İşsizlik sigortasında göz boyama!

GÜNCEL
Salı, 2 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

İşsizlik Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Buna göre işsizlik ödeneği, yatırılan prime göre asgari ücretin 1.5 katına kadar çıkabilecek.



2007'YE İŞSİZ GİRDİLER
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde yeni yıl öncesinde 82 işçinin işine son verildi.

Hastanenin temizlik kadrosunda Güzel İzmir adlı taşerona bağlı olarak çalışan işçilerin kovulma gerekçesi, 82'sinde de: Performans düşüklüğü!
Fakat asıl sorun işsizlik ödeneğinin -ki hala öyle- sefalet boyutunda yer alması değil, işsizlik ödeneğine ulaşamamakta!

İş Kanunu'na göre, 6 aylık işsizlik ödeneğini, son 120 günü kesintisiz olmak üzere son 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödemiş ve kendi kusurları dışında işten atılmış işçiler hak ediyor.

İşsizlik Sigortası Kanunu'nda değişiklik kapsamında prim gün sayısı 600'den 510'a düşürüldü. Fakat bu düzenleme de göz boyamaktan başka bir amaç taşımıyor! Çünkü patronlar tarafından sigortaların ödenmemesi bir yana, işçiler kendilerini işsizlik ödeneğini hak edecek şekilde kovdultmayı bir türlü beceremiyorlar!

İş Yasası, patronları tazminat ödemekten kurtarmak için yol haritası işlevi görüyor. En çok kullanılan kovma gerekçesi ise hepimizin yaşadığı gibi performans düşüklüğü. Bu durumda işçilerin tazminatlar gibi, işsizlik ödeneği hakkı da gasp edilmiş oluyor.

Bir patron örgütü olan MESS'e göre geçtiğimiz yıl işten ayrılan toplam 1 milyon 997 bin 872 kişinin sadece yüzde 16.6'sının işyerleriyle ilişiği işsizlik ödeneğine hak kazanacak şekilde kesildi.

Patronları bu konuda araştırmaya iten etken ise İşsizlik Ödeneği Fonu'nda biriken devasa parayı yağmalamak.

İşsizlik Sigortası Fonu'nda biriken para geçtiğimiz Ekim ayının sonunda 22.6 milyar YTL'ye ulaşmıştı. Biriken bu paranın KOBİ'lere kaynak adı altında burjuvaziye peşkesi gündemde. Büyük ihtimalle İşsizlik Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikler kapsamında, kamuoyuna yansıtılmasa da bu yönde de adımlar atıldı.

İşsizliğin ve fondan yararlanamamanın yarattığı tepki birikiminin büyük bir mücadeleye eksen oluşturma potansiyeline ilişkin bir veri ise Türk-İş tarafından duyuruldu.

Geçen yıl Türk-İş Başkanı Salih Kılıç'a şahsen veya yazılı olarak 3 bin 247 talep ve başvuruda bulunuldu. Bunları yüzde 52'sini iş talepleri oluşturuyor.

Milyonlarca işçi "ben tek başıma ne yapabilirim" diyerek "kaderine razı olup" patronlar ve onların devletinden beklenti duyarken; sınıfsal eylemin gücünü unutan bin 500'den fazla işçiyse bireysel olarak sarı sendikacıların kapısını aşındırıyor, şimdilik...