Referandum sürecinde 'Hayır' toplantılarının yapıldığı Buhurdan Kafe, özel hareket polisleri tarafından boşaltıldı
AKP, 16 Nisan referandumunun ortaya koyduğu ve Erdoğan’ın “metal yorgunluğu” olarak perdelemeye çalıştığı hezimetin intikamını sadece belediye başkanlarını görevden alarak, teşkilatını her açıdan silkeleyerek ya da tüm muhalif dinamiklere karşı saldırganlığını tırmandırarak almıyor. Mesela Üsküdar gibi kalesi olarak gördüğü bir ilçede bile “Hayır” oylarının yüzde 53 gibi yüksek bir oranda olmasının faturasını, muhaliflerin toplantı yapmakta kullandıkları bir mekanı alelacele hazırlattığı “riskli bina” raporuyla özel harekat polisleri-zabıta eşliğinde yıktıracak kadar gözü dönmüş bir saldırganlıkla hareket edebiliyor.
Diken’den Rıfat Doğan’ın haberine göre Üsküdar’da 2012 yılından açılan ve siyasilerin- akademisyenlerin uğrak yeri haline gelen Buhurdan Kafe, “riskli bina raporu” gerekçe gösterilerek 12 Ekim’de boşaltıldı. Sahibi Ali Erdoğan bu yıkımı “Referandumda ‘Evet’ oylarının Üsküdar’da az çıkmasının faturasını bir nevi bize çıkardılar” sözleriyle ifade ederek, AKP’nin ruh halini de özetledi.
Daha önce “Sen ticaret yapıyorsun, işine bak, siyasete bulaşma, şunları şunları da kafene sokma” diye uyarıldığını belirten Erdoğan, belediyenin de kafeye gelen isimler konusunda kendisini uyardığını ve benzer bir uyarı alan başka bir kafe sahibinin bir daha bu isimleri kafeye almadığını dile getiren Erdoğan şöyle devam etti:
Ben onu yapmadım. Ben burayı açarken hak ve hakikatin konuşulması, herkesin kendisini özgürce ifade edebilmesini düşünerek açtım. Belediye yetkililerine ‘Siz de gelin’ dedim, kafeye gelenler arasında AKP’li yöneticiler de var. Hatta açılışında AKP Milletvekili Metin Külünk de vardı. Buraya siyasi bir kılıf uydurdular. Referandumda ‘Evet’ oylarının Üsküdar’da az çıkmasının faturasını bir nevi bize çıkardılar.
Referandumdan hemen sonra çıkartılan bir riskli bina raporuyla kafelerinin 12 Ekim sabahı tebligat olmadan zorla boşaltıldığını ifade eden Erdoğan, boşaltma işlemi sırasında zabıta, özel harekat timleri ve çevik kuvvetin olduğunu, tek kelime bile etmelerine izin vermeden kafedeki bütün malzemelerin dışarıya çıkarıldığını söyledi.
Erdoğan, tahliye işlemlerinden sonra kafenin kullanılamaz hale getirildiğini de sözlerine ekledi.
Kafeye sık sık giden CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da konunun öncelikle politik amaçlı olduğunu belirterek şunları söyledi:
‘Mehmet Bekaroğlu gitti diye kafe boşalttılar’ gibi bir algı oluştu ama orası herkesin gittiği bir mekandı. Küçük samimi bir ortamdı. Biz giderdik, HDP’liler gelirdi, herkes giderdi. Rahatsız olundu. Aslında o bölgedeki bütün binalar problemli. Yıkacağız dedikleri Buhurdan Kafe’nin iki tarafında bulunan binalarda da aynı problemler vardı. O bina bir vakfın malı. Belediye yönetiyor o vakfı, yıkılıp yapıldığında kime verilecek? Bu bir soru işareti. Çünkü orası çok kıymetli bir yer. Bu ilk göze çarpan bir nokta, ikincisi muhaliflerin takıldığı bir yer olması ciddi şekilde onları rahatsız ediyordu. Orayı işleten arkadaşımızı daha önce de ‘Şu isimler geliyor, başına bir iş gelebilir’ diye uyarmışlardı. Kabul edilebilir bir şey değil. Bu tamamen politik niyetle açıklanabilecek bir durum, muhalefetin göz önünde olduğu toplandığı bir mekanı yok ettiler.