Perşembe, 28 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)
6 Aralık gecesi Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Derya Samancı, eski sevgilisi tarafından
bıçaklanarak öldürüldü, nişanlısı ise yaralandı. Derya, katili ile 2002 senesinde tanışmış psikolojik sorunları olduğunu fark edince de ayrılmak istemiş fakat Üsküdar'da bir ilköğretim okulunda öğretmenlik yapan Ersan Yıldız peşini bırakmamıştı. Derya, 2005 yılında 28 yaşındaki Ersan Yıldız'la bütünen görüşmeyi kesince ölüm tehditleri almaya başladı. Defalarca hem kendi hem de arkadaşlarının evi Ersan Yıldız tarafından basıldı. Ve defalarca savcılıklara ve polise başvurularda bulundu. Fakat hiç bir önlem alınmadı. Devlete "beni koruyun" diyen Derya artık yaşamıyor.
24 Aralık'da ise Antalya'da 67 yaşındaki Şevket Akbulut ile kızı 37 yaşındaki Seval Akbulut öldürüldü. Katil Seval'in eski
sevgilisi 52 yaşındaki Ahmet Ergün Özkala idi. Derya gibi baba Şevket Akbulut da katili hakkında kendisini ölümle tehdit ettiği yönünde savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Katil ertesi gün polis tarafından aranırken bir halk otobüsünde, diğer yolcuların gözleri önünde başına tabancayla ateş ederek intihar etti. Eczacı kalfalığından emekli olduktan sonra hayatlarını yeni aldıkları ve öldürüldükleri müstakil evde sürdürmek isteyen baba kız artık yaşamıyor.
Malatya'da yaşanan bir olay ise devletin katliamları sadece teşvik etmediği, yardım ve yataklık da yaptığını ortaya serdi!
Malatya’da 4 çocuğuyla birlikte vahşice öldürülen Fatma Akca, geçen yıl kendisini alıkoyan, kendisinin ve çocuklarının katili Cabbar Seven ile ilçe Kaymakamı İbrahim Çenet'in zorlamasıyla kaymakamın makam odasında, kaymakamın huzurunda ve bir jandarma subayı ile bir hemşirenin de şahitliğinde evlendirilmişti.
Bu konudaki ilgili haberi malatyahaber.com'dan aktarıyoruz.
BU KATLİAMIN SORUMLUSU KİM?
Malatya'nın Kuluncak ilçesi İlisuluk köyünde geçtiğimiz yıl eşini ve çocuğunu silah zoruyla evde rehin aldıktan sonra kaymakamın da huzurunda resmi nikah kıydıran şahsın,
eşi ve 2'si üvey 4 çocuğu Darende'nin Karadiğin Köyü'ndeki evlerinde öldürülmüş olarak bulundu.
Jandarma, katil zanlısı olarak geçen yılki "dehşeti" yaşatan, silahlı direnişin ardından teslim olduktan sonra, Kuluncak'ta "yetkililerin" tanıklığında rehin aldığı eşiyle resmi nikahları kıyılan şahsı aramaya başladı. Şahsın kendisini terk ederek annesinin evine giden eşi ile çocukları burada
lastikle boğarak öldürüp izini kaybettirdiği ileri sürüldü. Olayın geçmişi, rehin alma olayı ve yaşananlardan bir yıl sonra meydana gelen katliam, "garip bir çözümün" sonucu olarak biraraya gelen ailenin akıbeti,
"gerçek sorumlu kim?" sorusunu gündeme getirdi.
Edinilen bilgiye göre; tüyler ürperten olay Darende ilçesine bağlı Karadiğin köyünde meydana geldi. Fatma Seven adlı kadın ailesi ile yaşadığı geçimsizlik nedeni ile son eşinden olan 2 çocuğu ve önceki kocasından olan 2 çocuğu olmak üzere toplam 4 çocuğu ile birlikte annesinin evine geldi. Fatma Seven (30), çocukları Esma Seven (
2), Pınar Seven (
1) ve Fatma Seven in ilk evliliğinden olan çocukları Hasibe Özdemir (
7), Hasan Özdemir'in (
4) cesetleri bugün saat 15.00 sıralarında evde bulundu. Boğularak öldürüldükleri sanılan Fatma Seven ve 4 çocuğunun cesetleri

otopsi için Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna götürülürken, eşi ve 2'si üvey 4 çocuğunu boğarak öldürdüğü öne sürülen Cabar Seven jandarma ekiplerince aranıyor.
NİKAH DEFTERİNİ AĞLAYARAK İMZALAMIŞTI
Cabbar Seven,
1 yıl önce Kuluncak ilçesine bağlı İlısuluk köyünde eşi ile bir çocuğunu
2 gün süreyle silah zoruyla evinde rehin tutmuştu. Kayınvalidesi Gülistan Akca'yı av tüfeğiyle yaralayıp, imam nikahlı eşi Fatma ve çocuğunu rehin alan Seven, ilçedeki yetkililerce ikna edilememiş, Malatya'dan gönderilen psikiyatrist de şahsı eyleminden vazgeçirememişti. Askerden "psikolojik sorunları" nedeniyle "çürük" raporuyla terhis edildiği belirtilen Cabbar Seven, 2 gün süren eylemi sırasında, yakınlarını ziyaret için helikopter talebinde de bulunmuştu. 25 Kasım 2005 tarihinde eylemine son veren Cabbar Seven,
İlçe Kaymakamı İbrahim Cenet'in makam odasında 2 gün rehin tuttuğu Fatma Akca (Seven) ile nikahı kıyılmıştı..
Fatma Akca'nın şahitliğini hemşire Canan Özbek, Cabbar Seven'in şahitliğini ise
Jandarma Astsubay Güler Güneş yapmıştı.. Kaymakam İbrahim Cenet ise gelişmeleri seyretmişti. Fatma Akca (Seven),
"Evlenmeyi kabul ediyor musun?" sorusuna sözlü cevap yerine önce başını sallayarak, sonra
ağlayarak 'evet' demişti. 2 gün boyunca 5 aylık bebeğiyle birlikte rehin tutulan Fatma Akca, sürekli olarak ağlayıp, gözyaşı dökmüş ve nikah defterini imzaladıktan sonra, kalemi masaya atmıştı.
Nikah sonunda konuşan Kaymakam İbrahim Cenet, olayın adli bir olay olduğunu belirterek, bundan sonra genç çiftlere yardımcı olacağını söylemişti.
2 gün süreyle jandarmayı alarma geçirip, beklentisi olan resmi nikahına kavuşan Cabbar Seven nikah sonunda gelin Fatma Akca'yı öpmek istemiş, ancak Fatma Akca buna izin vermemişti.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Lastikle boğularak öldürülen 2'si bebek yaşta 4 minik çocukla anne Fatma Akca artık yaşamıyor.
Cabbar Seven yakalandı. Çıkarıldığı ilk mahkemede hakim büyük bir pişkinlikle
"Pişman mısın?" diye sordu. Cabbar,
"Pişman olsam ne fark eder" dedi.
Dönemin Darende Kaymakamı olan İbrahim Cenet, bugün Kuluncak Kaymakamı olarak görev başında.