Emeğimiz özgürleşmeye çağırıyor

Çalışırken yaşamı değil ölümü üretir hale geldiysek eğer çığlık atan emeğimizi dinlemenin vakti gelmiştir

GÜNCEL
Cuma, 29 Aralık 2006 (19 yıl 9 ay önce)

Denizli'de meydana gelen bir kazada aynı fabrika işçilerini taşıyan 2 servis minübüsü çarpıştı: 1 işçi ölürken 20 işçi de yaralandı.

Dün gece 23:00 sıralarında Pınarkent yakınlarındaki kaza şöyle meydana geldi:

Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Eke Tekstil fabrikasında mesaisi biten işçileri alan minibüs iddiaya göre unuttuğu bir işçiyi almak için aniden ters manevra yapınca arkadan gelen başka bir servis minibüsüyle çarpıştı.

47 yaşındaki Rukiye Yelli adlı işçi yaşamını yitirirken yaşları 18 ila 30 arasında değişen 20 işçi ise yaralandılar.

Yaralı işçilerin 4'ü Servergazi Devlet Hastanesi'ne, 3'ü ise Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Özellikle bayram tatilleri süreçlerinde trafik kazaları had safhaya ulaşıyor ve bunda alt yapı eksiklikleri büyük bir neden oluşturuyor. Fakat bu kaza üzerine farklı şeyler söylemek gerekiyor.

Bir servis şoförü ile bir konfeksiyon işçisi işine aynı şekilde bakmaktadır: Kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayabilecek ücreti elde etmek.

Kendi emeğine yabancılaştırılan yok ve yük görülen bir işçi farklı davranamaz.

Herhangi bir işte çalışan işçi, çıraklıktan gelmişse ya kendi inisiyatifi ile o işteki ustalığı öğrenir ya da çoğunlukla eski işçiler makine başında çalışırken en iyi ihtimalle yarım gün yanlarında durdurulup makine başına oturtulurlar.

Servis şoförleri ise, yabancıları, hele ki ellerinde bildiri olanları servise almaması ve işçilerin konuşmalarını bildirmesi konularında bir eğitim verildikten sonra iş başı yaparlar.

Son iki gündür kepçe ve dozerlerle biri çocuk iki kişi ezilerek yaşamını yitirdi. Daha önce de defalarca, özellikle bu araçlar geri manevra yaparken benzer kazalar yaşanmıştı. Bu eğitimin öneminin ve kapitalizmde insana verilen değerin göstergesidir.

Sosyalizmde ise işçilerin başka türlü bir bilinçle çalışacağı muhakkaktır. Üretimin bir avuç asalak için değil tüm insanlar için yapılacağı özgürlükler dünyasında kendisinin ve işçilerin emeğinin toplumsal yaşam üzerindeki sonuçlarını yaşayarak görecek olan işçiler bu kendiliğindenliğin sonucunda bile toplumsal bilinçle donanacaklardır.

Kendimiz için değil hesabına çalıştığımız patronlar için yaşamı hergün yeniden üretirken zorla el konulan emeğimiz sanki bize düşmanlaşıyor ve sanki bir şeyler anlatmak istiyor. Çalışırken yaşamı değil ölümü üretir hale geldiysek eğer, çığlık atan emeğimizi dinlemenin zamanı gelmiştir. Emeğimiz özgürleşmeye çağırıyor.