TBMM Genel Kurulu, “Arabuluculuk Yasası” olarak da adlandırılan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısını kabul etti
İşçi sınıfına nefes alacak bir hava deliği dahi bırakmamaya kararlı olan patron devleti, iş mahkemelerinin sağladığı güvence kırıntılarını da süpürdü. TBMM Genel Kurulu, “Arabuluculuk Yasası” olarak da adlandırılan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısını kabul etti.
Kanun tasarısına göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, şimdi bir de arabulucuya başvurulmuş olma şartı aranacak. Genellikle işçi lehine sonuçlanan bu davaların sonuçlanması zaten hâlihazırda uzun zaman alıyordu. Ama patronlar ve devletleri buna bile tahammül edemiyorlar.
Öte yandan, arabulucunun faturası da işçiye kesilecek. Tarafların ara buluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları halinde, ara buluculuk ücreti, ara buluculuk asgari ücret tarifesinin eki ara buluculuk ücret tarifesinin ikinci kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacak.
Kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı ile izin alacağı amacıyla açılan davalarda zaman aşımını on yıldan beş yıla indiren maddenin gerekçesi, bu düzenlemeye duyulan ihtiyacın sebebini yüzsüzlükle teşhir ediyor. “İş sözleşmesi bugün feshedilen bir işçi için on yıl boyunca dava tehdidi altında kalan işverenin, yatırım ve gelecek planlaması yapması mümkün olamayabilecek, yapılan planlar da uygulanamaz hale gelebilecektir.” şeklinde başlayan gerekçe, uydurukça ülkenin ekonomik gelişimine bağlanarak meşruiyet illüzyonu yaratılmaya çalışılıyor. Yani aslında burjuva devlet, şımarık çocuğun sağlıksız derecede korumacı annesi rolüne bürünüp, çocuğuna başka çocukların yemeğini zorla ellerinden aldığı için ceza veren öğretmeni okuldan attırmaya soyunuyor.