Ankara'da KESK'den açıklama

KESK Ankara Şubeler Platformu Efrîn savaşı, OHAL rejimi ve KHK'larla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi

GÜNCEL
Cumartesi, 27 Ocak 2018 (8 yıl 2 ay önce)

KESK Ankara Şubeler Platformu Afrîn'deki savaşa ve savaşa tepki gösterenlere karşı yürütülen kirli savaşa karşı açıklama yaparak, tepki gösterdi. TTB’ye dönük linçe, KHK’larla yapılan ihraçlara, savaş politikalarına ve saldırganlığa karşı saat 14:00'de SES Ankara Şube’de gerçekleştirilen basın açıklamasına KESK Ankara Şubeler Platform üyeleri ve ihraç edilen kamu emekçileri katıldı. 



 



KESK Şubeler Platformu basın açıklamasında 6. kez uzatılan OHAL-KHK rejimi altında olağan hukukun askıya alındığı, başta 45 gün denilerek ilan edilen OHAL’in bugün itibariyle 555. gününe girdiği, OHAL’in uzatılması için hiçbir gerekçe yokken 19 Ocak’ta yenidne uzatıldığı ve akabinde Efrîn’e saldırının başladığı belirtildi. 8 gündür devam eden savaşın nereye evrileceğinin bilinmediğinin, ülkenin emperyalist ilişkiler bataklığı içinde nereye sürükleneceğinin belirsizleştiğinin vurgulandığı açıklamada, bu savaşın Türkiye halkları için değil Sarayın içerde ve dışarda sarsılan itibar ve imajının tahkimi için başlatıldığı ifade edildi. Saray’ın 2019 seçimlerine odaklanmış şekilde korku politikalarını derinleştirme siyaseti izlediği dile getirildi.



 



Biz kamu emekçileri; OHAL’i, OHAL’in uzatılmasını ve ülkenin adeta  yangın yerine dönmesine neden olabilecek son Afrin müdahalesini halka yönelik hukuk dışı faaliyetler olduğunu ifade ediyoruz” denilen açıklamada, OHAL ve devamındaki savaş halinin işçi ve emekçilerin daha fazla yoksullaşması, işsiz kalması anlamına geldiği vurgulandı. OHAL’le birlikte Meclis’in tamamen işlevsizleştirildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, tüm kararların bir gece ansızın alındığı vurgulandı.  



 



OHAL’de gerçekleşen tutuklamalara, hak gasplarına, saldırılara değinilen açıklamada, “En son yaşanan TTB’ye yönelik saldırılar bunun bir örneğidir. Mesleki etikleri gereği yaşamın safında duran hekimlere yönelik başta AKP Genel başkanının tutumu ve açıklamaları olmak üzere yandaş örgütlerinin açıklamaları da ciddi tehdit ve tedhiş içermektedir. Buradan bir kere daha duyurmak isteriz. Savaş tüm toplumun başta sağlığını riske atmaktadır ve sadece sağlığını değil bir bütün olarak tüm toplumsal boyutlarını olumsuz etkileyecektir. Türkiye halklarının savaşa değil barış ve refaha ihtiyacı vardır. TTB’nin açıklamasında reel durumu açıklayan  “savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklaması yerinde ve doğru bir açıklamadır. Bir kez daha tüm gücümüzle Savaşa Hayır Diyoruz” diye belirtildi. 



 



Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:



 




