Engelleri kapitalizm yaratıyor!

Okumak için engel tanımayan Gebze'li işitme engelli çocuklar Milli Eğitim'in kısıtlamasına takıldılar

GÜNCEL
Salı, 26 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Okumak için engel tanımayan Gebze'li işitme engelli çocuklar Milli Eğitim'in kısıtlamasına takıldılar.

Kocaeli'ye bağlı Gebze'de ikamet eden 50'nin üzerindeki işitme engelli çocuk ilçede işitme engelliler okulu bulunmadığı için İstanbul Ataşehir ve Göztepe'de bulunan okullarda eğitim görüyorlar.

Çocuklar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün tahsis ettiği servisle okula gidiyorlardı. Üç gün önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü şehir dışına servisi kaldırdı.

Bazı veliler kendi imkânları ile çocuklarını okula götürüp getirirken çocuğu çocuk ise okula devam edemiyor.

Aileler, geçtiğimiz öğretim yılında belediyelerin tahsis ettiği servisle eğitim gören öğrencilere belediyenin yeniden servis tahsis etmesini isteniyor.

1 KİŞİLİK KADROYA 406 BAŞVURU

Bingöl'de elektirik dağıtımı şirketi olan FEDAŞ İl Müdürlüğü'nde çalıştırılmak üzere bir özürlünün işe alınacağı duyurludu, tam 406 kişi başvuruda bulundu.

Başvuruların fazla olması üzerine ilk eleme için noter huzurunda kura çekildi. Kura çekiminden önce tüm adayların isimleri okundu. İsmi listede yer almayan bir aday belgeleri İŞKUR İl Müdürlüğü’ne bildirilmediği için kuraya alınmadı. Daha sonra noter tarafından kura çekimi yapıldı. Kurada Bingöl’den başvuran Halil Aguş ile Tokat Niksar’dan başvuran Ali Karaca’nın ismi çıktı.

Kura yetkilileri, askerliğini daha uzun süre yapan ve Sivas’tan başvuran Zekeriya Duman’a, kuraya alınmadan, yönetmelik gereği öncelik verildiğini ifade ettiler. Sınav Komisyonu kuradan çıkan 2 aday ve öncelik tanınan 1 aday ile önümüzdeki günlerde bir araya gelerek mülakat gerçekleştirecek.

Bu 3 kişiden biri mülakat sonucunda FEDAŞ Bingöl İl Müdürlüğü’nde büro işçisi olarak çalışmayacak başlayacak.

HERKESE YETENEĞİNE GÖRE HERKESE İHTİYACI KADAR

Sınıf hareketinin basıncıyla gündeme gelen “sosyal devlet” uygulamalarının özellikle neoliberal saldırılarla birlikte tasfiye edilmesi, özürlülerin de adeta ölüme terk edilmesine dönüştü.

Emekçi halk sağlığındaki yıkım ve dizginsiz kölece çalışma koşulları bir yandan özürlü sayısını arttırır, fabrikalarda daha 25-30 yaşlarındaki işçiler ıskartaya çıkartılırken öte yandan iş bulamayan ya da çalışamayacak durumda olan özürlülere verilen kimi sosyal yardım ve destekler ya son derece sınırlandırılarak göstermelik hale getirildi ya da tedricen ortadan kaldırıldı.

Sosyalizmin bayrağına bir asırdan daha fazla süre önce yazılan "Herkese yeteneğine göre herkese ihtiyacı kadar" şiarı hayatın her kesitinde gün geçtikçe kendini daha fazla dayatıyor.