Kasım'dan beri dillendirilen 2 yeni KHK'nın halen çıkmaması iktidar bloku içindeki tepişme ve sürtüşmelerin ifadesi
Hükümet Sözcüsü ve Erdoğan ailesinin fiili avukatı kesilen Bekir Bozdağ, 20 Kasım’da, “Önümüzdeki günlerde yeni KHK’ler çıkacaktır. 2 ayrı KHK’yi yayınlayacağız” diye belirtmiş, içeriklerine ilişkin de herhangi bir açıklama yapmasının doğru olmayacağını söylemişti. Aradan geçen zamana karşın bu KHK’lar halen yayınlanmadı. Artık “taşeron işçilere kadro” safsatasını bile KHK’yla düzenleme yolunu tutacak kadar keyfi bir rejim biçimini fiilen hayata geçiren bu gücün, sözkonusu edilen o 2 KHK’yı şimdiye kadar yayınlamamış olması “ilginç” diye düşünürken, kulis arkası bilgilerle “aydınlanmış” olduk.
Yansıyan bilgilerden anlaşılan o ki KHK’lardan biri, bir türlü hale yola sokamadıkları, ayıklayıp-kadrolaştıkları halde istedikleri düzeyde denetim altına alamadıkları yargı ayağında yeni ve ciddi bir hamle yapılmasını esas alıyor. Alıyor almasına ama belli ki kimsenin kimseye güvenmediği bir yengeç sepeti haline gelen burjuva iktidar bloğunu oluşturan çeteleşmiş güçlerin kendi iç dengelerinde aşılamayan bazı duvarlar mevcut. Burjuva devlet aygıtının önemli bir gücü olan yargı bürokrasisinin çeşitli kademelerinde önemli ayak sürümeler yaşanıyor.
Daha önce de basına yansıyan bugün de Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın aktardıklarına göre yeni KHK’de Yargıtay’ın üye sayısının arttırılmasına ilişkin düzenlemeler var. Buna göre de KHK’ya eklenen maddeyle Yargıtay’a 100, Danıştay’aysa 26 yeni üye ataması yapılması planlanıyor.
Hükümet, 15 Temmuz 2016’dan önce çıkardığı yasayla Yargıtay ve Danıştay’daki FETÖ’cülerin üyeliklerine son vermek için yüksek mahkemelerin üye sayısını düşürmüştü. Bu duruma, istinafların açılmasıyla Yargıtay ve Danıştay’ın iş yükünün azalması gerekçe gösterilmişti. KHK ile yeniden arttırıma gidilmesinin bu seferki sebebi de “artan iş yükü” olarak gösteriliyor.
Uludağ’ın aktardığına göre üye sayısının artırılmasının gerçek nedeniyse Yargıtay ve Danıştay’da sosyal demokrat ve milliyetçi üyelerin ittifak yaparak hükümetin etkisini kırması. Bu seçimlerde istediğini yapamayan AKP yandaşları, KHK’yla arttırılacak kadro sayılarıyla yeniden çoğunluğa sahip olacak. KHK’nin bekletilmesindeyse Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayısının arttırılmasına yüksek yargıdan gelen sert itirazlar olduğu kaydediliyor.
Uludağ’ın aktardıklarına göre KHK’nın bekletilmesinin diğer nedeniyse tutsaklara dayatılan tek tip elbiseye (TTE) karşı oluşabilecek toplumsal tepkiler. Adalet Bakanlığı’nın tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin çalışmasını tamamladığını ve yapılan düzenlemenin Bakanlar Kurulu’nda onaylandığını biliyoruz. Erdoğan’ın direktifiyle başlayan bu süreci de her şeyde olduğu gibi “bir KHK’ya bakar” yaklaşımıyla yönetmekteki pervasızlıklarını da… Fakat onlar bile bunca fütursuzluğa rağmen bu konuda bazı korku eşiklerini yıkıp geçecek bir gözü dönmüşlükle hareket edemiyorlar belli ki.
Uludağ’ın haberinde yer alan hükümet ve bürokrasi içinden gelen bazı “Tek tip masumiyet karinesini ihlal eder, FETÖ’cülerin işine yarar” eleştirileri nedeniyle KHK’nin bir aydır yayımlanamadığı bilgisi bunun ifadesi.
TTE’nin kimler tarafından nasıl kullanılacağı bir yana devrimci tutsakların ve duyarlı toplumsal kesimlerin nasıl bir tepki gösterecekleri ve bunun AKP’nin çeşitli korkularını nasıl gıdıkladığı açık.
O 2 KHK’nın bir türlü piyasaya resmileştirilmemesi tüm bunlarla birlikte rejim içi krizin, sürtünme ve tepişmelerin olduğu kadar: güçsüzleşmenin yaratığı kimi korkuların da ifadesi olması anlamında manidar olduğu da.