AKKİM işçileri patronun baskılarını anlattılar
Vedat Yalvaç
Petrol-İş Sendikasında örgütlendikleri için 62 işçinin işten atıldığı, onlarcasının da yapılan baskılar sonucu istifa ettirildiği AKKİM Yapı Kimyasalları fabrikasında sendikalı işçilere baskılar artarak devam ediyor. Dışarıda kurdukları çadır direnişinde 3 ayı geride bırakan işçiler, patron temsilcilerinin içeride sendika üyesi işçileri zor işlere vererek istifaya zorladığını ve işçiler üzerinde, “Bizim Çalışma Bakanlığında tanıdıklarımız var. Onlardan listeyi aldık. Kimin sendikaya üye olduğunu biliyoruz” diyerek baskı kurduğunu aktardı.
İşçilerin odalara çekilerek kendilerine önce vaatlerde bulunulduğunu aktaran bir işçi şöyle konuştu: “Bazı kişiler 2 yıllık olmasına rağmen operatör yapılmazken 6-7 aylık işçiler operatör yapılıyor. Bazı arkadaşları odalara çağırıp ‘Sizi operatör yapacağız, prim vereceğiz’ diyerek sendikadan istifa ettirmeye çalışıyorlar. Bu teklifi kabul etmeyen arkadaşları ise odalara çekerek tehdit ediyorlar, üzerinde baskı kurarak işten kendi isteğiyle ayrılmaya zorluyor. Nerede zor olan bir iş varsa oraya veriyorlar. Çoğu arkadaşımız da işi olmamasına rağmen mecbur kalıyor bu işleri yapmaya. Mesaiye bırakıyor.”
İşçilerin sendikadan istifası için patron temsilcilerinin her türlü baskı yöntemini kullandığını belirten bir başka işçi, “Ustabaşı İlhan Kaplan işçileri sendikadan vazgeçirmek üzere patron tarafından görevlendirilmiş. Tüm fabrikaya hükmediyor. Bu kişi işçilere, ‘Çalışma Bakanlığında bizim adamımız var. Sendikaya üye olan kişilerin listesini aldık. Sizi üyelikten çektirmiştik. Yine üye olmuşsunuz. İstifa edin’ diyerek tehdit ediyor. Fabrikada dolaşarak işçilerden e-devlet şifreleri isteniyor” diye konuştu.
Kendilerinin küçülme gerekçesiyle işten atıldığını belirten Gündüz, ancak şu anda işlerin yetişememesinden dolayı taşeron işçilerin asıl işte çalıştırıldığını belirtti.
“Sevkiyat bölümünü kapatarak sendika üyesi işçileri attılar. Üye olmayanları da Aydos diye kurdukları taşeron firmaya taşıdılar” diyen Gündüz şöyle devam etti: “Sevkiyat ve paketlemede çalışan bu işçiler, iş yetişmediği anda getirilip ana işte çalıştırıyorlar. Bunlara ait olan Akdemir fabrikasından da işçiler getirerek akşam mesai yaptırıyorlar.” Mesai çalışmasında puanlama sistemi getirildiğini söyleyen Gündüz, “Mesaiye kaldıkça puan birikiyor ve daha fazla ücret alıyorsun. Bu yolla mesaiye teşvik etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.
İçerideki işçileri sendikadan istifa ettirmek için her türlü baskıyı kuran patron temsilcileri, direnişteki işçileri de rahat bırakmıyor. Geçtiğimiz günlerde servis şoförlerinden birinin arabayı direnişteki işçilerin üzerine sürdüğünü söyleyen işten atılan İşçilerin Sözcüsü Ali Gündüz şöyle konuştu: “Arkadaşlarımızı kışkırtarak kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Böylece kavga çıkacak, direniş kırılacak, polis gelip müdahale edecek. Tüm amaçları direnişimizi kırmak. Arabanın aynası arkadaşımızın koluna çarpmasına rağmen ilerde durarak kabadayılık yapmış. Üstüne bir de karakola gidip ‘Arabamı taşladılar, kapıyı açmaya çalıştılar, tekme attılar’ gibi yalan ifadeler kullanarak şikayetçi olmuş. Biz de tabii gidip onlardan şikayetçi olduk.”
“Müzik açsak şikayet etsek polis hemen geliyor” diyen Gündüz, Hükümet yetkililerine tepkisini şu sözlerle dile getiriyor: “Burası çok soğuk bir bölge. Biz de çadır kurduk. İçerisi görünen şeffaf naylonla çadır kurduk. Bunu hemen polise şikayet ediyorlar ve polis gelip bunu kaldırmaya çalışıyor. İçeride 1400 metre kaçak alan var. Bunu belediye de biliyor. Kaç kere gelip buraya işlem yaptılar, ceza kestiler. Orayı kaldırmıyorlar ama gelip bizim çadırımıza göz dikiyorlar. Sendikalı işçiler üzerindeki baskıları ses kaydıyla, delilleriyle, resimleriyle valiliğe gönderdiğimiz halde ne bunlar hakkında bir inceleme başlatıldı ne de herhangi bir ses soluk var. Adamlar şu anda baskılarını dozunu arttırdı. İşçilere, ‘Ver e-devleti şifreni, üye misin değil misin diye bakacağım’ demeye kadar vardırdılar. İnceleme yapılmıyor. Burada yasa dışı, hukuksuz bir sürü şey var. Şikayet hatlarını her gün en az 3-4 kişi arıyor. Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Çalışma Bakanlığına onlarca şikayetimize rağmen hiçbir şekilde ne inceleme yapılıyor ne de yaptırım uygulanıyor. AKKİM deyince perde kapanıyor. Yalnızca direnişimizin ilk haftalarında Çalışma Bakanlığından bir müfettiş geldi. Ancak söz konusu işçi olunca ıslık çalsa bile polis hemen tepesine biniyor.”
Evrensel