Mesajların bombayla verildiği Ortadoğu topraklarında nicedir yeni bir mesaj aracı daha var: Enerji! Ve şimdi İran, emperyalizmin nükleer enerji üretiminde kendisini sınırlayan hamlesine "rest" diyerek Türkiye'ye doğalgaz akışını kesti!
Uzunca bir süredir ABD emperyalizmi tarafından ilan edilen “şer ekseni ülkeler” listesinin başında yer alan İran ekseninde, Aralık ayının son iki haftasında yaşananları hatırlayalım:
İran hükümet sözcüsü Gulamhüseyin İlham, 18 Aralık’ta İran’ın 2007 yılı başından itibaren petrol satışını dolar yerine euro ile yapacağını, dış ticarette de doların yerini euronun alacağını açıkladı. 24 Aralık’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İran’ın nükleer programını gerekçe göstererek bu ülkeye yaptırımlar öngören karar tasarısını kabul etti. Ve son olarak İran Parlamentosu 27 Aralık’ta hükümetin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu‘yla (UAEK) işbirliğini yeniden gözden geçirmesini (aslında kısıtlamasını) öngören yasayı ezici çoğunlukla kabul etti.
21'inci yüzyılın en güçlü silahlarından biri haline gelen enerjiyle ilgili satranç maçındaki nefes kesici hamleleri de hatırlayalım:
Önce Ukrayna'da batı emperyalizmi eliyle tezgahlanan turuncu darbeye karşı Rusya bu ülkeye doğalgaz akışını keserek asıl olarak Avrupa'yı gazsız bırakmıştı. Daha sonra gaz akışı normal fiyatının neredeyse 5 katı bir para karşılığında açılmıştı!
Rus devi Gazprom, Avrupa'dan sonra Gürcistan'ı da pes ettirdi. Gazprom bin metreküplük doğalgazın fiyatını 110 dolardan 235 dolara çıkarınca Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili Ankara'ya koşarak Azerbaycan'ın Şahdeniz gazından Türkiye'nin 2.8 milyar metreküplük payının bir bölümünün Gürcistan'a devredilmesini istedi. Türkiye kabul etse, faturayı biraz olsun düşürme (çünkü Ruslar 260 dolardan veriyor, Azerbaycan 130 dolardan satacak) ve bu sayede tam da seçim yılında gazı ucuzlatma fırsatından vazgeçecekti; reddetse boru hatları nedeniyle ilişkileri stratejik düzeye çıkmış komşuyu gücendirecekti.
Üç gün süren görüşmeler, Gürcüler'in ödeme planı verememesi nedeniyle sonuçsuz kaldı. Saakaşvili son umutla Azerbaycan'a başvurmaya hazırlanırken "süpriz" bir gelişme oldu: Şahdeniz'de bir numaralı kuyudaki "teknik sorun" sonucu üretim durdu! Gürcistan basınına göre ise sorun kuyuda değil, Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattında: "Nedeni belirlenemeyen" bir patlamayla hat devre dışı kaldı! Gazprom'la gerilimin arttığı sırada Rusya'dan gelen gaz hattı da bir patlamayla devreden çıkıvermişti!
"Sorun"un çözümünün haftalar bulacağı anlaşılınca ısının eksiye indiği Gürcistan, Moskova'ya beyaz bayrak sallamak zorunda kaldı : Rus gazına 235 dolar ödeyecek. Nakit ve peşin!
Sıra geldi Azerbaycan'a. Gazprom ona çifte ceza kesti: Hem fiyatı 230 dolara çıkardı, hem de verdiği gazı 4.5 milyardan 1.5 milyar metreküpe indirdi. Azeriler reddedince 1 Ocak'ta sevkiyatı durduracağını açıkladı.
Daha sonra Azerbaycan'dan karşı hamle geldi: Devlet Başkanı İlham Aliyev, yılda 5 milyon ton petrol pompalanan Bakü - Novorosisk boru hattını, "Rus gazını elektrik üretiminde kullanıyorduk. Gaz kesileceğine göre biz de mecburen petrolden elektrik üreteceğiz" diyerek kapattığını duyurdu.
Azerbaycan bununla da yetinmedi ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun artık anlamının kalmadığını belirterek NATO'nun kapısını çaldı. Azerbaycan'ın NATO üyeliğini en çok destekleyen ise Türkiye oldu.
Bu işe en çok kızan ise tabii ki Rusya. Ve şimdi İran, iç talebi dahi karşılayamadıkları gerekçesiyle Türkiye'ye olan doğalgaz akışını iki ülke arasındaki doğalgaz ihracatı anlaşmasına rağmen kesti.
Dikkatler Türkmenbaşı'nın ölümünden sonra Orta Asya'daki emperyalistler arası nüfuz mücadelesine çekilirken, son gelişmeler, satranç maçının Orta Asya ile Ortadoğu arasında iç bağıntılar üzerinden de sürdürüldüğünü gösteriyor. Karşılıklı mesajların pompayla ve bombayla verildiği bölgede, asıl sorun işçi sınıfı ve emekçi halkların mesajını nasıl vereceği!