Hatun Tuğluk'un cenazesine dönük saldırı anlarına ilişkin polis kamerası görüntüleri de Soylu'yu bir kez daha yalanlıyor
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinin Ankara’nın İncek Mezarlığı’nda defnedilmesi sırasında yaşanan ırkçı-kafatasçı saldırıdan sonra saldırganların başıyla karakolda fotoğraf çektiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu fotoğrafın basına yansımasından hemen sonra pişkince açıklamalar yapmıştı. O zatla neden fotoğraf çektirdiğine dair gerçeğe yakın olması kaygısı bile duymadığı o yalan-dolan açıklamaları sırasında bir de “Karakolda görüntüleri izledim. ‘Buraya Ermeni gömdürmeyiz’ gibi cümleler edilmemiş” demişti. Soylu’nun bu beyanının yalan olduğu daha önce açığa çıkan sanık ifadeleri ve tanık polislerin anlatımlarıyla zaten çürümüştü. Şimdi bir de Soylu’nun “izledim” dediği görüntüler açığa çıktı. O görüntüler de Soylu’nun soyadının aksi bir kişiliğin temsilcisi olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Mezopotamya Ajansı’nın (MA) dava dosyasın üzerinden ulaştığı görüntülerde, saldırganlar mezarlığın kapısından içeri girip kalabalık bir şekilde sloganlar atıyor. Ağır hakaret ve küfürler savuran saldırganlar, “O mezar bugün çıkacak” diye bağırıyor.
Olay sırasında saldırganların cenaze sahibi Tuğluk Ailesi ve mezar başında bulunanlara tehditkar ses tonuyla “Ermeniler” diye bağırdığı duyuluyor.
Görüntülerde, bir saldırganın “O cenazeyi çıkaracaksınız, istemiyoruz” şeklinde bağırırken, kendisini çevik kuvvet müdürü olarak tanıtan bir kişi “Arkadaşlar” diye saldırganlara hitap ediyor ve “Bakın ben çevik müdürüyüm lütfen buradan ayrılın” şeklinde uyarıda bulunuyor. Karakol komiseri olduğunu söyleyen başka bir polisin de saldırganlara “Size yakışır şekilde protesto edin” ifadesi dikkat çekiyor.
Görüntülerde, görevli polislerin saldırganları olay yerinden uzaklaştırmak yerine “Sizlerden bir isteğimiz var, yetkililer gelene kadar bekleyin, bir şey yapmayın” diyerek müdahale etmemesi bir başka dikkat çeken nokta.
Saldırgan ise polisin bu tavrına karşılık “Bizim de sizden bir isteğimiz var” diyor ve cenaze sahiplerini kastederek, “Orada ki 3-5 eksik etek konuşup buradakilerin canını sıkmasın” diyerek, polise uyarıda bulunuyor. Görüntülerin bir başka bölümünde saldırganlar “Bozkurt” işareti yaparak, “Ya Allah Bismillah Allahuekber” sloganı atıyor.
Polis kamerasının kaydettiği bir ses “Dikkat edin bir kaçının elinde sallama var” diyor, fakat polis elinde kesici aletlerin olduğu kişileri tespit etmesine rağmen bu kişilere müdahale etmiyor. Polis daha sonra eline taş alanlara da “Elinize taş almayın” diyor, fakat ne eline taş alanları ne de elinde sallama olan kişilerin görüntülerde olmaması ayrı bir soru işareti. Öte yandan saldırganlar da, daha sonra mahkemedeki ifadelerinde ellerine taş dahi almadıklarını iddia etmişlerdi.
Saldırgan grubun “Barış” diye hitap ettiği bir kişi cenaze sahiplerine “Burası benim mezarlığım, ne duruyorsunuz lan! Buradan çıksanıza” şeklinde bağırdığı duyuluyor. Aynı kişi birçok noktada ağır küfürlerle kitleyi hareketlendiriyor. Ardından “Siz gidin bakın o mezar oradan nasıl çıkacak” diye tehditlerde bulunan “Barış” adlı kişinin hakkında dava açılmamış olması da dikkat çekiyor.
Mahkemede sanıkların yaptığı savunmalarda sanıklar mezarlığın içine girmediklerini iddia etmişlerdi, fakat görüntülere göre saldırganlar mezarlık duvarlarını aşarak içeri giriyor ve ırkçı sloganlar atıyor. Mezarlığa giriş sırasında polisin hiçbir şekilde müdahale etmemesi görüntülerde yer alıyor.
Bakan Soylu ile fotoğrafı basına yansıyan saldırgan Murat Alp, mezarlığın duvarına çıkarak, “Büyükşehirden adam gelecek” diyerek, kitlenin mezarlıktan ayrılmaması için kışkırtıyor. Kısa bir süre sonra Alp, polislerle karşı karşıya gelmek istemediğini ifade etmek için "Polisin gözüne kurban olayım, polisin bakışına kurban olayım” şeklinde konuşuyor. Saldırgan Alp’in kitleyi mezarlık çevresinde bekletmek için duvara çıkmasının hemen öncesinde bir telefon görüşmesi yapıyor.
Görüntülerde, olayın sonlarına doğru sivil bir polis memuru saldırganlara dönerek, “Bakın şu ana kadar kimseye müdahale etmedik” diye sesleniyor. Bakan Soylu ise olaydan sonra yaptığı açıklamada, “Saldırganlara anında gerekli müdahale yapıldı” iddiasında bulunmuştu.
Yaşanan bu tür olaylarda polis kamerasının kesintisiz kayıt yapması beklenirken, olaya dair mahkeme dosyasına gönderilen kayıtlara göre görüntülerde kesintiler olduğu anlaşılıyor. Bu durum “Görüntüler kırpıldı mı?” sorusunu akıllara getiriyor. Polis kamerasında, Hatun Tuğluk’un cenazesinin mezarlıktan araç konvoyuyla çıkışı da yer alıyor. Aynı kamera hemen ardından mezarlığa giderek, boş mezar yerini görüntülüyor.