Şırnak'taki ölüm ocağı kaçakmış!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Şırnak'ta yedi işçinin can verdiği ocağın kaçak olduğunu açıkladı!

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 18 Ekim 2017 (8 yıl 6 ay önce)

Şırnak’ın denetimsiz-ruhsatsız kömür ocaklarından dün de ölüm haberleri geldi. Daha önce de iş cinayetlerinin yaşandığı bu ölüm kuyularında meydana gelen göçük bu sefer de yedi işçinin canını aldı, biri de yaralandı. Göçük altında başka işçilerin cenazelerinin olabileceği de düşünülüyor. Keza bu cehennemde kaç işçinin çalıştığı bile tam olarak bilinmiyor.



 



Bölge halkı kayıt dışı çalışmanın, taşeronun, denetimsizlik ve her türlü güvencesizliğin hüküm sürdüğü bu ocaklarda çalışmaya adeta mahkum… İşsizliğin, yokluk ve yoksulluğun hakim olduğu bölgede bu “ölüm kuyuları” işçi ölümleriyle defalarca gündeme gelmişti. Özellikle 2014’te ardı ardına meydana gelen iş cinayetleri sonrasında kamuoyunda tartışılan Şırnak ölüm kuyularına karşı işçiler “kapatılmalarını istemiyoruz, ölümse ölüm! Buralarda çalışamazsak öbür türlü öleceğiz” diyerek bu yakıcı gerçeğe işaret etmişlerdi.



 



Bakanlığın her şeyi anlatan açıklaması



 



Dün yedi işçinin canını alan ocak da bunlardan biriydi. Şırnak- Cizre karayolunun 20'inci kilometresinde, Cudi Dağı eteklerindeki kömür ocakları bölgesinde bulunan 3 nolu açık kömür ocağının da kaçak olduğu bizzat Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklandı.



 



Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Şırnak’ta meydana gelen kazanın olduğu maden sahası, işletme ve iş güvenliği riski barındırdığı için MİGEM tarafından 2013 yılında faaliyete durdurulmuş bir sahadır. Kazanın meydana geldiği saha için MİGEM tarafından verilmiş çalışma ruhsatı söz konusu değildir. Yapılan işlem kaçak işlemdir” denildi.



 



Açıklamada, 2013 yılından bu yana bölgede denetim yapılıp yapılmadığına dair tek bir söz edilmedi.  



 



Sadece bu yılın Ocak ayıdan itibaren 56, 2016’da da 74 maden işçisinin hayatını kaybettiği bu ülkede AKP’li yıllarda en az 1571 maden işçisi denetimsizliğin, güvencesizliğin, taşeronun, kayıt dışının hakim olduğu bu işçi cehennemlerinde hayatlarını kaybetti.



 



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı denilen merciinin Şırnak’ta dün yaşanan cinayete ilişkin yaptığı açıklamanın kendisi bile bu durumun kendisinin çarpıcı özetidir. “MİGEM orayı kapatmıştı” demekle işin içinden sıyrılmaya çalışan bakanlık, bu bölgedeki kurtlar kanunun bilmiyormuş gibi, “peki daha sonra denetim yapıldı mı?” gibi önemli bir soruyu yanıtsız bırakarak bunu yapıyor. 



 



İnsana sormazlar mı, askerin-polisin kuş uçurtmadığı bu bölgede o kaçak madenler nasıl iş yapıyor diye... 



 



İşçiler defnedildi



 



Bu cehennemde hayatını kaybeden yedi işçinin cenazeleri toprağa verildi. Şırnak Devlet Hastanesi'nde yapılan otopsinin ardından göçükte hayatını kaybeden Vedat Özden, merkeze bağlı Dağkonak Köyü Mezarlığı'nda, Sekvan Üstün Cizre'de, Yılmaz Mağrur, Mesut Mağrur ile Yüksel Uğur merkeze bağlı Kendale İş Mezarlığı'nda, Mehmet İzer merkez Büyük Mezarlık'ta ve Abdullah Kayaş ise Tümen Komutanlığı bitişiğindeki mezarlıkta dualar eşliğinde toprağa verildi.



 



Sekvan Üstün Cizre bodrumlarında katledilen kardeşinin yanına defnedildi



 



Yaşamını yitiren işçilerden Sekvan Üstün'ün cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Cizre'ye getirildi. Ailesi ve sevenleri tarafından konvoy halinde getirilen Üstün’ün cenazesi, Yafes Mahallesi’nde bulunan Çocuk Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze getirildiği esnada, çok sayıda polis zırhlı araçlar ile mezarlığın etrafında konuşlandı.



 



Evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Üstün’ün cenazesinde duygusal anlar yaşandı. Okunan duaların ardından, Üstün’ün cenazesi vasiyeti üzerine, 12 Aralık 2015 ile 2 Mart 2016 tarihleri arasında Cizre’de ilan edilen sokağa çıkma yasağı esnasında mahsur kaldığı bodrumda yaşamını yitiren onlarca kişi arasında bulunan kardeşi Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçısı Gülistan Eylem Üstün'ün yanında toprağa verildi.