Kartal'da 'Hak ve Adalet' mitingi

Gerici eğitime, asimilasyona, ihraçlara, ticarileşmeye karşı dün Kartal Meydan'da yapılan mitinge binler katıldı

GÜNCEL
Pazartesi, 18 Eylül 2017 (8 yıl 7 ay önce)

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hazırladığı gerici-cihatçı eğitim programına ve eğitimde yaşanan kapsamlı dönüşüme karşı Alevi örgütleri ve Eğitim Sen’in çağrıcısı olduğu 'Eğitim sistemindeki asimilasyona ve gericiliğe karşı geleceğimize sahip çıkıyoruz' mitingi binlerce işçi ve emekçinin katılımıyla dün (17 Eylül) Kartal Meydanı’nda gerçekleştirildi.



 



Sendika ve meslek örgütlerinin, siyasi partiler ve devrimci demokratik kesimlerin katılarak destek verdiği miting için kitle Meydan’a, Kartal Ahmet Şimşek Koleji önünde toplanarak, kortejler oluşturup, yürüyerek girdi. Yürüyüş ve miting boyunca kitle sık sık, eğitimin gericileştirilmesini, KHK’ları, OHAL’i ve faşizmi  protesto eden sloganlar haykırdı.



 





 



Kortejlerin miting alanında Adnan Yücel’in “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” şiiriyle karşılanmasından ve alana giren tüm güçlerin selamlanmasından sonra devrim mücadelesinde ölümsüzleşenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı, kürsünün önüne faşistlerin cenazesine saldırdığı Hatun Tuğluk’un fotoğrafı yerleştirildi.



 



'Teslim olmayacağız'



 



Mitingin ilk konuşması Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan tarafından yapıldı. Aydoğan, eğitim müfredatında yapılan değişiklikleri teşhir ettiği konuşmasında şunları söyledi:



 





 




Çocuklarımızın gelecekleri yobazlara, Ensarcılara teslim ediliyor. Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmanın mücadelesini verdik. Bunun bedeli ödetilmeye çalışılıyor. Bunun bedelini ihraç edilen, tutuklanan, açığa alınan, bayram öncesi sürgün edilen arkadaşlarımız ödüyor. Bunun bedelini eğitim hakkı elinden alınan ödüyor. Bunun bedelini 193 gündür işimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz diyen Nuriye ve Semih ödüyor.



 



Bizler 12 Eylül’ün faşizmine, zindanlarına teslim olmadık, AKP faşizmine, karanlığına teslim olamayacağız. Bu daha başlangıç mücadeleye devam edeceğiz.



 



Çocuklarımız, en kıymetlilerimiz sessiz bir çığlık halinde bize bakıyor şimdi. Çocuklarımızı ailelerine, cinsiyetlerine göre ayrıştırıyorlar, ötekileştiriyorlar. Çocuk yaşta bedenlerini kapatıyorlar. En yakınları bile tacizleri unutabilir ama biz çocuklarımızın çığlıklarını unutmayacağız. MEB, 9 ay içerisinde müfredat konusunda 3 kez karar değiştirdi. 15 yıllık AKP iktidarı döneminde hiçbir çocuk aynı müfredatla mezun olmadı. 15 yıldır yarattıkları eğitim sistemiyle çocuklarımızın geleceğini karartanlar onlar değil mi? Artık yeter! Çocuklarımızın hayatı yap boz tahtası değildir. Ensarlara karşı çocuklarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.






'Yeryüzü hakkın yüzü olana kadar'



 



Aydoğan’dan sonra konuşan Alevi örgütlerini temsilen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız konuşmasında Alevi halkının sürekli saldırı altında olduğunu belirterek, “Devletlerin inançlardan, ibadethanelerden elini çekmesi gerekiyor” dedi. Devlet okullarının ilim ve bilim yuvaları olması gerektiğini belirten Yıldız Hatun Tuğluk’un cenazesinde yaşananlara değinerek, şunları belirtti:



 





 




Biz Alevi kurumları ırkçı faşist bir uygulamanın olduğunu defalarca dile getirdik. Acılarımızdan başka bir şey de Hatun anamıza yapılanlardır. Katliamcı faşist düşünceleri o çukura gömdük. Bu alandaki mitingimiz bir başlangıçtır. Bu gerici faşist eğitime karşı hep birlikte mücadelemiz devam edecektir. Laik cumhuriyet ekseninde beraber olacağız. Yeryüzü hakkın yüzü olana kadar hak mücadelemizi sürdüreceğiz.




 



Gençler kürsüden anlattı: Nasıl bir eğitim?



 



Yıldız’ın ardından sahneye Yağmur ve Onur adlı gençler çıkarak nasıl bir eğitim programı istediklerini bir bildiri ile okudu. Irkçı, şeriatçı, cihatçı, dinci ve gerici bir eğitim programına karşı çıktıklarını, eşit, kardeşçe, anadilde bir eğitim istediklerini belirten gençler şöyle konuştu:



 





 




İnancımıza, siyasi düşüncemize müdahale edilmesin istiyoruz. Bilim dışı öğretim programlarını okullarımızda istemiyoruz. Seçmeli ders dayatmasının sonlandırılmasını  mescit yerine laboratuvar, kütüphane, müzik ve resim atölyesi açılsın istiyoruz. Cemaat ve tarikatların okullarımıza girmesini istemiyoruz. İmam hatipe gitmek zorunda bırakılmak istemiyoruz. Herkese parasız eğitim istiyoruz. Daha iyi şartlarda eğitim almak için Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin daha fazla olmasını istiyoruz. Yarış atı gibi kullanılmadığımız, gelecek hayallerimizi 3 saatlik sınavlarla sınırlamayan bir eğitim istiyoruz. Öğretmenlerimizin işe iadesini istiyoruz. Laik, demokratik, bilimsel ve ana dilde eğitim müfredatta yerini alana kadar okullarımızı savunacağız. Karanlığa teslim olmayacağız.






 



Beş talep



 



Düzenleyici kurumlar adına ortak açıklamayı ise kendisini, “4. sınıfa giden bir kız çocuğunun babası” olarak tanımlayan sanatçı Orhan Alkaya okudu. Alkaya, konuşmasında beş ortak taleplerini şöyle sıraladı:



 




  1. AKP’nin yeni dediği bu müfredatı iptal etmeli

  2. Ana dilde eğitim, parasız ve laik eğitimi istiyoruz

  3. 12 Eylül yasasının yürürlükten kaldırılarak yeni demokratik ve çoğulcu bir anayasa istiyoruz.

  4. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak inanç özgürlüğünün esas alındığı bir program istiyoruz.

  5. Koçgıri, Dersim, Malatya, Sivas, Çorum Gazi… dosya ve arşivlerinin açılarak süreçlerin yeniden açılmasını talep ediyoruz.



 



Basın metninin okunmasının ardından miting deyişlerle devam etti. Gerici, ırkçı-faşist ve cinsiyetçi eğitime karşı “hayır” çığlıklarının yükseldiği miting, Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket isterim” şiiriyle sona erdi.