Yetki belgesinin cuma günü gönderileceği söylenen Posco Assan'da verilen söz tutulmadı
OHAL’in işçilere-emekçilere-tüm direniş dinamiklerine karşı ilan edildiğinin bizzat Tayyip Erdoğan tarafından alenen açıklandığı 2017’de işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı en yaygın saldırı biçimi sendi düşmanlığı ve sendikalaşan işçilerin kıyıma uğraması oldu. Sadece son birkaç hafta ya da ayda Norm Altaş, HT Solar, Na-De Elektrik, Posco Assan, DHL Express, Kod-A, Akkim işyerlerinde yaşananlar bu yaklaşımların tipik ifadesidir. Bu işyerlerinde işçiler yasal haklarını kullanarak sendikalaştıkları için kıyıma uğradılar. Sendikalar yetki aldıkları halde patronlar bu yetkiyi fiilen işlevsizleştirecek sayısız dalavere çevirdiler.
Güney Kore sermayeli Posco ile Tayyip Erdoğan’ın oğlunun TÜRGEV’ine milyarlarca “destek veren” Kibar Holding ortaklığındaki Posco Assan’da yaşananlar bu yaklaşımın en tipik yansıması oldu. Aynı zamanda yandaş patronların nasıl bir “koruma zırhı” kuşandıklarının da…
Posco Assan’da kötü çalışma koşullarına, keyfiyete, ücret düzensizliklerine karşı DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nda (BMİS) örgütlenen işçilerden 90’ı parça parça olacak şekilde işten atıldı. Sendika çoğunluğu sağladığı halde Çalışma Bakanlığı bunun teyit ederek, yetki belgesini bir türlü göndermedi. CHP’li milletvekillerinin araya girmesi üzerine AKP “biz çözeriz” diye işe “el attı”. Sonuç değişmedi, değişmediği gibi AKP’nin Kocaeli milletvekili işçileri “suçlu” olarak kodladı.
Kibar Holding’le AKP arasındaki “tamamen duygusal” ilişki sendikanın yetki belgesinin verilmesini bile ayrı bir ezaya çevirdi. Birkaç dakikada hazırlanacak yetki belgesi onlarca gün geçmesine rağmen gelmeyince işçiler geçtiğimiz salı günü işten atılan arkadaşlarının geri alınması ve yetki belgesinin verilmesi talebiyle Ankara’ya yürüyüş yapacaklardı. Yürüyüşün ilk gününde polisin saldırısına uğramışlar, aralarında sendikacıların da olduğu 30 kişi yerlerde sürüklenerek gözaltına alınmışlardı.
İkinci gün de Çalışma Bakanı’nın “Yetki belgesini Cuma gününe kadar göndereceğiz” sözü üzerine yürüyüşlerini ertelemişlerdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sözünü yerine getirmedi. Cuma günü göndereceğini söylediği belge gelmedi. İşçiler daha önce de açıkladıkları gibi salı gününe kadar bekleyeceklerini, gelişme olmaması halinde Ankara yürüyüşüne yeniden başlayacaklarını açıkladı.