Bir işgal de AEG işçisinden!

GÜNCEL
Pazartesi, 24 Ekim 2005 (20 yıl 9 ay önce)

Almanya'nın Nürnberg şehrinde bulunan AEG şirketi işçileri, işyerinin kapatılması planlarını protesto etmek için fabrikayı işgal ettiler. Tek fire verilmeksizin, bin 750 işçinin tamamının katıldığı işgal boyunca fabrikaya mal giriş ve çıkışı yapılmazken, müşteri hizmetleri de tamamen durdu. İşgal, merkezi İsveç'te bulunan ve AEG'yi 1994 yılında satın alan Electrolux tekeline karşı Avrupa çapında yapılan eylemlerin bir parçasıydı. Electrolux'un Almanya, İtalya, İspanya, Fransa, Belçika, Macaristan ve İsveç'te bulunan fabrikalarında çalışan toplam 25 bin işçi protesto eylemlerine katıldılar. Üretiminin büyük bölümü işgücü ağırlıklı olan Electrolux, fabrikalarını işgücünün ucuz olduğu ülkelere kaydırmayı planlıyor. AEG işçileri 5 Ekim'de de fabrikayı bir gün boyunca işgal etmiş, tekel yönetimi de işgal sonrasında kapatma planını askıya aldığını açıklamıştı.

İşçiler Sokağa, AEG Polonya'ya!

AEG, bir zamanlar Almanya'nın endüstri metropolü olan Nürnberg şehrinde kalan son büyük fabrikalara sahip tekellerden biri. Elektronik ev aletleri üreten şirket, geçen yıl 1 milyon 630 bin parça makina üretti. Bu rakamın bu yıl 1 milyon 400 bin civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bir zamanlar 6 bin işçinin çalıştığı tekel de, bugün bin 750 işçi çalışıyor. Electrolux, Nürnberg'deki son kalan fabrikalarını da kapatıp, üretimi işgücünün çok daha ucuz olduğu Polonya'ya taşımayı, böylece bu rakamı da sıfırlamayı planlıyor.

IG Metall Buyurdu!

İşçilerin tabandan zorlaması ile işgali örgütlemek zorunda kalan ama en kısa süre de bitirmek için elinden geleni yapan IG Metall sendikası ise değişmez, statik planını devreye sokmakta gecikmedi. Sendika bürokrasisinden peş peşe sert açıklamalar geldi. Daha önceki sayısız işçi direnişinin satışından birinci dereceden sorumlu olan sendikanın ikinci başkanı Berthold Huber, Electrolux ürünlerini boykot edeceklerini açıklarken, “Nürnberg'den bütün Almanya'ya bir mesaj yollayacağız. İşçiler kurbanlık koyun gibi kesim bandına gitmeyecekler” dedi. Sendikanın Nürnberg şehri şube başkanı Jürgen Wechsler ise yaptığı açıklama da “fabrikanın kapanması halinde, çatışma da dahil herşeyi göze alacağız” derken, “bugüne kadar yapmadığımız halde” şehrini düşerek, zehrini enjekte etmeyi de ihmal etmedi.

Burjuvazi ile onun sınıf içindeki uzantısı olan sendika bürokratizminin AEG'deki uzlaşma noktasını ise, işçi ücretlerinin beş yıllığına sabitlenmesi oluşturuyor. Electrolux tekeli işçi ücretlerine beş yıl boyunca zam yapmamak için üretimi yurtdışına kaydırma tehdini savururken, IG Metall sendikası da saldırıyı kabul ettirebilmek için fabrikanın kapanmamasına dair, yapamayacağı herkesçe bilinen dozajı yüksek 'atışlar'da bulunuyor.

Radikalleşme Sinyalleri!

AB nezdinde birbiri ardına devreye sokulan neoliberal saldırı paketleri, işçi ve emekçilerin onlarca yıllık mücadelelerinin kazanımı olan tarihsel haklarını düzleyerek, gaspediyor. Otomotiv, çelik, ağır sanayi vb. sektörlerde işçilerin, kamu da memurların, üniversite öğrencilerinin, emeklilerin.... tüm sınıf ve katmanların haklarının gaspı üzerinden semiren Avrupa burjuvazisine karşı emekçilerin çok yönlü karşı koyuş dinamikleri de gelişiyor. Neoliberal politikaların yaşam bulmasında “körün değneği” rolünü üstlenen ve azımsanmayacak bir etki de bulunan işbirlikçi sendika bürokratlarının ihanetinin de ortaya çıkmasıyla birlikte sınıf mücadelesinde radikalleşme eğilimleri gözle görünür oranda artıyor. Geçtiğimiz yıl Opel işçilerinin, kısa bir süre önce Korsika'daki liman işçilerinin ve şimdi de AEG işçilerinin işgalleri, sendikal ihanetin işbirlikçi yüzünü açığa çıkarmakla kalmıyor, bir taraftan “hain bürokratları” tabandan zorluyor ve peşine takıp, sürüklüyor, diğer taraftan ise alternatif sendikacılığı filizlendiriyor. Karşıt sınıf ile cepheden karşı karşıya geliş ve yaşanan benzer eylemsellik süreçlerinin çoğalması, sınıfın salt ekonomik olanın ötesinde siyasal ve politik mücadele kulvarında da giderek politize olmasının ve asıl önemlisi kazanılacak somut başarılar sonucunda özgüvenini sağlayıp, sınıf bilincini pekiştirme dinamikleri taşıyor.

Avrupa'da neoliberal hak gasplarının yıkıcı etkisi, çözümü giderek sokakta arayan karşıtını radikalleştirerek, alternatif mücadele arayışlarını hızlandırıyor. Sınıf, çözüm yollarını zorluyor!...