Asıl biz sizi kovacağız!

GÜNCEL
Pazar, 24 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Liselerimizde yaşanan ve ardı arkası kesilmeyen çürüme tablosunun karşısında, okulların açık olduğu 6 aylık dönemde 2 bin 990 olay meydana geldiğini bildiren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bu duruma getirdikleri çözüm önerisini şöyle açıklıyor:

Ne yapacağız, bunları polise mi teslim edeceğiz?... Eğitimden kopmaması için, okuldan atmak gibi bir yolu tercih etmiyoruz. Örneğin bütün çabalara rağmen lisede zapturapt altına alınamayan bir öğrencinin, açık öğretim lisesine kaydını yaptırıyoruz… Olumsuz davranışlarıyla okul ortamında sıkıntılar yaratan öğrenciyi örgün eğitimden alıp, yaygın eğitime kaydırmak gibi bir önlemi, en son getireceğiz.
Peki biz soruyoruz: Bir öğrencinin eğitimi hakkında kararı, bizlerden bağımsız bu kadar kolay nasıl verebiliyorsunuz? Bizi olayların sonuçlarıyla birlikte, öncelikle nedenleri ilgilendirir. Bu tablo kimin eseri? Biz liselilerin mi, yoksa bizi intihara, şiddete, fuhuşa, uyuşturucuya, mafyaya iten sistemin mi?

Sosyal-kültürel ihtiyaçlarımız hiçbirinizin umurunda değil. Sizin sosyallikten anladığınız da yarış atı gibi o sınavdan diğerine koşulmamız, rekabet içinde bencilleşmemiz. Reklamlardan, dizilere, basına, okullarda verilen eğitime kadar her şeyimiz evet zapturapt altında. Daha neyimiz kaldı zapturapt altına alacağınız?

Geleceğimiz karanlık. İşsizlik korkusu çığ gibi büyüyor içimizde. Bizi bu duruma iten sistemin, suçu üzerimize yıkıp bizi tecrit etmesine izin vermeyeceğiz. Böyle bir çözüm geleceğimize umutla bakmamızı sağlamayacağı gibi insanca bir yaşam da sunamaz. Geçici çözümler kapitalizme özgüdür. Fuhuşun, uyuşturucunun sizin elinizle büyütüldüğünü, her türlü kirli olayın içinde adlarınızın geçtiğini tekrar hatırlatalım.

İşsizlik, geleceksizlik, eğitim sisteminin paralı hale getirilmesiyle,… ailelerimizi ve bizi ruhsal bunalımlara sürükleyen, kısa yoldan para kazanma düşüncesine iten bu sistemin eseridir. Çözüm diye sunduğunuz tecride karşılık bizler;
Artık bir arkadaşımızın daha bir çete başı tarafından öldürülmesini istemiyoruz.
Arkadaşlarımızın haraç vermedikleri için bıçaklanmasını istemiyoruz.
Kız arkadaşlarımızın kendi bedenlerini pazarlamalarını istemiyoruz.
Okul kapısında faşist çetelerle işbirliği yapan polisleri istemiyoruz.
Her anımızı gözetleyen, okullarımızı kışlalara çeviren kameraları ve demirleri istemiyoruz.
Kendimizi özgürce ifade edebileceğimiz onurlu yaşam alanları istiyoruz.
Ve tüm bunların olabilmesi için de ilk elde eğitim sisteminin ücretsiz hale getirilmesini, öğretmenleri tacir, öğrencileri müşteri gören anlayışa son verilmesini, ailelerimizi çöküntüye uğratan sefalet ücretinin yerine insanca yaşanacak bir ücret uygulamasının başlatılmasını istiyoruz.

Kendi yaşamlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için tüm liseli arkadaşlarımızı uyuşturucuya, çeteleşmeye, fuhuşa, yozlaşmaya karşı bir araya gelmeye çağırıyoruz. Kuşatmayı yarmak için Öğrenci Sendikası’nda birleşmeye çağırıyoruz. Öfkemizi birbirimize değil hak edene yöneltmeye çağırıyoruz.

Öğrenci Birliği