OHAL ve devamındaki hukuk dışı düzenlemeler yüzbinlerce kişiyi ihraç ederken milyonların yaşamını olumsuz etkilemiştir. AKP’nin Suriye politikasızlığı nedeniyle her mevsim ülkeyi başka bir felakete sürüklediği bu süreçte girişilen savaştan ne kadar süre sonra ve hangi şekilde çıkılacağı da belirsizdir. Bu süreçte haksız bir şekilde ihraç edilen kamu emekçileri haklarını aramak için idare mahkemelerine gittiklerinde AKP bir gece ansızın çıkarılan KHK’lerle idare mahkemelerine doğrudan gitmeyi yasaklamıştır. Çıkarılan 26 KHK iç tüzüğe aykırı bir şekilde henüz TBMM Genel Kurulu onayından geçirilmemiştir. AKP’nin vekil aritmetiği yeterli olmasına rağmen bu KHK’leri yasama ve yargı denetiminden kaçıran AKP hükümetidir. Anayasa Mahkemesinin bu KHK’ler hakkında yetkisiz olduğunu karara bağlaması ve en son yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararını tanımaması sonucunda Anayasal düzen askıya alınmış ve bu fiili durum devam etmektedir. Söz konusu süreçte bu hukuksuz düzeni içerisinde yine olağan hukuka aykırı bir şekilde kurulan “OHAL Komisyonu” ihraçlara tek hak arama yolu olarak gösterilmiştir. 104.789 başvurunun yapıldığı bu komisyonun; AKP’nin ihtiyaç duyduğu zamanı kazandırmak, yapılan haksızlıkları gizlemek, yargı, anayasa mahkemesi ve AİHM yollarının geciktirilmesi dışında bir işlevi yoktur. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça kararı dahil verilen ret kararları göstermektedir ki OHAL komisyonu hukuk dışı kararlara imza atmaktadır. Söz konusu bu rejimde dahi yargı yolu ile masumiyetleri ortaya konulan yüzlerce kamu emekçisi, haklarında soruşturmaya/kovuşturmaya yer yok kararı verilen binlerce kişi bu hukuksuz OHAL komisyonunun kararını beklemektedir. Arkadaşlarımız Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevini dün itibariyle sonlandırarak mevcut mücadelelerini yeni bir aşamaya taşımışlardır.  Yaşamları ve sağlıkları bizim için her şeyden önemlidir.  Arkadaşlarımızın bugüne kadarki mücadelesini selamlıyor OHAL-KHK rejimine karşı son arkadaşımız işine geri dönünceye kadar mücadelemize devam edeceğimizi ifade ediyoruz. 



 



Saygıdeğer Basın Emekçileri;



 



Biz KESK’li emekçiler ilk günden bugüne “masumiyet karinesi”, “kanunsuz suç ve ceza olmaz”, “suç ve cezalandırmanın şahsiliği” gibi evrensel hukuk ilkelerini bu haksızlıkların yaşanmaması için sürekli savunduk. Savunmaya devam edeceğiz. Gelinen aşamada artık ortaya çıkan bir gerçek şudur. İhraçların içerisinde “yüzde bir bile hata yok” diyen AKP, yine yanılmıştır. 116.000 kişiyi işten atan AKP şu ana kadar 3.000’den fazla kamu emekçisine “pardon”,  “ihracınızda haksızlık yapılmış”, “10 gün içerisinde işbaşı yapabilirsiniz” demiştir. Yine bylock kullanıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, tutuklanan ve ihraç edilen binlerce kişinin de aslında “mor beyin” adlı bir program kullandıkları ortaya çıkmıştır. Ancak ihraç edilen kişilerin ve ailelerinin bireysel olarak uğradığı zulümle birlikte bu haksızlığın faturası halkın vergileri ile ödenmektedir. İşe iade edilenler kamu hizmetinden uzaklaştırıldıklarından kamusal hizmet sunamadıkları gibi iade sonrası almaya hak kazandıkları tazminatları kamuya vergi yükü olarak dönmüştür. 2018 yılı AKP’nin OHAL ve iktidar bekası nedeniyle zam ve yeni vergiler yılı olmuştur. AKP her alandaki irrasyonel siyasetinin faturasını halka yüklemektedir.  



 



Değer Basın Emekçileri;



 



Son olarak OHAL ve Savaş hükümetine dönüşen AKP metal grevini yasaklamış, en temel haklardan olan barış savunuculuğu cezalandırmaya başlamıştır. Biz emekçiler metal grevinin bugünden selamlıyoruz. Başta Ankara olmak üzere Türkiye genelinde barış savunucularına ve OHAL’de hakkını arayanlara yönelik kısıtlama ve hukuksuz saldırıları kınıyoruz. 



 



Bitirirken; Bizler emeğin ve barışın yanında savaşın karşısında durmaya devam edeceğiz. Başta TBMM olmak üzere tüm kurumları ve halkımızı OHAL hukuksuzluğuna karşı durmaya çağırıyoruz. Emekçiyiz, Haklıyız, Mutlaka Kazanacağız.



 



Basına ve Kamuoyuna Saygı ile duyurulur"



 



KESK ANKARA ŞUBELER PLATFORMU