Ekim'de ölümsüzleşenlerimiz için...

Ölümünün 25. yılında Sezai yoldaş şahsında Ekim ayında ölümsüzlüğe uyğurladığımız yoldaşlarımızı andık

GÜNCEL
Cumartesi, 28 Ekim 2017 (8 yıl 5 ay önce)

Alınteri okurları olarak saat 13.00'te Karşıyaka Mezarlığı 2. kapısında bir araya gelerek Sezai yoldaşın mezarı başına gittik. Anma Sezai yoldaş şahsında Ekim'de ölümsüzleşenlerimiz için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Alınteri adına kısa bir konuşma yapıldı:




Sezai yoldaşı günümüze ve gelecek kuşaklara anlatmak için kaleme alınan kitapta onu 'Karanlık çağın filizi' diye tanımlamıştık. Sezai yoldaş bu tanımlamayı bütün yaşamı boyunca içselleştirmiş bir yoldaşımızdı. O, kökleri 68'lere dayanan bir gelenegin yapıcılarındandır.





Sezai yoldaş, 12 Eylül faşizminin pençelerinde aylarca en ağır işkencelere meydan okumuş, faşizme karşı direniş geleneğinin de yapıcılarından biridir. Sezai'den Şaban Budak'a, Remzi Basalak'tan Nilgün Gök'e... İsmail Kızılçay'a ve Maviş'imize hepsi bize sadece faşizme karşı direnme geleneğini miras bırakmadı. İşçi sınıfı içinde dur durak bilmeyen, yılgınlık ve zoru, imkansızı tanımayan engelleri aşmak için devrim ve sosyalizme yürekten bağlılığı miras bıraktılar. Onlar bizin öncülerimizdi, biz de onlara bir kez daha söz veriyoruz: Onların geleneğini, bayraklarını ve mücalelelerini geleceğe taşıyacağız! Bunu başarabilmek içinde imkansızı tanımayacağız! Çoğalacağız, çoğalacağız, çoğalacağız! Söz veriyoruz. Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek... 






Sezai Ekinci yoldaşın eşi ve yoldaşı Esmahan yoldaş ise konuşmasında şunları vurguladı:




Biz buraya bilincimizi, sosyalizme olan inancımızı, mücadele azmi ve kararlılığımızı, sınıf kinimizi arttırarak geliyoruz. Sezai yoldaş ve diğer yoldaşlarımıza baktığımızda, herbirinin ayrı ayrı bir bütünü nasıl tamamladıklarını görüyoruz. Onlara baktığımızda, geleceğe umudu daha çok büyütüp başaracağımıza inanıyoruz.



 



Sezai ve diğer yoldaşlar, sadece faşizme karşı direngenlikleriyle değil, faşizmin hücrelerinden çıktıklarında orada kazandıkları tecrübelerle teoriyi daha çok bütünleştirip sınıf mücadelesine daha bir azimle sarılışlarıyla da bize yol göstermişlerdir. Bizler yoldaşlarımızın bıraktıklarını ileriye taşıyacağız!




Esmahan Ekinci, İsmail yoldaşı da 12 Eylül döneminden tanıdığını da söyledi: “O zamanlar onu çok kimse tanımazdı. İsmail Kızılçay hem çalışır hem de faaliyetlere katılırdı. Daha sonraki süreçlerde proleter sosyalist bilinci gelişti. Koşulların ağırlaşmasıyla İsmail yoldaşın komünist kişiliğinde de gelişmeler yaşandı. O kendisini komünist mücadelede daha ön cephelerde konumlandırdı.






Sezai yoldaş, 12 Eylül işkencelerindeki ve hapishanedeki direngenliği ile tüm yaşamı boyunca gösterdiği direnişçi ve mücadeleci özellikleriyle bize yol gösteriyor.




Remzi Basalak, işkenceci cellatların yüzüne tekmeleyerek fırlattığı teşhir masasıyla geleceğe yol açmıştır.


Şaban Budak, genç yaşta zekası ve tecrübesiyle, kendini mücadeleye adayarak ölümsüzleşen yiğit bir yoldaşımızdır.


Nilgün Gök, gençliğiyle, güzel özellikleri ve yetenekleriyle mücadeleye katılmış fakat çok erken yaşta ölümsüzleşen yoldaşımızdır.


Zafer Kırbıyık, Ulucanlar direnişinde barikatların en önünde yer alarak “sınırlarımı parçaladıkça özgürleşiyorum“ şiarını mücadelesinde bütünleştirip barikatların en ön saflarında ölümsüzleşmiş bir yoldaşımızdır.


Ataman İnce yoldaş da, 12 Eylül zindanlarında ser verip sır vermeyen yiğit yoldaşlarımızdandır. İşkencede direniş geleneğini ölümsüzlüğüyle doruğa çıkaran yoldaşımızdandır.


Ve Osman Yaşar Yoldaşcan yoldaşımız, 12 Eylül’ün geldiği ilk karanlık günlerde 12 Eylül faşizmine karşı ilk kurşun olmuş; zekasıyla, bilinciyle, inancıyla, yüreğiyle 12 Eylül faşizmine karşı mücadeleye umut ışığı olmuştur.


 



Avukat Kazım Bayraktar ise konuşmasında, bir avukat arkadaşının kendisiyle TDH üzerine yaptıkları bir sohbet sırasındaki bir anekdotu aktardı:




“TDH'yi tarihsel olarak incelediğimde bu geleneğin devrim ve sosyalizm mücadelesi içinde ayrı bir yeri var. Ve bu yer gerçekten önemli bir katkı sunuyor. Bu katkı hem benim için hem de TDH için çok önemli ve değerli'. Bu yapı, bu gelenek belki nicel olarak zaman zaman zayıflamış olabilir ama nitelik olarak çok güçlü. En önemli ve değerli olan da budur'.






Daha sonra Sezai Ekinci yoldaşın yeğeni söz alarak şunları soyledi:




Biz dayımdan ve yoldaşlarından gördüğümüz, öğrendiğimiz seyleri kendi yaşamlarımızda da hayata geçirmeye çalışıyoruz; onları çevremize, arkadaşlarımıza anlatıyoruz. Onlar bize çok şey öğretti. Biz de geleceğe kendi çapımızda yapabildiğimiz kadarıyla taşımaya çalışıyoruz.




 



Konuşmaların ardından Sezai yoldaşın yanından ayrılarak Atilla Acartürk yoldaşın, ardından Selma Aybal yoldaşın mezarlarına gittik. Burada yapılan kısa anma konuşmalarından sonra etkinliğimizi sonlandırdık.