İşçiler her yerde ölmeye devam ediyor

Basit önlemlerin alınmaması, gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle ardı ardına iş cinayetleri yaşanıyor

İŞÇİ SINIFI
Salı, 24 Ekim 2017 (8 yıl 5 ay önce)

Urfa’nın Suruç ilçesinde pamuk tarlasından dönen Suriyeli işçileri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu on işçi yaralandı.



 



Kocaeli Kartepe’de, otomobil parçası üretimi yapılan fabrikada pres makinesinin arasında kalıp sıkışan işçi Burhan Kuş yaşamını yitirdi.



 



Konya’da bir alüminyum fabrikasında elektrik kontağından çıktığı düşünülen yangında Süleyman Karataş ve Emrah Biçer isimli işçiler dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı.



 



Urfa'nın Bozova ilçesinde 25 yaşındaki Mehmet Keklik adlı oto yıkamacı elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.



 



(…)



 



Ardı ardına sıraladığımız bu iş cinayetleri ve “kazalar” bir günlük zaman dilimi içinde sadece basına yansıyanlar… Dikkat edilecek olursa tarımdan sanayinin çeşitli alanlarına kadar hemen her sektörde çoğunluğu asgari önlemlerin alınmaması (elektrik kaçağı gibi) nedeniyle yaşanmış. İş cinayetlerindeki bu tırmanışın patronların asgari önlemleri almakta bile daha gevşek ve hoyrat davrandıkları OHAl koşullarıyla da doğrudan ilgili olduğu açık.



 



Fakat sorunun esası OHAL’de de başka hallerde de iş cinayetlerinin kapitalist vampirin ruhunun doğal bir sonucu olmasıdır. Sınıfın örgütsüzlüğü ve her açıdan derinleşmiş kriz koşullarında daha bir hoyratlaşan o iştahında…



 



Şırnak her şeyin ifadesi oldu bir kez daha



 



Birer ölüm kuyusu gibi işleyen Şırnak maden ocaklarında yaşanan son iş cinayetinin ardından ortaya çıkan gerçekler, iş cinayetlerinin o bildiğimiz failleri konusunda yeni bir alt çizme oldu.



 



Enerji Bakanlığı’nın 2014’te MİGEM tarafından kapatıldığını, kaçak üretim yapıldığını iddia ederek işin içinden sıyrılma çabasının nasıl bir yalana tekabül ettiği kısa sürede açığa çıkmıştı: Bakanlığın “kapatıldı” dediği ocak 2017’de yine bir devlet kurumu tarafından ihaleye verilmişti. Ocak, yıllardır Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ihale usulüyle firmalara devrediliyordu. Son ihale de 2017 Mart ayında yapılmıştı. Buradan çıkarılan kömür bizzat devlet kurumlarına satılıyordu. Kısacası “kaçak” denilen ocak devlet kurumları tarafından ihale ediliyor, çıkan kömür de devlet kurumlarına satılıyordu!



 



Devletin-patronun-sınıftan uzaklaşmış sendikacılık üçgenin işçi sınıfının örgütsüzlüğü ve Şırnak’ta olduğu gibi ölümüne çalışmayı göze alacak kadar çaresizliğiyle birleşince cinayetin şifreleri de tamamlanıyordu.



 



Sınıf hareketinin örgütlü bir güce dönüşmesiyle bu üçgenin işçinin kanına sudan ucuz muamele yapması rahatlığı ve pervasızlığı da ortadan kalkabilir. Ama iş cinayetlerine karşı mücadelenin de işçi sınıfının örgütlenme sürecinin önemli bir ayağını oluşturduğu ortada.