Perşembe, 28 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)
Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Yakacık Köyü Akseki mevkii yaklaşık 20 yıldır susuz.
Buradaki evlere su şebekesi olmadığı için su verilmiyor. Burada oturanlar kuyu suyuyla, tankerle gelen suyla ya da yakın köylerden taşıdıkları suyla su ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar.
20 yıldır susuzluğa mahkum edilen emekçiler bu durumu Ulus’taki ASKİ Genel Müdürlüğü önünde eylem yaparak protesto ettiler. Çoğunluğunu kadınların ve çocukların oluşturduğu köylüler “Patates soğan değil su istiyoruz”, “Kömür değil su istiyoruz” yazılı dövizler taşıdılar.
ASKİ yetkilileriyle görüşen emekçiler çok tanıdık bir cevap aldılar;
Yöreye gelip, kaynak var mı yok mu bakacağız. Varsa, bir örnek alıp tahlil edeceğiz. Eğer su temizse, Allah nasip ederse, size su bağlayacağız.
Eylem yapan emekçileri, sorunlarını konuşmak ve ayrıntılı bilgi almak için mahallelerinde ziyaret ettik.
Mahalleye gitmek için otobüs durağına gittiğimizde yarım saatte bir gelen otobüslerin
2 saatte bir gelecek şekilde değiştirildiğini öğreniyoruz. Saat 21.00'den sonra da otobüs yok. Yani tek sorun su değil. Bizim otobüsün gelmesine daha 40 dakika var. Sohbet etmeye başlıyoruz durakta bekleyenlerle.
Bölgede oturan emekçiler çalıştıkları için eve geç gitmek zorunda olduklarını buraya otobüsten başka bir ulaşım aracının bulunmadığını belirtiyorlar. Ayrıca bu soğukta karda kışta 2 saat nasıl beklenir diyerek otobüslerin 2 saatte bir olmasına tepkilerini dillendiriyorlar. Kimisi şikayetlerimizi birlikte gidip belediyeye söyleyelim diyor kimisi otobüslerin saat başı olması

için muhtarın görüştüğünü söylüyor kimisi de hemen yeni duruma ayak uyduruyor;
Saat altıda çıkıyorum işten bir saat bir yerde otururum yedi buçuk otobüsüne binerim.
Otobüste de devam eden sohbet Akseki’ye varmamızla sonlanıyor. Akseki’de otobüsten iner inmez bizi karşılayan emekçi kadınlar sorunlarını anlatmaya zaman kaybetmeden başlıyorlar. Su aldıkları kuyuları gösteriyorlar. 400 metre uzaklıktaki su deposunu göstererek
“yıllardır oradan buraya su çekmiyorlar” diyorlar. Hava soğuk olduğu için evlerine davet ediyorlar sohbete burada devam ediyoruz.
Gecekondulardan ve yeni inşaatı biten kooperatif binalarından oluşan Akseki Mevkii’nde 400 civarında ev var. Trabzonlu, Rizeli, Karslı, Yozgatlı ve Çorumlular yoğunlukta. Çoğu
inşaat işçisi ve başta
OSTİM olmak üzere sanayide çalışan işçiler. Bazıları 20 yıldır bazıları da 9 yıldır burada yaşadıklarını belirtiyorlar. Evlerde su tesisatı döşeli ama şebeke olmadığı için yıllardır su yok. Tanker suları ile işlerini gördüklerini, bir tanker suya da 20 YTL verdiklerini belirtiyorlar.
Bize su getiren tankerin üzerinde bu su içilmez yazmasına rağmen bu suyu içiyoruz. Başka çaremiz yok
diyor bir emekçi kadın. Susuzluk haliyle kadınları daha çok etkiliyor. Hep bir ağızdan sorunlarını sıralıyorlar:
• Halılarımızı yıkayamıyoruz.
• Çocuklar hep hasta hastaneye gidiyoruz enfeksiyon kapmışsın diyorlar.
• Çocuklarımız bitlendi diye okula alınmıyor.
• Susuzluk psikolojimizi bile bozdu.
• Yağmur yağınca kovaları dışarıda bırakıyoruz, kovaya dolan suyu yemek için kullanıyoruz, çamaşır makinesine suyu elimizle koyuyoruz.
• Evde özürlü çocuğum var bezlerini yıkayamıyorum susuzlukta.
70 yaşındaki
Münevver Avcı “Namaz kılmak için bile su bulamıyoruz. perişanız susuzluktan” diyor.
Trabzonlu inşaat işçisi Ali Bulut “Bu sorunla ilgi 4 defa ASKİ önünde eylem yaptık. Bize söylenen tamam halledeceğiz ama ortada bir şey yok. TV kanalları da geldi bizimle görüştü ama hiç birisinin yayınlamadılar ama Hülya Avşar’ın çocuğunu defalarca gösteriyorlar” diyor.
Çay ikram ederken
“korkmayın suyu iyi kaynattık bize bir şey olmazda siz alışkın değilsiniz” diye takılıyorlar bize. Çaydan sonra hep birlikte evlerine su getirdikleri kuyuya götürüyorlar bizi. Burada ki su donmaya yüz tutmuş.
Tülbentle süzerek kullanıyoruz bu suyu. Daha önce tahlil yapıldı. içilemez raporu verdiler ama biz mecburen kullanıyoruz diyorlar.
“Yazın bunları yayınlayın herkes görsün halimizi.” diye sık sık tekrarlıyorlar. Biz elbette yayınlayacağımızı ama bunun sorunu tek başına çözemeyeceğini ve konuyla ilgili kurumlarla bağlantıya geçilmesinin yararlı olacağını belirterek
Dilovası’ndaki emekçilerin örgütlenme deneyimlerinden bahsediyoruz. Su sorununu çözmek için her yolu deneyeceklerini bunun için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını gerekirse her ay ASKİ’nin önüne gideceklerini belirterek bu konuda kendilerine yardımcı olacak herkesi beklediklerini söylüyorlar.
Yanımızda getirdiğimiz gazetelerimizi verip kendi haberlerinin yayınlandığı
Alınteri sayısıyla birlikte geri gelme sözü vererek ayrılıyoruz oradan.