3.duruşması görülen Berkin Elvan davası 13 Aralık'a ertelendi
Gezi direnişi sırasına Polisin attığı gaz fişeği ile yaralandıktan 269 gün sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan davasının 3. duruşması bugün görüldü.
Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi’ni yoğun bir ablukaya alan polis, Çağlayan Meydanı'nda iki ayrı noktada arama noktası oluştururken girişlerde de ayakkabılar çıkarılarak arama yapıldı. Salona giriş yapanların elinde bulunan şu şişelerini dahi alan polis, 4 ayrı arama noktasından sonra insanları salona aldı.
14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Gezi’de ölümsüzleşen Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, Ethem yoldaşın annesi Sayfi Sarısülük, Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan ile Cumartesi Anneleri de katıldı. Duruşmayı ayrıca CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Gamze İldeniz, Hilmi Yarayıcı ve Ali Haydar Hakverdi, Taksim Dayanışması Sözcüsü Mücella Yapıcı, Gezi gazileri ve çok sayıda kişi katıldı.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşma, önceki duruşmada istenilen belgelerin okunması ile devam etti. Rüzgar'ın, TÜBİTAK'ın iyileştirilmiş TOMA görüntülerinin dosyaya gönderildiğini ve dosya içinde toplanması gereken ne kadar delil varsa toplamak istediklerini belirtmesinin ardından bir sonraki duruşmada tüm tanıkları salonda dinleyeceklerini söyledi.
Avukat Can Atalay, TÜBİTAK raporunun utanç verici olduğunu belirtti. 35 ve 36. sayfalar iyileştirimişken istenen sayfaların daha da kötüleştirildiğini söyledi. Sanığın huzurda dinlenmesi gerektiğini kaydeden Atalay, güvenliğinin alınıp Fatih Dalgalı'nın getirilmesini istedi. Mutaaladan önce en yakın tarihe duruşma verilmesi ve 9. Birliğin tümünün dinlenmesi için sanığın getirilmesi talebinde bulundu. Van'ın ısrarla görüntüleri yollamadığını belirten Atalay, TÜBİTAK'in iyileştirme istenilen 10 ila 32. sayfalarda iyileştirilme yapılmadığını ancak 33. sayfadan itibaren iyileştirme yapıldığını kaydetti. Bununla ilgili TUBİTAK'la yazışma isteyen Atalay, TRT'nin mahkemeye hakaret niteliğindeki cevabına ilişkin de suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Avukat Çiğdem Akbukut ise Elvan ailesinin avukatlarının hukuksuzca gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını kınayarak tutuklanan avukatların isimlerini saydı. Avukatların dosyanın en önemli isimlerinden olduğunu kaydededen Akbulut, bilinçli olarak 3 yıl sürüncemede bırakılan dosya için avukatların açlık grevi dahi yaptığını hatırlattı. Avukat Akbulut, müşteki sıfatının artık gerçekleşmesini istedi. Akbulut, "Bu avukatlar da işte bu yüzden, Berkin'in katilini yargıladığımız bu dava için tutuklandı" dedi. Gelen raporların dosyaya geç girdiğini, raporun 3 Ekim tarihli olduğunu belirten Akbulut, "Neden daha önce UYAP'a yüklenmedi ve inceleyemedik? TRT her zamanki gibi saygısız bir cevap verdi, tensip ile mahkemenin karşı iyi niyetiniz sonraki ara kararlar sonucu olumsuz bir hal aldı" diye konuştu.
Avukat Akbulut 2. duruşmada meslektaşı Oya Aslan'ın polis tarafından katledilen Uğur Kurt ve Dilek Doğan davalarından bahsettiğini anımsattı. Iki celse arasında polisin katlettiği aralarında çocukların da olduğu sivilleri hatırlatan Akbulut, tutuklanan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı'nın sözleriyle devam etti ve mahkemeye şöyle seslendi: "Düşman ceza hukuku safında olmanızı istemiyoruz. Adil bir yargılama yapılmasını istiyoruz."
Yapılan savunmaların ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyeti, sanık polisin tutuklanması yönündeki talebi, "sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığını" öne sürerek reddederek duruşmayı 13 Aralık 2017 saat 10.00'a erteledi.