye, AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında çocuk yoksulluk oranı en fazla olan ülke.
OECD’nin 2014’te yayımladığı yoksulluk verilerine bakıldığında 0-17 yaş arası çocuk yoksulluğunun Danimarka’da yüzde 2.7, Finlandiya’da 3.6, Almanya’da 9.8, Fransa’da 11.3 ve en yükseklerden biri olan Yunanistan’da 18.7 olduğu görülürken Türkiye’de bu oran yüzde 25.3.
Diğer yandan İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi tarafından tutulan verilere göre de iş kazası sonucu hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı ne yazık ki her yıl artıyor. 2012’de 32 çocuk, iş cinayetlerinde hayatını kaybetmişken, geçen yıl 56 çocuğun iş cinayetlerine kurban gittiği görülüyor.
Türkiye’de çocuk işçiliği verilerinin gerçeği yansıtmadığını, bu sayılar, değişen ürün yelpazesine, coğrafyaya, iklime göre farklılık gösteriyor. Ayakkabı ve tekstilde de ciddi bir çocuk emeği olduğunu anlatan Kalkınma Atölyesi’nden konuştuğumuz Ertan Karabıyık, Adana’da yaptıkları bir araştırmayı örnek göstererek, ailelerin de çocukların çalışmasını çok doğal bulduğunu, bu nedenle çocuk işçiliğinin önlenmesinin ne yazık ki zor olduğunu dile getirdi.

Çocukların özellikle üzüm, narenciye, pamuk ve tütünde çalıştıklarını ancak en yıpratıcı çalışmanın tütün olduğunun altını çizdi. Gece daha doğrusu sabaha karşı kalkan çocuk tahammülü zor bir atmosferle karşı karşıya kalıyor.