10 Ekim, 5. duruşma -II

18:59 Duruşma 22-23 Kasım 2017'ye ertelendi.

GÜNCEL
Salı, 26 Eylül 2017 (8 yıl 6 ay önce)

18:59



Müştekiler ve suçtan zarar görenlerin davaya kabulüne;



Bilirkişi raporlarının dönüşünün beklenmesine;



Yunus Durmaz'ın ölümü olayı ile ilgili olarak Gaziantep mahkemesine yazılan müzekkerenin tenkidine;



Kamu görevlilerin dinlenmesinin reddine;



Gaziantep adliyesine yazılan yazıların cevabının beklenmesine karar verildi!





Valilik, Emniyet ve ilgili bakanlıklardan mahkemeye çağırılması istenen hiçbir kamu görevlisi yine çağırılmayacak.



Telefon hatlarının kayıtları temin edilecek.





IŞİD terör örgütü ile alakalı olduklarından şüphelenen derneklerle ilgili Gaziantep Mahkemesi'ne müzekkere yazılacak.



 



Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.



Duruşma 22-23 Kasım 2017'ye ertelendi.



 



17:26



Savcı sanıkların tahliye taleplerinin yanı sıra müşteki avukatların talebi olan sorumlu kamu görevlilerinin dinlenmesi talebinin de reddedilmesini istedi. Duruşmaya saat 18:30 kadar ara verildi. 



 



16.26



Av. Tugay Bek'ten sonra söz alan Av. Kazım Bayraktar, "İnsanlık ölülere, cenazelere saygıyı hep korumaya çalıştı. Günümüzde ölmüş insanlara hakaret ediliyor. Nefret suçu işleniyor. Cenazelere "leş" denemez. Canlı bombaların cenazeleri de dahil. Bu nedenle suç duyurusunda bulunuyoruz" dedi



 



16.22



Av. Tugay Bek, aradan önce şahsına yapılan hakaret konusunda beyanda bulunuyor. Sanıkların müşteki avukatlarını ve aileleri tehdit ettiğini ve suçladığını vurgulayarak mahkeme heyetinin avukatları ve müştekileri korumakla görevli olduğunu hatırlatıyor.



 



Av. Bek, sanıkların ayrıca topluma hakaret ederek nefret suçu işlediklerini vurguluyor.



 



16.16



Katil sanık Baraç, evinden IŞİD bayrağının çıkması konusunda ise "Bayrağın IŞİD öncesinde de kullanılan bir bayrak olduğunu" söyleyerek iddianamadeki mektubun da kendisine ait olmadığını, suçlandığı kod isminin de mektupta yer almadığını iddia etti. Sanık Baraç, hiçbir IŞİD davasında Yunus Durmaz ile bağlantısı bulunmadığını iddia ediyor. Sağlığının bozulduğu, cezaevinde kalmaya uygun olmadığı gerekçesiyle tahliyesini talep eden katil, adli kontrol şartıyla da serbest bırakılacak olsa kontrol kurallarına uyacağı sözünü vererek tahliyesini talep etti. 



 



Sanık Abdülhamit Boz, isim benzerliği nedeniyle tutuklu olduğunu iddia etti.



 



Sanık Resul Demir, kendisine yöneltilen suçlar ve raporlarla ilgili hiçbir savunma yapmadan suçsuz olduğunu iddia ediyor.



 



Sanık Esin Altıntuğ, hakkındaki suçlamayı reddetti, sadece Resul Demir'in eşiyle görüştüğünü kabul etti. Devamında eşinin suçlu olduğunu kabul eden bir ifade kullandı.



 



Sanık Hatice Akaltun ise Esin Altıntuğ'un ifadelerini kabul etmediğini ve doğru söylemediğini belirtti.



