Av. Tuncer: Guantanamo'yu örnek alarak amaçlarını ortaya koydular
Bilal Seçkin
Av. Gülizar Tuncer, Hükümetin "tek tip kıyafet" uygulaması konusunda hiçbir yasa ve hukukun geçerli olmadığı, bütün dünyada işkence ve zulüm merkezi olarak anılan Guantanamo'yu örnek alarak, gerçek amaçlarını ortaya koyduğunu söyledi.
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile tutuklulara "tek tip kıyafet" uygulaması getirilmesine tepkiler gelmeye devam ediyor. Kendisine dönük suikast davasında sanık olan Gökhan Güçlü'nün, İngilizce kahraman anlamına gelen "Hero" yazılı tişörtü giyerek duruşmaya çıkmasından duyduğu rahatsızlıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık bundan sonra böyle rahat gelemeyecekler" diyerek Guantanamo'yu işaret etmişti. Bu doğrultuda yapılan hazırlıklar sonrasında ise sözkonusu uygulama KHK'yle getirildi.
Bu yüzden "tek tip kıyafet" uygulamasını değerlendirirken, öncelikle uygulamanın gündeme getiriliş biçimi üzerinde durmak gerektiğini söyleyen Avukat Gülizar Tuncer, normalde tutukluların duruşmaya getirilirken giydiği kıyafetlerin "örgüt propagandası veya suç işlemeye teşvik, hakaret vb." nitelikte ibareler içermesi halinde, duruşmanın düzeninden sorumlu mahkeme başkanının yapacağı basit bir müdahaleyle bu sorunun giderilebileceğine dikkat çekti.
Fakat bunun yerine bilinçli bir biçimde konunun abartılarak günlerce üzerinde konuşulduğunu ve onlarca insanın aynı tişörtten giydiği gerekçesiyle gözaltına alındığını hatırlatan Tuncer, sonunda da "mazlumların talebi, halkın duyarlılığı, hassasiyeti" denilerek yaratılan linç ortamında çıkarılan bir KHK ile hapishanedekilere "tek tip kıyafet" dayatması getirildiğini ifade etti.
Tuncer, iktidarın bu noktada kendisine referans aldığı Guantanamo örneği konusunda ise şunları söyledi: "Guantanamo'yu adres gösterenler oranın bir hapishane değil, Amerika'nın askeri üssü olduğunu, 11 Eylül sonrası ‘düşman savaşçı’ tanımıyla orada tutulan insanlara yapılan insanlık dışı uygulamaları, sınırsız işkence yöntemlerini ve yaşanan ölümleri biliyorlar. Ancak özellikle hiçbir yasanın, hukukun geçerli olmadığı, bütün dünyada işkence ve zulüm merkezi olarak anılan Guantanamo'yu örnek alarak, 'orada da tek tip kıyafetle yaşam şekli oluşturulmuştur' diyerek gerçek amaçlarını ortaya koydular."
Tuncer, KHK'nin 103'üncü maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanlara şimdilik "duruşmalara sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları" halinde denilerek giydirilmek istenilen tek tip kıyafetlerin, ileride cezaevinde de giyilmek üzere dayatılacağını ifade etti. Tuncer, "Yine ceza maddelerine göre badem kurusu ve gri tulum diye ayırdıkları giysileri şimdilik kadın tutuklu ve hükümlülere uygulamayabileceklerini belirtip, onlarla ilgili düzenlemelerin yönetmelikle getirileceğini ifade etmeleri, ileride onlara da tek tip kıyafetin dayatılacağını göstermektedir" diye konuştu.
Tuncer’in üzerinde durduğu bir diğer nokta ise, tek tip kıyafet uygulamasıyla, haklarında henüz karar verilememiş tutukluları damgalayıp, baştan "suçlu" ilan edilecek olması.
Bu durumda masumiyet karinesi hiçe sayılarak adil yargılanma hakkının ihlalinin söz konusu alacağını söyleyen Tuncer, "Tutuklu, hükümlü ayrımı yapmaksızın cezaevinde tutulan tüm mahpuslar açısından onların iradelerini yok sayarak ne giyeceklerini belirlemek, kişiliğini ezmek, onları başka bir kalıba sokmaya çalışmak amacını taşımaktadır. Daha da ötesinde tek tip kıyafet dayatmasıyla onları aşağılama, onur kırıcı uygulamalara maruz bırakma ve cezalandırma amacı vardır ki, aynı KHK ile buna karşı direnenlere disiplin cezası verileceği öngörülmektedir. 5275 Sayılı İnfaz Yasası'na getirilecek ek düzenlemelerle, bu giysileri giymeyenlere ziyaretçi yasağı getirilecek olması, ileride başkaca yaptırımların da olabileceğini, bu uygulamaya karşı çıkarak direnenlerin hedef alınacağını, hapishanelere yeni saldırılar olacağını yeni ölümlerin yaşanacağını göstermektedir" dedi.
Tuncer, yıllardır siyasi kimliklerinden arındırılarak ideolojik duruşlarından vazgeçirilmeye çalışılan siyasi tutukluların, 12 Eylül döneminde olduğu gibi, muhakkak bugün de "tek tip kıyafet" dayatmasına karşı çıkacakları ve direneceklerine işaret etti.
Ancak "tek tip kıyafet" dayatmasının sadece mahpuslarla sınırlı olmadığını bütün topluma dayatıldığını, içerde ve dışarıda herkesin mevcut siyasi iktidarın istediği biçimde giyinip düşünmesinin, konuşmasının, yaşamasının istenildiğini söyleyen Tuncer, uygulamanın “yıllardır yaratmaya çalıştıkları tek vatan, tek millet, tek dil, tek din biçimindeki tekçiliğin devamı olduğunu” vurguladı. Tuncer, bu nedenle herkesin bütün gücüyle karşı çıkarak mahpuslara sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi.
Mezopotamya Haber Ajansı