Bebek "çiftlikleri"

GÜNCEL
Pazar, 24 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Yanda gördüğünüz fotoğraf, Romanyalı bebeği çalan İngiliz annenin bebekle çektirdiği ilk fotoğraftır. Ve araştırmalar gösteriyor ki sayısız başka bebek de ısmarlanmak üzere mafya tarafından işletilen “çiftliklerde” yetiştirilmektedir.

Bebek fabrikası vahşi bir verimlilikle çalışır. Bir sipariş geldiğinde, çocuk “üretecek” bir kadın seçilir. “Üretim hattına” katılmak içinse yalnızca güzel kızlar seçilir.

Fabrikanın sahipleri çok iyi bilir ki müşteriler melek görünüşlü bebekler için daha fazla para ödemektektedir. Özellikle mavi gözlü olanlar gözdedir.

Kadın, mafya gansterleri tarafından hamile bırakılır ve sonraki 9 ay boyunca beslenir, giydirilir, barındırılır.

Çok soru sorulduğu durumlarda kadına hastanede bile doğum yaptırılmaz. Bunun yerine fabrikada bu iş için düzenlenen özel odalar bulunur.

“Dağıtımın” güvencesini sağlamak için, yetiştirilmiş ebeler her an görev başındadır. İşin ucunda çok para vardır, 20 bin pounda kadar çıkabilmektedir.

Senaryo, Hitler Almanyasında çizilmiş gibidir. Ancak gerçekte bu, bugünün yükselen endüstrisidir.

Bir araştırma göstermektedir ki Atina’da kurulan benzer bir fabrika Arnavut ve Rus mafyaları tarafından işletilmekte ve çocuk sahibi olamayan Batılı zengin kadınlara hizmet vermektedir.

Bu kadınlar İngiltere ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinden geldiği gibi Amerika’dan da gelebilmekte ve yüklü bir para karşılığı istediği çocuğu alıp evine gitmektedir.

Atina’daki fabrika satış patlaması yaşamaktadır. Buradaki “üretim hattı” için seçilen kızların çoğunluğunu Bulgar ve Romanyalı çingene kökenli kızlar oluşturmaktadır.

Gelecek ay Romanya ve Bulgaristan’ın Avrupa Birliği’ne katılacak oluşu ise ciddi korkulara sebep olmaktadır. Kapıların açılmasıyla beraber benzer fabrikaların Avrupa’nın başka yerlerinde de kurulması olasılığı korku vericidir.

Geçen hafta Romanyalı bir kızın bebeğini çaldığı iddiasıyla manşetlere çıkartılan 41 yaşındaki İngiliz Marie Golby acaba bunun gibi bir çeteyle işbirliği yapmış olabilir mi? Romanyalı Sophia Percula polise verdiği ifadesinde, ay başında 6 aylık bebeğini 14 bin Euro'ya satmak için Yunanistan’a gittiğini söyledi.

Sophia Percula ifadesinde ayrıca, geçen hafta Çarşamba günü Golby ile Atina’da bir süpermarkette buluşmak üzere sözleştiklerini ancak Golby’nin bebekle beraber kaçtığını söyledi. Golby ise 6 aylık bebeği kaçırdığını reddetti ancak onu aldığını itiraf etti.

Sophia’nın kayınpederi Nikolai Percula, Sophia’yı ay başında sınırötesine Yunanistan’a götürdüğünü söyledi.

Rasputin benzeri görüntüsüyle mahkemede tehditkar tavırlar sergileyen Nikolai’nin bebek fabrikalarındaki çetelerle bir bağlantısı olabilir mi?

Sophia kesinlikle bebek fabrikalarındaki kalıba uymaktadır: Genç, güzel, sağlıklı ve yoksul… Gansterler için mükemmel bir kurban.

Polis şu aşamada bu olayın “bağımsız” bir operasyon olduğundan şüpheleniyor.

Yunan yetkililer, bebek satış çetelerinin git gide arttığını itiraf ediyor. Yunan polisi güvenlik departmanı müdürü Lieutenant Colonel Antonia Andreakou “Bu gittikçe yükselen bir sorun. Bu sorunun büyüklüğünü idrak edebilmek mümkün değil” diyor.

Andreakou’nun söylediğine göre yılın ilk altı ayında Bulgarlar tarafından gerçekleştirilen bebek satışı 9 kez açığa çıkarıldı ve 33 şüpheli (24 Bulgar, 7 Yunan ve 2 Arnavut, bunlardan bazıları avukatlar ve doktorlar) yakalandı.

