'Kapanma partisi' rezaleti

'Okullarda gerçekleşen bu tip olaylar, dinci-gerici toplum düzeni inşasına taşınan birer tuğladır'

GÜNCEL
Cuma, 29 Aralık 2017 (8 yıl 3 ay önce)

Bir anaokulunda yapılan, kız öğrencilere baş örtüsü giydirilip erkek öğrencilerin ayaklarını yıkatıldığı etkinliğin(!) üzerinden henüz iki hafta geçmemişken; sosyal medyada, henüz hangi okula ait olduğu bilinmeyen fotoğraflarda kız öğrencilere türban giydirilerek “kapanma partisi” yaptıkları görüntüler yayıldı.



 



Fotoğraflarda görüldüğü üzere; öğretmenlerinin organizasyonu ile türban giyerek “kapanma partisi” yaptırılan kız öğrenciler, üzerlerinde “kapandım mutlu oldum”, “haydi sen de kapan”, “hamdolsun kapandım” gibi cümleler yazan dövizler tutuyorlar.



 





 



Facebook’taki Öğretmenler Sayfası’nda yayımlanan gönderi, kısa sürede büyük tepki topladı. Tepkiler yoğun olarak; çocukların bu kararı verebilecek yaşta olmamaları sebebiyle bu tarz bir etkinliğin(!) çocuklar üzerinde baskı ve dayatma kurduğu çerçevesinde.



 



Milletvekili Barış Yarkadaş ise olayı meclise: “Henüz kendi başlarına tercih yapma yeteneğine kavuşamamış çocuklara zorla türban taktırılıyor. Sonra bu çocuklar öğretmen eşliğinde ‘Kapanma Partisi’ adlı etkinliğe katılıyor. Ellerine pankartlar tutuşturulan çocuklar, yaşıtlarına ‘Sen de kapan’ çağrısı yapıyor. İşte bu istismarın, inanç sömürüsünün ve yaşam biçimi dayatmanın ve zorbalığın başka bir örneğidir. MEB, bu rezaletlere izin veriyor, teşvik ediyor ve laikliğe açtığı savaşı küçücük çocukların arkasına saklanarak yürütüyor. Bu siyaseten ahlaksızlıktır. Çekin ellerinizi küçücük çocuklardan. Onları kirli politikalarınıza alet etmeyin.” sözleriyle taşıdı.



 



Ataerkil, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek



 



Ancak bu vahim olay, Yarkadaş’ın belirttiği şekliyle ‘laiklik tehdidi’ meselesi olarak daraltılmamalıdır. Bu ve benzeri olaylar; hükümetin müteahhitliğini yaptığı dinci-gerici toplum düzeni inşasına taşınan önemli birer tuğladır. Bu zihniyeti toplumun bütün katmanlarına yaymak açısından kritik olan çocuk ve gençlerin bu temelde aşılanması, kurulmak istenen toplum şekli/düzeninin devamlılığı açısından yeni nesle duyulan ihtiyaçtandır.



 



Çocuk ve gençlere toplu olarak bariz bir şekilde en rahat ulaşılabilen okullarda; öğretmenlik sıfatının öğrenciler üzerinde kurduğu otorite ve yaptırım gücü, bizzat hükümetin teşviği ile öğrencilerin ataerkil, dindar ve kindar bir toplumun sadık üyeleri olarak yetiştirilmesi amacına hizmet ediyor.