Rosa ve Karl anıldı

Berlin’de on binlerce kişi Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i andı

DÜNYA
Pazar, 14 Ocak 2018 (8 yıl 5 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA



 



15 Ocak 1919’da Berlin’de katledilen Almanya işçi sınıfının önderleri Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg, bugün Berlin’de on binlerce kişinin katıldığı gösteri ve törenle anıldı.



 



Katledilişlerinin üzerinden 99 yıl geçmesine rağmen Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg’un on binler tarafından anılmaya devam edilmesi, bıraktıkları sosyalizm ideali ve mücadele mirasının güçlü bir şekilde devam ettiğinin göstergesi olmayı sürdürüyor.



 



Her yıl olduğu gibi bu yıl da sabahın erken saatlerinde ilk olarak Frankfurter Tor’de bir araya gelen binlerce kişi savaşa, sömürüye ve ırkçılığa karşı pankart ve dövizlerle Sosyalistler Mezarlığı’na kadar yürüdü.



 



1996’dan bu yana aralıksız olarak yapılan anma gösterisi ve etkinliğinde bu yıl da savaşa ve militarizme karşı mücadele mesajları öne çıktı.



 





 



Sol Parti, DKP, MLPD gibi partilerin yanı sıra Türkiye ve Kürdistan kökenli örgüt ve dernekler de eylemde pankartlarıyla katıldı. Yürüyüş sırasında yasaklı Öcalan posterleri ve Kürt bayraklarının taşındığını bahane eden polis, iki kez eyleme saldırdı. Kitle, müdahaleye sloganlarla yanıt verdi.



 



Sosyalistler Mezarlığı’nda yapılan anma töreninde, Almanya’nın ve Avrupa’nın değişik kentlerinden anmaya katılan on binlerce kişi de taşıdıkları karanfilleri, Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg anısına mezarlığa bıraktı. Sol Parti Eş Başkanları Katja Kipping ve Bernd Riexinger ve Meclis Grubu Eş Başkanları Sahra Wagenknecht ve Dietmar Bartsch çelenk bırakanlar arasındaydı.



 





 




Rosa ve Karl sosyalizm mücadelemizde yaşıyor!





Ölümsüz devrimci önderler Rosa Luksemburg ve Karl Liebknecht‘in ideallerinin yön verdiği “Ya barbarlık içinde yok oluş, ya sosyalizm!” sözü -klişe ama bir o kadar da gerçeği yansıtan bu sözleri- bugün her zamankinden çok daha fazla güncel.





Bir yanda dünya kapitalizminin çok boyutlu derinleşen yapısal krizi, karşıt uçta ise dünya proletaryası ve halklarının genişleme ve sıçrama eğilimleri taşıyan direnişlerine tanıklık ediyoruz.





Aynı zamanda, militan sosyalizm mücadelesini geliştirmek açısından, kaçırdığımızda vebalini taşıyamayacağımız tarihsel fırsatlar dönemindeyiz. Tıpkı Rosa’lar gibi, kapitalizme karşı militan sosyalizm mücadelesini, sınıf işbirlikçiliğinin, reformizmin ve sosyal şovenizmin engellerine karşı da yükseltmenin kaçınılmaz olduğu bir dönemi yaşıyoruz.





Rosa Luksemburg ve Karl Liebknecht’i yaşamları gibi ölümleriyle de, sınıf mücadeleleri tarihine yazdıran da budur. Ortaya çıkan devrimci durumu büyük bir cesaretle iktidara taşımaya çalışan iktidar perspektifidir!





Bu yüzden, 19 Ocak 1919‘da Berlin‘de alçakça katledilme kararlarının altında belki Sosyal Demokrat hükümetin imzası vardı. Fakat, Alman Hükümeti’nin arkasında tüm dünya gericiliğinin desteği bulunmaktaydı.





Rosa ve Karl, Almanya‘da varolan siyasal altüst oluşun “Devrim ve sosyalizmin kaçınılmaz olduğu” gerçeğini gösterdiğini pratikleriyle birleşik savunan devrimci önderlerdi. Dünya gericiliği, gelişen devrimi boğabilmek için önderlerini katletti.





Emperyalist burjuvazi ve Sosyal Demokrat işbirlikçileri, devrimin önünü almakta zorlandıkça saldırganlıkları da artmıştı. Sınıf işbirlikçiliğine, reformizme ve sosyal şovenizme karşı ödünsüz devrimci önderler bu koşullarda katledildiler. Almanya’da devrim yenildi.





Rosa’ların da uğruna can verdikleri sosyalizm ve sınıfsız toplum idealleri, ölümlerinin üzerinden 99 yıl geçmesine karşın hala güncel.





Onları, komünistler, devrimciler, dünya proletaryası ve emekçilerinin ortak belleğinden silemiyorlar. Her ölüm yıldönümlerinde dünyanın dört bir yanından Berlin‘e onbinler akıyor.




 




Ya barbarlık ya sosyalizm!





Bugün dünya proletaryası ve halkları emperyalist kapitalizmin krizinin faturasını ödememek için direniyor. Her an, hangi kıta ya da ülkeden patlayacağı belli olmayan direnişler gelişiyor. Sokaklara akan milyonlara rağmen, sınıf ve emek hareketinin, kapitalizme karşı sosyalizmi hedefleyen militan devrimci bir önderlikten yoksunluğu, kendisini yakıcı biçimde dayatmaya devam ediyor.





99 yıl önce Rosa’ları katleden emperyalist burjuvazi, yıllara yayılan savaşımlarla kazanılmış bütün hakları sıfırlamaya çalışıyor.





Bir yandan -yaşadığı yapısal kriziyle birleşik seyreden- emperyalist yeniden paylaşım savaşları yürütüyor, bir yandan da savaşların yıkımını halkların yıkımına dönüştürüp direnme dinamiklerini zayıflatmaya çalışıyor. Her türlü barbalığı da beraberinde ortaya çıkartarak.





Bugün dayatılan barbarlığa karşı 'Vardık! Varız! Varolacağız!' demenin, militan sosyalizm mücadelesini yükseltmenin zamanıdır!





Tıpkı Rosa’lar gibi 'Cüret ettim!' diyen atılganlığı göstermenin, önümüzde duran tarihsel devrimci görevleri büyük bir cesaretle omuzlamanın zamanı!





Rosa ve Karl sosyalizm mücadelemizde yaşıyor!