 



14:48



Katil Mehmedin Baraç'ın konuşması salonda bulunan müştekileri gerdi. Salonda itirazlar yükseldi. Hayatını kaybedenlere 'leş' denmesine müştekiler su şişelerini fırlatarak tepki gösterdi. Avukat Kazım Bayraktar, katil sanığın ölümsüzlere 'leş' diyemeyeceğini yeniden belirtti. Katiller sözle karşılık vermeye devam edince tansiyon yükseldi. Hakim salonu boşaltarak ara verdi. 



 



14:41



Talha Güneş: “İki tanık polisin hazırladığı ifadelere imza atmış. İki tanık da işkence altında ifade vermişler. Avukatların söylediği yalanlar, delil olarak kullandıkları fotoğraflar kendilerinin acizliğini gösteriyor. Mesleklerine saygılı olsalar bunları bize söylemekten utanırlar. Avukat Tugay Bek, terör örgütü PKK'nin uzantısı olan HDP ile bağlantılıdır. Kişi başkasının kirliliğinden bahsederken kendi ellerinin temiz olup olmadığına bakması lazım.”



 



Talha Güneş'in ifadeleri sırasında salonda tepkiler arttı. Bunun üzerine heyet başkanı salondakileri susturmaya çalışıyor. Sanıklar hakaretle karşılık veriyor. Sanık Mehmedin Baraç, avukatları fiziken ve söylemleriyle tehdit ediyor.



 



Yakup Karaoğlu: “Ülkeler kılıçla fethedilir. Ama adaletle ayakta kalır.” Bunu ben söylemiyorum. Bunu Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. İftiralarla kişi mağdur edilemez. İsnat edilen suç delillerle somutlanmalıdır. Hakim bey, buradaki insanlar kendi ideolojileri doğrultusunda sizi yönlendirmeye çalışıyorlar.”



 



Yakup Karaoğlu: “Kişisel husumetle insanlar yargılanamaz. Türkiye gizli tanık kaynıyor. İftiralarla yargılanıyoruz. Bu ülkede 70 yıldır PKK, DHKP-C gibi terör örgütleri, IŞİD gibi cani örgütleri tanınıyor. 40 yıldır bebek katilleri İmralı'da yatıyor. Evet, ben şeriat istiyorum. Bunun için suçluysam cezamı çekerim. Ben terörist değilim.”



 



Salon bu hakaret içeren savunmaya tepki gösteriyor. Yakup Karaoğlu'nun salondakilere ithafen "Sen çok istiyorsan Çin'e git ya da Kuzey Kore'ye git, komünist değil misin" demesi üzerine salon heyetten uyarı talep ediyor.



 



Yakup Karaoğlu, "HDP'li vekilin annesinin cenazesinde bulunan kişi burada gelip avukatlık yapabiliyor. Ama benim hiçbir şeyle alakam yok, hala tutukluyum. Ben esnafım. Bir sürü insanla iletişimde olmam gayet normaldir" dedi.



 



Mehmedin Baraç: “Ben hiçbir şekilde milletine ihanet etmeyen biriyim. Bingöl'de de milliyetçi olduğum için PKK'liler tarafından sevilmezdim. Müşteki avukatlarının maddi gerçeğe ulaşmak istediklerini düşünmüyorum. Buradakiler bizi dinlemek zorundadır. Biz saygılı bir şekilde dinledik. Suriye üzerinden PKK ve PYD'nin arasında anlaşmalar var. Kimse PYD ile IŞİD arasındaki anlaşmaları buraya yazmıyor. Birileri sanık koltuğuna devleti oturtmaya çalışıyor. IŞİD'in, PKK'nin, PYD'nin ortak organizasyonuyla bu insanlar öldürüldü."



 



Salon tepki gösteriyor. Mahkeme heyeti engel olamıyor. Heyet başkanı sanığa, "Mahkemeyi provoke etmekten vazgeç. Savunmanı yap" diyor.



 



Avukat Kazım Bayraktar, "Bu ülkede hiç kimsenin cenazeye leş deme hakkı yoktur" diye müdahale etti.



 



Baraç'ın, "bütün terör örgütlerinin ölüsü leştir" diyerek Av. Kazım Bayraktar'a cevap vermesi üzerine arbede çıktı. 



