Ağbal: Bazı fabrika satışlarına başlıyoruz

Maliye Bakanı Naci Ağbal vergiler yetmez dedi, yeni bir özelleştirme dalgasının düğmesine basacaklarını açıkladı

GÜNCEL
Perşembe, 28 Eylül 2017 (8 yıl 6 ay önce)

Dün açıklanan Orta Vadeli Program’ın tercümesi neoliberal sömürü-yağma ve talan politikalarının vahşi bir saldırganlıkla mantıki sonuçlarına kadar götürülmesini içeriyordu. On yıllardır uygulanan ve AKP’li yıllarda zirvesini yapan bu politikalar, şimdiki kriz ve savaş iklimi içinde en uç biçimleriyle hayata geçirilmek isteniyor.



 



Açıklanan programın pratik tercümesiyse, dolaylı-dolaysız vergilerin arttırılması, emekçiler yararına olabilecek tüm kamu harcamalarının ortadan kaldırılması (zaten var mıydı ki denilebilir?), elde avuçta ne kadar devlet işletmesi, arazisi, binası kalmışsa hepsinin satışa çıkarılması dolayısıyla işçi sınıfı ve emekçilerin  yeni bir yoksullaşma, işsizleşme dalgasıyla kasılıp kavrulacağıdır.



 



Bölgesel kirli hesapların, bu hesapların doğası gereği diri tutulan savaş tamtamlarının, daha fazla silah ve militaristleşmenin o doymak bilmez iştahının bunlarla da köreltilemeyeceği açık... Bu politikalar ve sistemin krizi, bize barbarlık, kölelik, açlık, işsizlik ve her türlü kötülüğün daha fazlasını dayatıyor.



 



Maliye Bakanı Ağbal dünkü vergi ve zam müjdelerinden sonra bugün de bu gerçeği deşifre eden konuşmalarıyla gündemde. İstanbul Finans Zirvesi’ne katılan Ağbal, silah alımı ve savunma harcamalarına bütçe oluşturmak için tüm vergilerde yüksek oranlarda artışa gitmenin yanısıra, elde kalan kamuya ait fabrikaların ve diğer taşınmazların da satılacağını açıkladı.



 



Ağbal, dün açıklanan  Orta Vadeli Program’ın “gelir artırıcı tedbirler” olduğunu belirterek, 2018-2020 döneminde yüzde 5.5 büyüme, yüzde 1.9 bütçe açığı hedeflendiğini hatırlattıktan sonra, bunun sadece vergilerin arttırılmasıyla sağlanamayacağını, elde kalmış tüm kamu işletme ve arazilerinin de satışa çıkarılacağını söyledi:



 




Bazı fabrika satışlarına başlıyoruz. Özelleştirme İdaresi daha fazla varlık satışına gidecek. Bununla bütçemize gelir kaydedeceğiz. Bir takım kurumların ellerinde, atıl vaziyette nakitler var. Bu nakitleri bütçeye aktarıyoruz. Bunun bütçenin ihtiyaçlarında kullanılmasını sağlıyoruz. Kamunun elinde birçok yerde taşınmazı var. Buralarda da çok ciddi anlamda kamu gelir potansiyeli var. Kamu lojmanları, turizm tesisleri, kamuya ait diğer taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını öngören düzenlemeleri meclise getiriyoruz. Bu yolla da bütçeye ciddi anlamda gelir üretiyoruz.




 



Hedefleri bakımından son 15 yıla bakıldığında gerçekçi bir bütçe oluşturulduğunu savunan Ağbal “İstiyoruz ki önümüzdeki 3 yıllık sürede Türkiye ekonomisi 3 milyon 200 bin insana iş üretecek” demeyi de ihmal etmedi. Sanki bütün dertleri işsizliğe çare bulmakmış, sanki savaş, yağma ve talan politikaları onlara çok yabancıymış gibi!..