Grev yaşanan fabrikalarda kağıt/tabela üzerindeki isim değişikliği ile grev kırıcıların çalıştırılmasına yasal dayanak yapıldığı çokça görülür. Fakat Evrensel gazetesinde, Akyıl grevi ile ilgili dün çıkan bir haber Akyıl patronunun bu uygulamayı grevci işçileri tazminatsız olarak işten atmaya dönüştürdüğünü bildiriyor.
Akyıl işçileri daha sendika yetki almadan verilmeyen ücret ve fazla mesaileri için fiili greve gitmişlerdi. Jandarma, belediye başkanları, imamlar vs.'den gelen tüm geri çekme çaba ve saldırılarına ve sendikaya rağmen işçiler grevlerini kazanımla sonuçlandırmışlardı.
Bunun üzerine Akyıl patronu grev meydanında yenemediği örgütlenmeyi Osmanlı oyunlarıyla saf dışı bırakma çabalarına girişti.
İşçilerin mücadelesiyle yetki alıp gelen ve patronu toplu sözleşmeye çağıran sendika tanınmadı. Patron toplu sözleşme masasına oturmadığı gibi fabrikanın ismini de Onur Halı Tekstil Ürünleri AŞ olarak değiştirdi. Akyıl işçileri artık kağıt üzerinde Onur Halı'da çalışıyordu ve tabii bu "yeni" işyerinde sendika yoktu.
Akyıl işçileri ise patron toplu sözleşme masasına oturmayınca yasal prosedürü takip ederek önce uzlaşmazlık tuttular sonra da greve çıktılar.
Geçtiğimiz günlerde tek tek işçilerin evlerine gönderilen Onur Halı Tekstil Ürünleri AŞ imzalı yazıda ise işçilerin "devamsızlık yaptıkları" gerekçesiyle iş akitlerinin fesh edildiği yazıyordu:
01 Eylül 2006 tarihinden bu yana işyerimizde çalışmakta iken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21/II/6 maddesi gereğince iş akdiniz tek taraflı olarak feshedilmiştir.TEKSİF Diyarbakır İrtibat Büro Sorumlusu Aziz Bürçün, Onur AŞ’ye geçişlerin toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde olduğunu ve bunun suç olduğunu söyledi. “Fabrikada sendikalı işçi kalmadı” görüntüsü yaratmak için patronların böyle bir yönteme başvurduğunu kaydeden Bürçün, aynı fabrikada isim değişikliği yapıldığını söyledi. Bürçün sözlerini şöyle sürdürdü:
Yasal grevimize de iki kez itiraz ettiler ancak bu kabul edilmedi mahkeme tarafından. Ve yasal olarak grevde olan işçilerin de devamsızlıktan iş akitlerinin feshedilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. İşçilere psikolojik baskı yapmak, aileleri tedirgin etmek için böyle bir yol seçtiler.Akyıl işçileri grevlerini kararlıca sürdürmeye devam ediyorlar.