Almanya'nın Duisburg kentinde 25 Aralık günü "Emperyalist saldırganlık, Türkiye'de devlet terörü ve birleşik devrimci mücadele" adı altında bir sempozyum düzenlendi.
Sempozyum Alınteri, Atılım, Devrimci Demokrasi, Kızıl Bayrak ve Partizan tarafından örgütlendi.
200 kişinin katılımıyla gerçekleşen sempozyum da Av. Kazım Bayraktar; Türkiye'deki devlet terörüne deyinerek hapishanelerdeki devrimci tutsaklara yönelik uygulamaları tutsakların gönderdiği mektuplardan alıntılar yaparak somutlamaya çalıştı. Devletlerin yaptığı terör kavramı
açıklamalarını tersten okumak gerektiğini belirten Bayraktar, "Bu açıklamalarda aslında toplumun hangi kesimlerinin hedefe konulduğu açıkça ortaya konuyor" dedi.
Sincan Hapishanesi'nin yapılan ek binalarla 5 bin kişilik bir kapasiteye çıkarıldığını vurgulayan Kazım Bayraktar, bu tip cezaevlerinin sayısının arttırılacağını, buraların ABD ve AB ülkelerinde olduğu gibi kiralanarak birer ucuz iş gücü alanına dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Mukaddes E. Çelik ise konuşmasında; Atılım Gazetesi ve ESP'ye yönelik yapılan saldırılar karşısında diğer kurumların ve gazetelerin onları hemen sahiplendiklerini anlatırken devletin çıkardığı yeni Basın ve Terörle Mücadele Yasaları sonucunda bir dönem devrimcilere karşı olan bazı kişilerin de bu süreçte devrimcilerle birlikte hareket ettiklerini söyledi.
Sempozyumu düzenleyen kurumlar adına yapılan konuşmalar genel olarak, emperyalist saldırganlık ve Türkiye'de devrimci hareketin geldiği nokta çerçevesinde gerçekleşti.
[foto]almanya-sempozyum2.jpg[/foto]
Sempozyum'un ikinci bölümünde dinleyicilerin yönelttikleri sorular ve yaptıkları konuşmalar daha çok "Birleşik Devrimci Mücadele" üzerine yoğunlaştığı için konuşmacılar da soruları cevaplayan konuşmalar gerçekleştirdiler.
Alınteri adına yapılan konuşma; birleşik mücadele ama kiminle ve hangi ortak paydalar altında yapılmalıdır eksenli oldu. Son dönemin ihtiyaçlarının, devrimci birliği sadece cezaevlerine ya da devrimcilere saldırı olduğunda değil, işçi ve sendikal çalışmalarda yani sınıf hareketi çalışmalarında bir birliktelik yakalanmasını dayattığı vurgusunu yaptı.