“Bu bir dizi olayın sadece bir parçası. Paranın el değiştirdiğini kanıtlamalıyız, ki bu da çok zor oluyor” diyor Andreakou.

Geçen ay 5 Arnavut, bebek satışı işi üzerinde (8 Romanyalı bebek satılmaktaydı) Yunanistan-Arnavurluk sınırında yakalandı. Çeteler genç ve güzel kadınları birçok yoldan kandırabiliyor. Söylenene göre bunlardan biri kadınlara sahte pasaport vaadetmek.

Bir keresinde bu yapıldığı zaman kadına çok yüklü bir fatura kesilmiş ve bu faturanın da ancak kadın kendileri için doğum yaptığı ve bebeği verdiği durumda silineceği söylenmiş.

Polis, “Bu kızların şikayet etmek dışında yapabilecekleri hiçbir şey yok. Biz de onların üzülmesini istemiyoruz” diyor.

Bu kadınların çete üyeleri tarafından hamile bırakıldığı iddia ediliyor.

Kurban toplamanın bir diğer yolu ise uyuşturucu bağımlısı kadınlar. Bu kadınlara bebekleri karşısında para öneriliyor.

Kadının hamileliği sırasında kendisine iyi bakılıyor. Bu tabii ki kadın için değil, satılacak bebeğin sağlıklı doğması için.

Doğum genellikle fabrikanın özel koğuşlarında gerçekleştiriliyor. Buralarda özel eğitimli doktor ve ebeler “ürünün” elde edilmesinde görev yapıyor.

Bir miktar para karşılığı çocuğu başka bir çifte verilmeden önce kadın 40 gün kadar bebeğiyle ilgilenebiliyor. Çete içerisinde görev yapan doktor ve ebeler, bebeğin üvey annenin çocuğu olduğuna kefil olacak belgeleri temin etmek gibi görevleri de var.

Bu kirli bir iş. Böyle bir rüşvetçiliğin, gizemin ve tehtidin arasında bebek Batılı zengin anne tarafından tüm bu sefillikten habersiz bir şekilde yetiştiriliyor. Peki ya bebeğin gerçek annesi?

Polis şöyle diyor, “Kadın bir kere hizmetini yerine getirdiyse ölü olması yaşamasından iyidir. Çete onu fahişeliğe zorlar.” Bebek fabrikalarının HQ’sunun yeri net olarak bilinmemekle beraber Atina’nın kırmızı ışık bölgesi içerisinde bulunduğu düşünülüyor.

Bu bölgenin genelev olarak kullanılan pis otellerinden birinde, genç kocasını Romanya’da bırakan Sophia’nın geçen haftalarda kalmış olduğu sanılıyor.

Bu, Avrupa ve Amerika’nın zengin semtlerine oldukça uzak olan bir yer. O halde bu orta sınıf kadınlar nasıl Arnavut ve Rus çetelerle bağlantıya geçiyor?

“İnsan trafiği” konusunda uzmanlaşmış bir avukat olan Spiras Koludas şöyle diyor: “Onlar gitmiyor; çeteler zengin kadınları buluyor. Zengin, umutsuz ve çocuğu olmayan kadınlar çeteler tarafından tespit ediliyor ve bağlantıya geçiliyor”

Örneğin bir hastanede IVF tedavisini geçemeyen bir kadın olduğu içeriden görevliler tarafından mafyaya bildiriliyor. Ayrıca, evlat edinme ajansları içerisinde de mayfayı bilgilendiren çalışanlar olduğu düşünülüyor.

Hala Warwickshire’dan Golby’nin nasıl Sophia Percula ile bağlantıya geçtiği net olarak bilinmiyor. Ancak Golby’nin çocuk sahibi olma konusunda umutlarını yitirmiş ve saplantılı bir duruma gelmiş olduğu kesin.

Golby 17 yaşında yumurtalıklarını aldırmak zorunda kaldığı bir ameliyat geçirmiş ve kendisine hiçbir zaman çocuk doğuramayacağı söylenmiş.

3 kez evlenmiş ve her seferinde gerçek aşkı ve mutlu bir aileyi ararken arkasında eski eşler ve sevgililer bırakmış.

