GSMH büyümediği gibi işsizlik de düşmedi!

TÜİK işsizliği düşürdü ama genç işsizlikteki artışı, kayıt dışını, sanayi ve tarımdaki düşüşü gizleyemedi

GÜNCEL
Cuma, 15 Aralık 2017 (8 yıl 4 ay önce)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı Eylül ayı işgücü istatistiklerini açıkladı. “İstihdam seferberliği” denilen ve aslında işsizliğin-düzensiz işçiliğin kalıcılaştırılması anlamına gelen modellere dayandırılan bu verilere göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 104 bin kişi azalarak 3 milyon 419 bin kişi oldu.



 



Biz azalan bu 104 bin kişinin aslında geçici işçilik ya da kronik belirsizlik anlamına gelen toplum yararına program (TYP) denilen istihdam biçimleriyle iş sahibi olduklarını biliyoruz. Ya da patronlara akıtılan hibelerin-“desteklerin” yüzü suyu hürmetine yapılan istihdamlar olduğunu ve genellikle tüm harcamalarının bizlerden kesilen vergilerle oluşturulan bütçeden karşılandığını da… Dahası bu işlerin de aslında iş olmadığını yaşayıp görüyoruz. O kadar ki, bir patronun ne kadar fazla işçi çalıştırıyor gözükürse vergi kıyaklarından-desteklerden o kadar çok yararlandığı ve sonunda işçiye hiçbir harcama yapmadığı gibi ondan sömürdüğü artık değere de konduğunu sayısız örnekle aşinayız.



 



Bu açıdan da TÜİK’in bu gerçeklerden azade verilerinin gerçeğe tekabül etmediğini olup biteni az çok izleyen herkesin malumudur. Fakat bunca spekülatif istihdam görünümü üzerinden hesap yapan TÜİK bile “Eylül ayında işsiz sayısı 104 bin kişi azaldı” derken genç işsizlikteki artışı gizleyemedi. Onca histerik ve bir o kadar da spekülatif-zorlama istihdam seferberliklerine rağmen genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranının 0,1 puanlık artışla yüzde 20 olduğunu "tespit etmek" zorunda kaldı. Bu yüzde 20’nin hayattaki karşılığınıysa iş kuyruklarında bekleyen, işsizlikten intihar eden, bunalımlara sürüklenip hayatın kuytuluklarına savrulan gençlerin varlığıyla görüyoruz. Yine aynı şekilde kayıt dışı çalışmadaki artışı ya da istihdam edilenlerin asıl olarak hizmet işkolunda (siz bunu TYP olarak okuyun) olduğunu da perdeleyemedi. Sanayi ve tarımdaki istihdam oranlarındaki düşüşü de perdeleyemediği gibi... 



 



Eylül’de işsizlik oranının 0,7 puanlık azalışla yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen TÜİK, aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranını da 0,9 puanlık azalışla yüzde 12.8 olarak tahmin etmiş.  15-64 yaş grubunda da bu oranın 0,8 puanlık azalışla yüzde 10,8 olarak gerçekleştiğini saptamış. 

 



İstihdam oranı yüzde 47,9 olmuş!

 



TÜİK istihdam edilenlerin sayısının 2017 yılı Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 233 bin kişi artarak 28 milyon 797 bin kişiye, istihdam oranınınsa 1,1 puanlık artışla yüzde 47,9’a yükseldiğini söylüyor. Böyle mi? Belirttiğimiz gibi “seferberlik” ruhuna kendisini kaptıran TÜİK gerçek oranlarla değil, yüzeyde görünen/görünmesi için azami çaba harcanan verilerle hesaplamalar yapıyor.



 



Ona göre bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 197 bine, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısıysa 1 milyon 36 bin kişi artmış. İstihdam edilenlerin yüzde 20,3’ü tarım, yüzde 18,8’i sanayi, yüzde 7,7’si inşaat, yüzde 53,1’i ise hizmetler sektöründe yer almış. Hizmet sektöründeki o yüzde 53,1’lik artışa özel dikkat göstermek gerektiğini ısrarla belirtiyoruz. Çünkü onun içinde asıl olarak TYP kapsamındaki işler yer alıyor.



 



Zaten tarım ve sanayi sektörlerindeki istihdam oranlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 ve 0,3 puan azalırken, “hizmet sektöründe bunun tersine 0,4 puan yükselmesi bile sözünü ettiğimiz gerçeğin özet ifadesidir.

 



İşgücüne katılma oranı yüzde 53,6 olarak gerçekleşmiş



 



TÜİK, işgücünün 2017 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 128 bin kişi artarak 32 milyon 215 bin kişiye, işgücüne katılma oranının ise 0,8 puan artarak yüzde 53,6 olarak gerçekleştiğine hükmetmiş. Erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 73,1, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 34,5 olarak gerçekleşmiş bu sağlıksız hesaplama yöntemlerine göre.



 



Kayıt dışı çalışma oranlarındaki artışı gizleyememiş



 



TÜİK tüm sağlıksız-şişirme verilerine rağmen kayıt dışı çalışma oranlarındaki artışı da gizleyememiş. Tıpkı genç işsizlikteki artışı gizleyemediği gibi… Buna göre Eylül 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan artarak yüzde 34,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22 oldu. 



 



Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam artmış, işsizlik azalmış!



 



Patronlara “işçi alın masraflar bizden” bonkörlüğüyle çağrı üstüne çağrı yapıldığı ve alınan işçilerin aslında geçici işçilik dışında bir statü kazanamadığı bu koşullarda TÜİK, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamın bir önceki döneme göre 137 bin kişi artarak 28 milyon 488 bin kişi olarak tahmin edildiğini “tespit etmi”.



 



İstihdam oranının 0,1 puanlık artışla yüzde 47,4 olduğunu söyleyen TÜİK, mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 10 bin kişi azalarak 3 milyon 410 bin kişi olarak gerçekleşti demiş.



 



Ama bu istihdamların hangi alanlarda olduğu TÜİK’in “hassas” verilerinin de gerçek şifrelerini ele veriyor. Buna göre ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 68 bin, hizmet sektöründe 107 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 16 bin, inşaat sektöründe 22 bin kişi azaldı. 



 



Tekrar belirtelim ki “hizmet sektörü” denilen o işlerin çoğunluğu geçici işlerdir, güvencesiz-esnek-belirsiz işler… Gizli işsizliğin adı bugün budur. Zaten çevremize şöyle bir bakmak bile bunun anlaşılması açısından kafidir.      



 



TÜİK’in buyrulan hesaplama yöntemleriyle yaptığı hesaplamaları baz alarak gayrisafi yurtiçi hasıla üçüncü çeyrek büyümelerini yüzde 11 gibi şişirme bir rakamla sunmasını dün büyük nutuklara konu eden devlet büyüklerinin şimdi de işsizlikle ilgili olarak aynı sakızı çiğneyecekleri malum. O yüzde 11’lik büyümenin yalın karşılığının aslında yüzde 1,2 olduğu gerçeği ortada dururken verilerle politika yapan Erdoğan şimdi de “bakın işsizliği nasıl düşürmüşüz” havaları atacaktır.



 



Oysaki GSMH’nın yüzde 11’e çıkmadığını bizzat mutfaklarda yanan yangından, ceplerde büyüyen deliklerden bildiğimiz gibi, işsizliğin de söylendiği gibi gerilemediğini bizzat hayatın içinden biliyor, yaşayıp, görüyoruz.