Bin odalı sarayda yaşayan Erdoğan asgari ücreti eleştirenleri "elinize dizinize dursun" diye hedefe çaktı
“İtibardan tasarruf olmaz” diye buyuran ve binlerce işçinin bir aylık ücretiyle oturduğu sarayın sadece elektrik harcamaları bile denkleşmeyen Tayyip Erdoğan, asgari ücretin AGİ ve patronlara yapılacak katkı da dahil bin 603 TL olmasına itiraz edenleri “Beyefendiler asgari ücreti beğenmiyor, elinize dilinize dursun” diye hedefe çaktı.
AKP’li son 15 yılda asgari ücretin nasıl arttığıyla övünen Erdoğan kendisinin sadece bir aylık ücreti 40 bin TL’yken (diğer örtülü-örtüsüz ödenekleri, oradan buradan şu ya da bu şekilde gelenleri saymıyoruz!) ardı ardına yapılan zamlarla işçinin daha cebine girmeden buharlaşacak sözümona “zammı” çok buldu.
Elektriğe-suya-havaya-ulaşıma-barınmaya-en temel besin maddelerine-sağlığa-eğitime… kısacası bir emekçi ve ailesinin yaşamlarını sürdürebilmeleri için zaruri olan tüm ihtiyaç kalemlerine “savaş ve rant bütçesine” de konulduğu gibi ardı ardına zammın yağdığı bu zamanda Erdoğan partisinin Sinop İl Örgütü’nün 6. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada şunları söyleyebilme cüreti gösterebildi:
Dün asgari ücret açıklandı. 1603 TL. Asgari ücreti beyefendiler beğenmiyor. 2002 yılında asgari ücret 184 liraydı. Biz bunu geçen yıl bin 404’e çıkardık. Şimdi ise yüzde 14,3’lük artışla bin 603 TL’ye çıktı. Ya eline diline dursun. Nereden nereye. Asgari ücreti 9 kat arttırmış olduk. Hiçbir zaman da enflasyonun altına düşürmedik. İstihdamı teşvik etmek için bu asgari ücrete 100 lirada işveren teşviki uyguluyoruz. Türkiye zenginleştikçe 81 vilayetin her biri payını alacaktı Kişi başına düşen gelir 3 bin 500 dolardı. Bugün ise kişi başına düşen milli gelir 11 bin dolar oldu. Asgari ücret de büyük bir artışla bin 603 lira. Bizim için siyaset bir amaç değil bir araçtır. Siyaset makam ve mevki kapısı değil millete hizmet etmenin ve ülkeyi layık olduğu seviyelere taşıma kapısıdır. Türkiye son 15 yılda hangi sorumluluğu üstlendiyse hepsinin hakkını fazlasıyla vermiştir.