Soylu'nun Hatun Ana'nın mezarına saldırıdan sonra yaptığı açıklamalardaki yalanlar ifadelerle ortaya çıkıyor
Hatun Tuğluk’un cenazesine saldıran güruhun başını çekenlerden biriyle çektirdiği fotoğrafın sosyal medyaya, oradan da basına yansımasından sonra her zamanki pişkinliğiyle durumu “vatandaş” demagojisiyle savunan, üstüne bir de tepki gösterenlere “alçaksınız” diyecek kadar hoyratlaşan katil Ağar’ın karikatürü Süleyman Soylu’da yalanın sonu yok. Yaptığı o açıklamada, “Karakolda görüntüleri izledim. ‘Buraya Ermeni gömdürmeyiz, buraya Alevi gömdürmeyiz’ gibi cümleler edilmemiş” iddiasında bulunan Soylu’nun bu sözlerinin yalan olduğu önce saldırganların, şimdi de o esnada orada bulunan polislerin ifadesiyle ortaya çıktı.
Saldırı sırasında mezarlıkta bulunan polisler saldırganların “Burası Ermeni mezarlığı değil” dediklerini belirttikleri ifadelerinde şunları anlattılar:
Saat 20.20 sıraları itibarıyla defin işlemi sorunsuz olarak sona erdi. Bu sırada mezarlığın içerisine daha önceden görmediğim ve tanımadığım 3 kişi geldi. Defin işlemi yapanlara mezarlığa defin edilen kişi hakkında bilgi sordular. Defin için bekleyen arasında bulunan HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, görevden sorumlu Emniyet müdürüne, bu şahısları tanımadığını, bu şahısların problem yaratabileceklerini söyleyerek, “Biz karışmayalım, siz müdahale edin” dedi. Bu talep üzerine görevli personel sözlü ikaz ve uyarı ile şahısların mezarlık dışına çıkmalarını talep etti, onlar da bu uyarılara uyarak mezarlık dışına çıktılar. Daha sonra bu üç kişi mezarlık dışında beklerken tanımadığım başka kişiler de bu şahısların yanına geldi ve kalabalık çoğaldı. Sonrasında bu şahıslar hep birlikte, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez. Buraya neden gece gömü yapıyorsunuz. Bizim adetimizde gece gömü yok. Burası Ermeni Mezarlığı değil’ şeklinde sözlü ifadelerde bulundular.
Diğer polisin bilgi alma tutanağındaki ifadede ise konuyla ilgili “Defin işlemi bitti. Bu esnada kalabalığın içerisinden 3-4 kişilik bir grup ‘Siz burada karanlıkta ne iş yapıyorsunuz, biz Müslümanız bizim dinimizde bu saatte mezarlıkta defin olayı olmaz. Siz o zaman Müslüman değilsiniz, siz Ermeni misiniz bu saatte defin yapıyorsunuz. Cenazenizi buradan alın’ dediler” ifadeleri yer aldı.
Mezarlıktaki saldırıdan sonra gözaltına alınan yedi kişiden Cemil Özdemir, Barış Şimşek ve Murat Alp 18 Eylül’de tutuklanmıştı. Saldırganlardan Şimşek, ifadesinde, kalabalığın toplu şekilde slogan atarak, “Buraya PKK’lı gömülmez, şehidimiz var” diye bağırdıklarını, kendisinin de “PKK’lı gömülmesini istemiyorum” diye bağırdığını, bundan başka da kalabalıkta bazı cümleler söylemiş olabileceğini, ancak ne söylediğini hatırlamadığını söyledi.
Bakan Soylu ile çekilen fotoğrafı basına yansıyan saldırganlardan Alp da benzer şekilde ifade verdi. Tutuklanan Özdemir de, ifadesinde, mezarlıkta 50-60 kadar kişinin toplandığını, herkesten ayrı ayrı buraya terörist cenazesi gömülmez gibi farklı sesler, bağırmalar olduğunu belirterek, “ben de burası Türkiye Cumhuriyeti devleti mezarlığı, Ermeni mezarlığı değil, teröristler gömülemez diye bağırdım” diye ifade verdi.
Soruşturma dosyasına iki polis tarafından hazırlanan Görüntü İzleme Tutanağı da girdi. Tutanakta, kalabalık içinde Özdemir’e benzerliği ile dikkat çeken şahsın, “Sabaha kadar buradayız, sıkıntı ise sıkıntı. Burası Türk toprağı. Burası Kürt toprağı değil. Ermeni toprağı değil burası. Leyla Zana’nın anasının toprağı değil burası, gitsin istemiyoruz” şeklinde söylemlerde bulunduğu belirtildi.