8 Ekim'de İsmail Kızılçay yoldaşın köyündeki mezarı başında olacağız
Sınıf mücadelesi tarihinde önemli bir dönemeci ifade eden 10 Ekim Katliamı’nın ikinci yıldönümündeyiz. Türkiye tarihinin bu en büyük katliamında yüreği ve bilinci halkların kardeşliğine, sınırların-sınıfların olmadığı bir dünya özlemine açılan 102 işçi ve emekçiyi yitirdik. Her biri “çocuğun gördüğü düştür barış” dizesindeki kadar samimi bir kardeşlik düşü görüyordu.
Ömrünün gençlik yıllarında yüreği komünist ideallerle buluşmuş ve ruhu insanlık bahçesi kadar hudutsuz olmuş İsmail Kızılçay yoldaş da bu katliamda ölümsüzleşti.
Daha gençlik yıllarında mesleği olan askerlikten kurtulmanın yollarını bularak safını belirlemiş bir emekçi, bir komünistti İsmail yoldaş… Yüreği sınıfsal duruşundan taviz vermeyen bir hümanizmle buluşmuş dev bir haklar bahçesi gibiydi. 10 Ekim 2015’te iki halkın kanlarını birbirine karıştıran o büyük katliam alanına da bu renkleri taşıyarak gelmişti.
Son sözünün “sınırların olmadığı bir dünya özlemi” olacağını bileceğimiz kadar hudutsuzca bakıyordu dünyaya…
8 Ekim Pazar günü Ankara’nın samimi devrimcilerinin ve yoldaşlarının abisi olan İsmail Kızılçay yoldaşın mezarının bulunduğu köyüne gidiyoruz. 10 Ekim katliamından sonra umudun, gelecek düşlerimizin kırılmadığını, onları onun özlemini duyduğu dünyanın harcı yapmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak için…
Tüm işçi ve emekçileri, İsmail abinin samimi gülüşünden umut devşirmeye devam eden tüm duyarlı kesimleri, dostları anmamıza katılmaya davet ediyoruz.