 



14:25



Duruşma katillerin küstah, saldırgan beyanlarıyla sürüyor. En son Yakup Şahin, “Burada İslam yargılanıyor” deyince aileler tepki gösterdi. Ondan önce de Talha Güneş isimli katil, 10 Ekim Avukatlar komisyonu’na dönük saldırgan ifadeler kullandı. Komisyonun delil olarak kullandığı fotoğrafların acizlik göstergesi olduğunu iddia eden Güneş, “Mesleklerine salgılı olsa bunlar bize söylemekten utanırlar. Avukat Tugay Bek terör örgütü PKK’nin uzantısı olan HDP ile bağlantılıdır. Kişi başkasının kirliliğinden bahsederken ellerinin temiz olup olmadığına bakması lazım” diyecek kadar ileri gitti.



 



Güneş’in ifadelerine salonda aileler ve yakınları tepki gösterdi, heyet yatıştırmaya çalıştı. Katiller hakaretlere devam etti, Mehmedin Baraç denilen katil, avukatları alenen tehdit etti. 



 



14:00



Aradan sonra duruşmaya devam ediliyor. Sanık sıfatlı katiller konuşuyor. Hemen hepsi tahliyelerini ya da beraatlerini istiyor. Olmazsa bu dosyadan ayrılmalarını, mesela epey tölerans gördükleri Antep dosyasına bağlanmalarını istiyor. Müşteki avukatları katillerin hangi zeminde yargılanması gerektiğine dari yeni bir eksen koyarken, katiller ve avukatları da ısrarla bunları talep ediyor. 



 



12:15



Av. Ahmet Özdel sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesine ilişkin beyan ve taleplerinde dijital verilerin incelenmesinin bile katillerin nasıl bir organizasyon ve ilişkiler sistemi kurduklarının anlaşılmasına yetebileceğini örneklerle anlatarak tutukluluk hallerinin devamını talep etti.   



 



Katillerin avukatlarından bir kadın avukat katliamdan “olay” diye bahsedince aileler tepki gösterdi. Avukat bu tepiyi bahane ederek can güvenliklerinin olmadığını belirterek, güvenlik önlemlerinin arttırılmasını istedi. Bu kısa gerilimden sonra katillerin tahliyesinin talep edilmesi gerekçelerle sıralandı. Hepsi birbirinin tanıdığıymış, fotoğraflarının olması doğalmış, Suriye’ye geçmeleri-fotoğraf çektirmeleri de öyleymiş vs. vs.



 



Duruşmaya saat 13:30’da devam etmek üzere ara verildi. 



 



***



 



10 Ekim Katliamı davasının 5’inci grup duruşmasının bugün görülen ikinci oturumu IŞİD’li katillerin avukat komisyonuna dönük tehditlerine sahne oldu.



 



Saat 10:15’te yoklamayla başlayan duruşma daha sonra avukat beyanlarıyla devam etti. Av. Senem Doğanoğlu yaptığı beyanlarda IŞİD’in herhangi bir terör örgütü kategorisinde ele alınamayacağını, BM’nin raporunda da bunun vurgulandığını, onun insanlığa karşı suç-savaş suçları işleyen bir canavarlıkla hareket ettiğini, salonda bulunanların da böyle bir organizasyonun parçası olduklarını belirterek, onların da insanlığa karşı suçtan yargılanması talebinde bulundu.



 



Bu arada katillerden Mehmedin Baraç 10 Ekim Avukat Komisyonu’ndaki avukatları tehdit etti. Katillerin avukatlara sessiz bir şekilde tehdit savurmaları üzerine kısa süreli gerilim yaşandı. Müşteki avukatları sanıkların tehdit ettiklerinin kayda geçmesini talep ettiler.



 





 



Avukatlardan Ahmet Özdel sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesine ilişkin beyan ve taleplerini sundu.



 



Arkasından sanık avukatları konuşmaya başladı. Onlar da tahliye taleplerini gerekçelendirmeye çalışıyorlar!