Efrîn işgalinde 'daha şimdiden'

Toplumsal gericilik birikimi Efrîn işgalinin faturasının ağırlığına hazırlanıyor

GÜNCEL
Pazar, 21 Ocak 2018 (8 yıl 2 ay önce)

Teröristlerin Amanos’tan Türkiye’ye giriş yaptıkları bölge” denilerek “milli bir dava” haline getirilmeye çalışılan Efrîn işgal girişimi ikinci gününde devam ediyor.



 



Operasyonu içerdeki toplumsal gericilik birikimini şahlandıracak, mevcut iktidar blokunun gücüne tapınmasını sağlayacak bir güç gösterisiyle yönetmeyi esas almalarına rağmen daha ikinci gününde “zorlanacaklarını” itiraf ettiler. Bu gerçek medyatik şovlarla “operasyonu yöneten komutan” mertebesine yükselmeye çalışan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından bizzat ifade edildi: “Daha şimdiden yaralılarımız, gazilerimiz var” dedi Akar.  Bu “itiraf” bile “akacak Mehmetçik kanına hazır olun” niteliği taşıyordu. Diğer taraftan da, Efrîn’in işgalindeki ısrar, “daha şimdiden” denildiğine göre devam edecekti. Şovenizm zehriyle sarhoş edilmeye çalışılan toplumsal gericilik birikimi de buna hazır olmalıydı!



 



Bir savaş karargahının en baş köşesine kurulmuşçasına haber yapan burjuva medya “karadan da girdik, giriyoruz...” diye bu sarhoşluk halini gıdıklamaya çalışsa da “daha şimdiden” girmeye çalışan iki tanklarının imha edildiğini Kürt kaynaklarından öğreniyoruz.



 



ANF’ye yansıyan habere göre işgal ordusu karadan Efrîn'in Şera ilçesine bağlı Dikmetaş köyüne girmeye çalıştı. YPG-YPJ savaşçılarının karşılık vermesi ardından çıkan çatışmada Türk ordusuna ait 2 tank imha edildi. 



 



Efrîn'nin Cindires'e ilçesine karadan girmeye çalışan işgalci Türk ordusuna ait araçlar YPG-YPJ savaşçılarının direnişi karşısında geri çekilirken, arazide kalan Türk askerleri savaşçılar tarafından denetime alındı. 



 



Öte yandan işgalci Türk ordusunu Bilbilê ilçesinin Kurdo ve Baliya köylerine top ve havan atışı yapına Türk ordusu ile YPG-YPJ savaşçıları arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.



 



Raco ilçesinin Sorkê köyünde de Türk devleti tarafından daha önce sınıra örülen duvarın bir bölümünün kaldırıldığı bildirildi. Bölgede keşif uçaklarının yoğun haretliliği devam ediyor.



 



Bu arada beklenildiği gibi karadan girmekte hayli zorlanacaklarını anlamış olmalılar ki savaş uçakları bugün yeniden havalanmak zorunda kaldı. Her açıdan eşitsiz olan bu savaşta özgürlük düşü dışında bir gücü olmayan Kürt halkı ve zeytinle özdeşleşmiş Efrîn’de ancak havadan bombalayarak artistlik yapabilirlerdi!



 



Türkiye’nin garantörlük yaptığı ve bu arada birlikte kirli-karanlık planlar devşirdiği cihatçı savaş çetelerinin İdlip’ten çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldıkları bir anda gündeme getirildi saldırı. ABD “Kapsama alnımda değil” diyerek operasyonu fiilen seyirci kaldı. Rusya ve Suriye, İdlip’e girmenin karşılığında Efrîn’i faşist Türk rejiminin önüne attı.



 



Suriye’nin yerle bir edildiği savaş yıllarında istikrarın korunduğu tek bölge niteliği taşıyan Efrîn, faşist iktidar blokunun borazanı medya tarafından verimli toprakları, zeytini ve diğer doğal kaynaklarıyla savaşın yıkımından kaçarak Türkiye’ye sığınan “Suriyeli göçmenler için” denilerek; ama esasta cihatçı çeteler için “yurt” olabilecek adres olarak pazarlandı. Burjuva “muhalefet” cephesinin CHP gibi aktörleri o tanıdık “milli refleksler”le hızla gerçek kimliklerine kavuştu. Efrîn işgal harekatını sonuna kadar destekliyorlardı! Daha dün “önce kefen giyen tosunlar gitsin” demişlerdi oysaki… Şimdiyse mevzu bahis olan oldukça kritik bir “milli” görevin yerine getirilmeye girişilmesiydi! Burjuvazinin tüm cenahlarının genetik kodlarındaki Kürt düşmanlığını ve yayılmacı kirli hayallerini faş edercesine…



 



Mazlum Kürt halkının kendi gücü dışında güvenebileceği herhangi bir adresin olmadığını tarih bir kez daha ortaya koydu. Bu gerçek aynı zamanda Türkiye başta olmak üzere dünyadaki tüm toplumsal ilerici güçlerin hanesine yazılmış “görevler” olarak karşımızda duruyor. Bir “barış” ve “halklar bahçesi” olan Efrîn’e ve oradaki direnişe ancak ve ancak toplumsal ilerici güçler sahip çıkabilir. Efrîn halkı ve onun savunma güçlerinin bu işgal harekatına kolay kolay pabuç bırakmayacakları açık. Fakat bunun faturasının Kobanê’de olduğu gibi ağır bir yıkıma ve devasa bedellere malolmaması bu gücün “Efrîn’deki işgale son!” demesine bağlıdır.