Birinci kocası 1980′lerin sonunda Oxford’daki Amerikan Hava Kuvvetleri’nde çalışan Kevin Kawalkowski. Golby ona evlendiklerinin üçüncü haftasında hamile olduğunu ve bundan 3 ay sonra da bebeğini düşürdüğünü söylemiş. Oysa testler gösteriyor ki Golby hiçbir zaman hamile kalmamış.

Bundan kısa bir süre sonra ilk evliliği sonlanmış. Kısa bir ikinci evliliğin ise Golby Amerika’dan dönmeden önce 90′ların başında gerçekleştiği düşünülüyor.

Üçüncü kocası Michael Leonard ile 2002′de evlenmiş. IVF tedavisi ile hamile kalmak istemiş ancak olmamış ve evliliği bozulmuş.

Geçen yıl Golby Yunan adalarından Kefalonya’ya tatile gitmiş ve burada 24 yaşındaki restorant sahibi Giorges Manentis ile aşk yaşamış ve kalmaya karar vermiş.

Ancak çift birlikte yaşayamamış. Golby çalıştığı Veto barın yakınlarındaki Skala kasabasında bir ev kurmuş, Manentis ise bundan birkaç mil ötedeki Agia Irini köyünde yaşamını sürdürmüş.

Sonrasında görünen o ki Golby yeniden sahte bir hamilelik uydurmuş. Manentis’in söylediğine göre iki ay önce İngiltere’ye geri dönen Golby kendisini arayarak bir bebekleri olacağını ve Yunanistan’a bebekleriyle beraber döneceğini söylemiş.

Geçen hafta Çarşamba günü Golby, Sophia Percula ile buluştu. Polise verdiği ifadesinde anne ile buluşmayı önceden ayarlamadığını, caddede dilencilik yaparken onunla karşılaştığını iddia etti.

Golby’nin avukatı Christopher Kaparounakis’in söylediğine göre, Golby kızın durumu için üzülerek ona yiyecek ve para vermiş. Daha sonra kız ortadan kaybolmuş ve bebek Golby’de kalmış. Golby de polise gitmek yerine bebeği alıp Kefalonya’ya gitmiş.

Burada bebeği gören Manentis’in ilk düşüncesi, bebeğin birkaç haftalık bir bebeğe göre “biraz” büyük göründüğü olmuş. “Bebek çok güzel görünüyordu ama ilk gördüğüm anda bebeğin benden olmadığından şüphelendim ve onu büyütmeyi reddettim. Marie, bir bebeği ve bir ailesi olacağı için çok heyecanlıydı ama benim böyle bir sorumluluğu almak için henüz çok genç olduğumu anlamak istemedi.”

Manentis çocuğu kabul etmeyince Golby ile ilişkileri bitmiş. Golby bunun üzerine Kefalonya’da bir hastaneye giderek bebeği evlatlık vermek istediğini çünkü bu durumda kendisi için onu büyütmenin bir anlamı olmadığını söylemiş.

Çocuğun annesi olduğunu kanıtlayacak herhangi bir belgesi olmadığı için doktorlar polisi çağırmışlar ve kadın burada yakalanmış.

Daha sonra Golby Atina’ya götürülerek “bir çocuğu kaçırarak illegal evlatlık alma ve muhtemel satışı suçunda doğrudan yer alma” suçlamasıyla ve 10 yıla kadar hapis istemiyle mahkemeye çıkarıldı. Sophia ve kayınpederi de işin bir parçası oldukları gerekçesiyle yakandılar.

Bebek ise Atina’da bir hastanede bakım altında tutuluyor ve muhtemelen evlatlık alınması üzerine işlemler başlayacak.

Golby’nin gözetim hali, duruşmaların başlayacağı zamana kadar (1 yıl kadar olduğu tahmin ediliyor) sürecek. Çarşamba günü Golby, Yunanistan dışına çıkmama koşuluyla serbest bırakıldı. Perşembe günü ise muhtemelen erkek arkadaşıyla ilişkiyi düzeltmek üzere Kefalonya’ya doğru harekete geçti. Belki bir şansı olabilir.

Marie Golby’nin hikayesinde mutlu son olmadı. Ve zengin kadınlar kapılar ardında bebek satın almak üzere Atina’ya geldikleri sürece de “Bebek Fabrikası”ndaki “üretim hattına” itilen genç kadınlar artacak.

NATALIE CLARKE
22 Aralık 2006
Daily Mail
Çeviri: Alınteri