Norm Altaş'ın işten attığı 12 işçinin Çankaya Belediyesi önündeki direnişleri 4. gününde sürüyor
Çankaya Belediyesi’nde Norm Altaş taşeron temizlik firması bünyesinde çalışırken grev pankartının asılması eylemine katıldıkları için işten atılan 12 işçinin belediye binası önündeki direnişleri 4. gününde devam ediyor.
Temizlik işçileri, Nakliyat iş Sendikası’nda örgütlendiler. 2015'den beri sendikanın toplu sözleşme yetkisi hem belediye hem taşeron temizlik şirketi Norm Altaş tarafından tanınmak istenmiyor. Gelinen süreçte yasal grev süreci başladı. Sendika işçilerle birlikte 4 Aralık’ta şantiyeye grev pankartı astı. Bir gün sonra yani 5 Aralık’taysa 12 işçi işten atıldı.
Yapılan haksız-hukuksuz işçi kıyımına hem sendika hem de işçiler sessiz kalmadılar ve işten atılan işçiler işe geri alınana kadar Çankaya Belediyesi önünde direnişe geçtiler. İlk günden beri işçilerle konuşmamızı, ziyaret etmemizi engellemeye çalışan polis, işçileri de bu konuda tehdit etmeye devam ediyor.
Bugün öğlen saatlerinde KHK’yla işinden atılan kamu emekçisi Mahmut Konuk ve dostları da işlerine geri dönmek için 4 gündür Çankaya Belediyesi önünde direnişte olan 12 taşeron temizlik işçisini ziyaret etti.
Bizler de işçilerle sohbet ettik. Ayrıca sendika Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’na asıl olarak Genel İş'e üye olan işçilerle direnişteki işçileri bir birinden ayrıştırmak, tecrit etmek için ortalıkta dolanan spekülasyonları sorduk.
Alınteri: Yetki belgelerinin 3 sene önceki ihale öncesine ait olduğu söyleniyor. İhaleden sonra işkolunun Nakliyat-İş Sendikası’nın örgütlenme alanına girmediği belirtiliyor. Bu konuda ne dersiniz?
Küçükosmanoğlu: Norm Altaş taşeron şirketinin ihale sonrasında “çöp nakliye” olan iş kolunu yasalarda uygun olmayan bir sahtekarlıkla “çöp toplama” diye değiştirmesi siz konusu. Bu, mahkemelerde bizi boşa düşürmek için giriştiği bir oyun. Mahkemeye de sundular ama mahkeme bunu ret etti.
Alınteri: Grev sürecine ilişkin de konuşulan şeyler var. Yasal grev süreci başladığına dair resmi belge vermemişsiniz. Üstelik bunu çalışma bakanlığından almanız gerekiyormuş. Bu konuda ne söyleyebilirsiniz?
Küçükosmanoğlu: Bu gerçek değil. Arabulucu devreye girdikten sonra uyuşmazlık netleşti ve yasal grev süreci olan 60 günlük süreç başladı. Biz 60 gün içinde greve başlama kararını alıp, pankartımızı asmazsak toplu sözleşme yetkimiz düşerdi
Onların asıl istediği bu. Bizim yetkimiz de grevimiz de yasal. İşçileri bir birinden uzaklaştırmak için yapılan spekülasyonlar bunlar.
Bu arada işçilerle de sohbet ettik. İşçiler şantiyeye dışarıdan işçi getirildiğini ve bu işçilerin 18 Aralık’ta grev başladığında Norm Altaş tarafından kendilerine karşı kullanılmak istendiğini belirtiyorlar. “Bu insanlık mı? Hem işçi çıkar hem dışarıdan otobüsler dolusu işçi getir. Nasıl bir düşmanlık? Ama biz bütün bunlara grevle yanıt vereceğiz” diyorlar.
Bizim de başka işçilerden öğrendiğimiz kadarıyla Norm Altaş taşeron temizlik şirketi grev pankartının asılmasının ertesi günü hem işçi kıyımına başladı hem de kendisinin İstanbul’daki şubelerinde çalışan işçileri günlük 200 TL’yle buraya getirdi. İstanbul’dan getirilen işçilerin bir otelde konakladıkları ve çoğunluğunun Maltepe bölgesinden getirildiği kaydediliyor. Bugüne kadar 4 otobüs işçinin getirildiği biliniyor.
Bu işçilere şantiyedeki işçilerin greve çıkacaklarının söylenmediği ve 2 aylık deneme süresiyle getirildiklerinin söylendiği ifade ediliyor.
Biz Çankaya Belediyesi önünde direnişte olan işçilerle sohbet ederken polis amiri de sendika başkanı Küçükosmanoğlu’na bizi göndermesini söylüyordu. İşçilerden biri de, “Abla yine bunlar hareketlendi dikkat et” diyordu. Biz de direnişte olan işçilerin yanına gelmek için polisten icazet almayacağınızı, ne kadar kalacağımızı da onların belirleyemeyeceklerini, desteğimizi her zaman vereceğimizi ifade ettik.
İsçiler de, “Biz sizden rahatsız değiliz. Başımızla beraber. Ama zarar görmenizi istemeyiz” dediler. Ayrıca 18 Aralık’ta şantiyeye beklediklerini de ifade ettiler.
İşçiler sendikada toplantı yapacakları için ayrılırken biz de sonra tekrar geleceğimizi söyleyerek ayrıldık.