'Bu dava burada bitmeyecek!'

Ethem yoldaşın avukatı Kazım Bayraktar Yargıtay'ın son kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı

GÜNCEL
Çarşamba, 13 Aralık 2017 (8 yıl 4 ay önce)

Gezi Direnişi günlerinde Ankara Kızılay Meydanı’nda katil polis Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunla katledilen Ethem Sarısülük yoldaşın ailesinin avukatı Kazım Bayraktar, Yargıtay’ın son kararıyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.



 



Yargıtay’ın Ethem yoldaşın katiline verilen para cezasının miktarını az bularak bozması ve esas gerekçesiniyse onaylamasıyla ilgili açıklama yapan Bayraktar şunları ifade etti:



 




Ethem Sarısülük’ün katiline verilen para cezasının miktarı az bulunarak Yargıtay tarafından bozuldu, esas gerekçesi onandı.



 



1 Haziran 2013 günü polise geri çekilme emri verildikten sonra tek başına ileri çıkarak Ethem Sarısülük’ü vurup kaçan katil kameralara öyle bir yakalandı ki, kasten öldürmenin bundan daha iyi bir kanıtı olamazdı. Halka ve iktidarın muhaliflerine karşı suç işleyen polisleri kollamaya yeminli ve talimatlı yargı bu kanıtı ve kamera görüntülerini inceleyen uzmanların tespitlerini yok saydı. Katil aylarca serbest kaldı. Gezi’nin sıcaklığının hala devam ettiği yargılama sırasında verilen mücadele sonucunda tutuklanması sağlandı. İlk yargılama sonunda, kasten öldürme suçundan hüküm kurulup, ağır tahrik bahanesi ile büyük indirim yapılarak verilen 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası dahi bu mücadelenin başarısıydı. 'Polise emri ben verdim' diyen dönemin Başbakan’ı Erdoğan bu kararı beğenmedi ve kararı veren hakimleri kamuoyu önünde paralel yargı ilan etti.



 



Yargıtay kararı usulden bozduktan sonra Erdoğan’ın istediği sonucun elde edilmesi için önce davanın nakli tezgahı hazırlandı. İlk kararı veren Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama görevi elinden alındı, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine verildi. Yarıgılama görevi elinden alınan mahkemeye, taraflardan habersiz, dosyasız, yetkisiz korsan bir duruşma yaptırılarak, korsan bir tahliye kararı verdirilerek katil serbest bıraktırıldı. Aksaray mahkemesinin tensip kararını dahi beklemeye tahammülleri yoktu.



 



Aksaray 1. ACM görev gaspı ile sağlanmış tahliye kararını kaldırmadı. Tutuksuz yargılamaya devam etti. Görüntü kayıtlarını TRT elemanlarından oluşturulmuş bir bilirkişi heyetine inceletti. İlk yargılama aşamasında bağımsız, tarafsız bilirkişilerden alınmış raporlara rağmen TRT heyeti olayları ve görüntüleri kısmen çarpıtan bir rapor verdi.



 



19.12.2016 günü yapılan son duruşmada sanık avukatlarından biri söz alarak, daha önceki yerel yargılama sırasında sanığa olası kasıttan mütalaa veren savcı ile kasten öldürmeden ceza veren Mahkeme Başkanı’nın başlarına gelenleri hatırlatarak şu tehditte bulundu:



 



'...olası kasıt gibi garabet bir mütalaa veren savcı bugün savcı değildir, ihraç edilmiştir, cezaevindedir, olası kasıttan ceza veren mahkeme başkanı tenzili rütbe ile başka bir mahkemeye hakim olarak atanmıştır, bu hususların da kayda geçmesini özellikle belirtiyorum ve bu hukuksuz davranışların başkaca bir karşılığı olması halinde bunun bedelini de hukuk karşısında ödeyeceklerdir...'



 



Siyasi iktidarın zaten bilinen ve şiddetini giderek artıran tehdidi üzerine gelen bu tehdit etkisini derhal gösterdi. TRT raporunda dahi sanığın silah tutan sağ koluna, ateş ettiği sırada herhangi bir taş isabet etmediği yazılıydı. Meşru müdafaa durumu yoktu. Ancak mahkeme kara mizah konusu şu gerekçeyle meşru müdafaa yorumu yaptı ve meşru müdafaa sınırının kasıt olmaksızın aşıldığına karar verdi:



 



'...He ne kadar raporun son sayfasında ateşleme sırasında ateş eden kolun pozisyonu değiştirecek şekilde “sağ kola” taş isabet etmediği belirtilmiş ise de, görüntü kayıtlarında 3. atış sırasında sanığın sol kasık bölgesine taş isabet ettiğinin sanığın sol kolunu bu kısma doğru getirdiğini ve sanığın isabet eden bu taş sebebiyle kasılma hareketi gösterdiği, sağ elinin bu sebeple bir an için yere paralel hale geldiği yukarıda izah olunmuş olup, raporda bahsedilen sağ kola taş değmemesi açıklamasının Mahkememizin eylemin vasıflandırılması ve kabulüne aykırı olmadığı anlaşılmıştır...'



 



Katil hakkında verilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası 10.100,00 TL para cezasına çevrildi. Bu para aynı zamanda yargının değerini de açık ifadesiydi. Karar tarafımızdan temyiz edildi ve dosya yeniden Yargıtay’a gönderildi.



 



Yargıtay yaşanan açık hukusuz, yasadışı, gayrı meşru karar ve uygulamaları üzerine sünger çekerek, yok sayarak yerel mahkeme kararının esas gerekçesini onayladı. Sonuç verilen para cezasının sadece yükseltilmesini sağlayacak; kararı veren Yargıtay üyeleri bu kararla vicdanların temizlediklerini zannetmesinler. Bu dava burada bitmeyecek, son söz henüz söylenmedi.



 



13.12.2017



 



Av. Kazım Bayraktar