Maliye Bakanı Ağbal Asgari ücretin bin 404 TL'nin altına düşmeyeceği garantisi verdi!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Verilere göre Ekim’de enflasyon aylık yüzde 2.08 arttı. Yıllık artış ise yüzde 11.90 ile 2008'den beri en yüksek seviyeye ulaştı.
TÜİK’in verilerinin gerçeğin tam ifadesi olmadığı biliniyor. Nitekim Ekim’de gıda ve barınma kalemlerinde yükselişin düşük olduğunun söylenmesi bile bu verileri tartışmalı kılıyor. Çünkü gerçeğin kendisini bizzat yaşıyoruz. Gıdadan; kiraya, giyime, ulaşıma kadar hemen tüm temel ihtiyaç kalemlerindeki durdurulamayan yükselişin karşılığının ceplerdeki deliğin daha fazla büyümesi olduğunu yaşayıp görüyoruz.
Bu hesaplama yönteminin sağlıksızlığına rağmen enflasyonun son 9 yılın zirvesine ulaştığını teslim etmek zorunda kalan TÜİK, en yüksek artışın ayakkabı ve giyimde, en fazla düşüşün eğlence ve kültürde, yıllık en fazla artışın ise ulaştırmada olduğunu tespit etmiş.
TÜİK’in enflasyona ilişkin Ekim ayı raporu ceplerdeki deliğin daha da büyüyeceğini göstermesine rağmen Maliye Bakanı Naci Ağbal çıkıp lütfediyormuşçasına asgari ücretin hiçbir zaman 1 400 TL’nin altına düşmemesini sağlamak için yasal düzenleme yaptıklarını söyleyebiliyor. Enflasyonun at başı gittiği, yoksulluk sınırının 4 bin 550 TL’ye tırmandığı bu koşullarda savaşa, yandaş sermaye gruplarına, “örtülü harcamalarına”, Sarayın “itibardan tasarruf olmaz” denilen giderlerine oluk oluk para harcayanlar gözümüzün içine bakarak “merak etmeyin asgari ücret bin 404 TL’nin altına düşmeyecek” diyebiliyor.
Çünkü "torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nda yaptıkları düzenlemeyle asgari ücretteki bazı vergi kesintilerinden feragat ediyorlarmış!
Ağbal’ın Meclis’te yaptığı konuşmaya göre, ‘istihdam ve yatırımların teşviki, vergi kanunları, vergi mükelleflerine sağlanan yeni kolaylıklar, iletişimin vergilendirilmesi, kamu taşınmazlarının ekonomiye kazandırılması, kaçak sarmalık tütün ticareti ile mücadele, köyden mahalleye dönüştürülen büyükşehir belediyesi sınırları içindeki esnafa yönelik muafiyetlerin 2020'ye kadar devam etmesi’ni sağlamışlar! Sıraladığı tüm bu düzenlemeler asgari ücretin bazı kalemlerindeki vergi kesintisinden vazgeçmelerinin aslında başka kalemlere yüklenerek geri alınacağının açık itirafı gibi.
Özelleştirmelerin hızlandırılacağı, verginin kaçak tütün ve sigara kâğıdına, iletişime kadar her kalemde yükseltildiği, çeşitli kesimlere muafiyetin getirildiği bu koşullarda sözümona asgari ücrette bazı kesintilerin yapılmayacağının yasal güvenceye alınmasının nasıl bir anlamı olabilir ki!
‘Vazgeçtim’ dediklerini başka temel harcama ve en önemlisi de işsizliği derinleştirecek politikalarla fazlasıyla geri alıyorlar zaten.
Fakat bunun da ötesinde Ağbal aslında asgari ücrete sıfır zam yapmaya hazırlandıklarına dair de bir ön giriş yapmış bulunuyor. Onun bin 404 TL’nin altına düşmeyeceğini söylemek aynı zamanda onun yükseltilmeyeceğinin de ilanıdır.
İşçi ve emekçilerin boğazına oturan bu zamane haramileri bu rahatlığı, bu pervasızlık ve pişkinliği nereden alıyorlar?