Peru’da yığınlar, ülkenin eski diktatörü Fujimori’nin ‘sağlık’ gerekçesiyle affedilmesine karşı gösteri yapıyor
Yakın geçmişin önde gelen diktatörü Alberto Fujimori’nin onlarca yıllık cezası, ‘sağlık nedenleri’ gerekçe gösterilerek pas geçilmek isteniyor. Peru halkı ise düzenlediği eylemlerle itirazını dile getiriyor
Güney Amerika ülkesi Peru’da onbinlerce kişi, ülkenin eski diktatörü Alberto Fujimori’nin ‘sağlık’ gerekçesiyle affedilmesine karşı gösterilerini arttırarak sürdürüyor.
Peru’nin şimdiki Devlet Başkanı Pablo Kuczynski, Japon kökenli diktatör Fujimori’nin Cumartesi günü hastaneye kaldırılmasının ardından 25 Aralık’ta onun için af kararı vermişti.
15 yıl daha hapis cezası olan Fujimori, merkez-sağ Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski’nin kararıyla ‘sağlık sorunları’ gerekçe gösterilerek affedildi.
Kararın ardından başta başkent Lima olmak üzere birçok kentte protesto gösterileri düzenlendi. Lima’da toplanan binlerce kişi Fujimori döneminde katledilen muhalifler ve sivillerin portrelerini taşıdı.
Komşu ülke Şili’de Perulular da, Fujimori’nin, Pablo Kuczynski’nin kararıyla affına karşı protesto yürüyüşleri düzenledi. Şili’nin başkenti Santiago’da toplanan bir grup Perulu taşıdıkları dövizlerle karara tepkilerini gösterdi.
Fujimori’nin destekçileri ise başkent Lima’da onun lehine verilen af kararını yaptıkları gösterilerle kutladı.
Kuczynski’nin bu kararı, 2016 seçimlerindeki en güçlü rakibi Keiko Fujimori’nin de aralarında olduğu Fujimori ailesiyle yaptığı pazarlıklar sonucu aldığı iddia ediliyor. Zira Kuczynski’nin göreve gelmesi ardından hükümet birçok yolsuzluk skandalıyla karşılaşmış ve kendisine yönelik görevden alma oylamasından Keiko Fujimori’nin başında olduğu Fuerza Popular (FP)’nin destek vermemesi sayesinde kurtulmuştu.

1990-2000 yılları arasında Peru’yu yönettiği dönemde insanlığa karşı suçlar kapsamında bir çok suça da imza atan Fujimori, işlediği suçlardan ötürü 2007 yılında tutuklanmış ve 25 yıl hapse mahkum edilmişti. Fujimori’nin ayrıca rüşvet ve hukuki olmayan dinlemeler dolayısıyla da 10 yıldan fazla mahkumiyeti bulunuyor.
1934’te Peru’nun başkenti Lima’da doğan Alberto Fujimori, Japon göçmeni bir ailenin çocuğudur. 1961’de ziraat fakültesinden mezun olan Fujimori, 1964’te Strasbourg Üniversitesi’nde fizik, 1969’da Wisconsin Üniversitesi’nde matematik alanında kariyerini yaptı. Başarılı kariyerinin ardından 1984’te Peru Ulusal Ziraat Üniversitesi’nde rektörlüğe getirildi. 1990’da ise devlet başkanlığı seçimlerinde ünlü yazar Mario Vargas Llosa’ya rakip oldu, kimsenin şans vermemesine rağmen devlet başkanı seçildi.
Fujimori, radikal sol Abimael Guzman önderliğindeki Aydınlık Yol ve Marksist Tupac Amaru Devrimci Hareketi’ne karşı savaşa ağırlık verdi.
Fujimori, örgütlerin önde gelen üyelerine suikast, örgüte destek verildiğinden şüphelenilen köylerin boşaltılması ve köylülerin tutuklanması, örgütlerin üyesi olduğundan şüphelenilenlerin tutuklanmaksızın yargısız infaz edilmesi gibi sayısız uygulamaya onay verdi.
Grupo Colina adı verilen infaz timleri, toplama kampları, hakimlerin yüzlerinin gizlendiği temyiz olanağı olmayan askeri mahkemeler bu dönemde görülen uygulamalardandır.
Alberto Fujimori, 70 bini aşkın kişinin yaşamına mal olan Aydınlık Yol gerillalarıyla savaş esnasında sivil katliamlarının talimatını da verdiği biliniyor.
Japon asıllı olan Fujimori, iktidardan düşmesinin ardından hakkındaki davalardan kurtulabilmek için Japonya’ya sığınmış, 2007’de ise Şili tarafından Peru’ya iade edilmişti.
Aydınlık Yol lideri aynı zamanda felsefe doktoru olan Abimael Guzman’ın yakalanması ve 17 Aralık 1996’daki Tupac Amaru’nun Japon Büyükelçiliği’ne gerçekleştirdiği baskın Alberto Fujimori döneminde ön plana çıkan olaylardı.
Tupac Amaru militanları, Japon İmparatoru Akihito’nun doğum günü kutlamaları çerçevesinde Japon Büyükelçiliği’nde 500 kişinin katılımıyla yapılan etkinliğe baskın düzenlemişti.
22 Nisan 1997’de ise Fujimori’nin talimatıyla elçiliğe yapılan baskında yakalanan Tupac Amaru militanları infaz edilirken, rehineler herhangi bir zarar görmemişti.
2000’li yıllardan sonrası ise artık Fujimori için çöküş sürecidir. Büyük bir rüşvet skandalının patlak ermesi üzere Fujimori, 13 Kasım 2000 günü Brunei’deki ASEAN forumuna katılma bahanesiyle ülkeden kaçtı. 16 Kasım günü Valentin Paniagua, geçici olarak devlet başkanlığına getirildi. Fujimori, Japonya’ya kaçtıktan sonra istifasını açıkladı.
Yıllarca Japonya’da kalan Fujimori, 2005 yılı Ekim ayında yaptığı açıklamayla 2006 yılı Nisan ayında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerine katılacağını bildirdi. Ancak adaylığı siyaset yasağı olduğu için geçersiz ilan edildi.
7 Kasım 2005 günü Şili’ye gelen Fujimori tutuklandı.
3 Ocak 2006 tarihi itibarıyla Peru hükümeti Fujimori’nin yakalanması ve ülkesine iade edilmesi için karar çıkartıldı.
Şili Yüksek Mahkemesi, 21 Eylül 2007 tarihinde aldığı kararla Fujimori’nin Peru’ya iade edilmesine karar verdi.
Diktatör, Fujimori kendi talimatlarıyla ölüm timlerinin yaptığı infazlar nedeniyle 25 yıl, 2009’un Temmuz ayında rüşvet vermekten 7.5 yıla, aynı yılın Eylül ayında ise hukuk dışı yollardan dinleme, gazeteci, politikacı ve sanayicilere rüşvet vermekten 6 yıla mahkum edildi.
Yeni Özgür Politika