Pazartesi, 25 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)
Bodrum'a bağlı Avşer ve Yaşer köyünde canlı yaşamı taş ocağı tehdidiyle karşı karşıya. Köylüler hastalıkların artığını söylüyor, yetkilileri önlem almamakla eleştiriyor. Köyde taş ocağının faaliyetleriyle hayvancılık ve tarım da son bulmuş durumda.
Nikbinlik Gazetesi
22/12/2006
BİA (Muğla) - Bodrum'a bağlı Avşar Köyü'nde 2000'de faaliyete giren ve iki sene önce Kayseri merkezli Doğan Yapı Anonim Şirketi tarafından işletilmeye başlanan taş ocağı, 400 nüfuslu Yörük köyü Avşar ve Yaşer köylerinde canlı yaşamı tehdit ediyor.
Taş ocağının kaldırılması için eylem yapan her iki köy adına konuşan Sultan Gül ve Kenan Yıldız, köylerde yaşamın bitme noktasında olduğunu, çocuklarının geleceği için yetkililerin bir an önce köylerine ilgi gösterip taş ocağını kapatması gerektiğini söyledi.
Yetkililer neden önlem almıyor
Demokratik kitle örgütlerinin de desteklediği eylemde konuşan Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı
Zafer Murat Çetintaş bu işletmenin ruhsatının maden arama olduğunu ancak ruhsatına aykırı şekilde taş ocağı olarak işletildiğini belirtti.
Çetintaş
"Konuyla ilgili şikayetlerden sonra Muğla Valiliği Enerji Bakanlığı'na ocağın kapatılması istemiyle bir yazı yazmış. Bakanlıkta zeytin kanununa göre yetkinin valilikte olduğunu söylemiş. Kapatma kararını alan valilik ise bu kararını uygulamıyor" dedi.
Bizim kulağımıza bu işin siyasi olduğu duyumları geliyor. Doğan Yapı A.Ş. firmasının sahibi Kayserili ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün arkadaşı olduğu söyleniyor. Kararın bu yüzden uygulanmadığı konuşuluyor. Bu işte kaymakam ve valinin de parmağı var. Yetkililerin bir an önce bu cinayeti durdurması gerekiyor.
Taş ocağı hastalık saçıyor
Her iki köyde de taş ocağı yüzünden zeytin ağaçları kurudu, damızlık hayvanlar hastalandı, hamile hayvanlar yavrularını ölü doğurmaya başladı.
Çevrede bulunan balık çiftliklerinde dinamit patlaması yüzünden balıklar dibe çöktü ve yaşayan balıklarda şekil bozuklukları görüldü.
Toz yüzünden tarımın tamamen bittiği köyde, köylüler pislikten dolayı yaşayamadıklarını, yiyeceklerini saklayamadıklarını, içme sularının kirlendiğini ve sürekli hastalandıklarını belirttiler.
Düzensiz dinamit patlamaları yüzünden her iki köyde cami ve evlerde çatlaklar oluştu, patlamadan sıçrayan dev kayalar evlerde hasara yol açtı.
Bu yüzden yaralananların olduğu köylerde köylüler, kaymakamlık ve valililiğe defalarca başvurduklarını ancak ilgisizlikten dolayı sonuç alamadıklarını söylediler.