15:50 Hekimler aramadan sonra bina içinde açıklama yaparak hakikatten neden bu kadar korkulduğunu sordular
15:50
TTB’deki çilingirli aramadan sonra üyeler tarafından bina içinde de bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Hekimler binanın bu şekilde basılmasına, hırçın bir şekilde aranarak adeta tarumar edilmesine tepki gösteren hekimler, açıklamalarının arkasında olduklarını, bir toplum örgütü olan TTB’nin ülkede bu kadar yanlış varken susamayacağını, fakat en küçük bir sorgulamanın bile saldırganca karşılanıp, seslerin bastırılmaya çalışıldığını ifade ettiler.
Olup bitenler karşısında aslında daha sert bir açıklama yapmak haklarının olduğunu, fakat dönemin hassasiyetlerini dikkate alarak oldukça yumuşak bir uyarıda bulunduklarını söyleyen hekimler, buna bile tahammül gösterilmemesinin ciddi bir zayıflığa işaret ettiğini söylediler.
TTB Merkez Konsey eski üyesi Deniz Dülgeroğlu, TTB’nin önemli bir gelenek ve demokrasi örgütü olduğunu söyleyerek, yapılan aramaların ardından materyallere el konuşmasına tepki gösterdi. TTB tarafından Efrîn saldırılarına karşı yapılan açıklamada yapılan, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” vurgusunu hatırlatan Deniz, “Buradan bir suç yaratmak istediler. Topluma da bu şekilde yansıttılar. Başta cumhurbaşkanı olmak üzere linçe hazır kesimler de üzerimize çullandı. Ardından da arkadaşlarımız gözaltına alındı” dedi.
“Burada o kadar çok emek o kadar çok çalışma var. Hırçın bir şekilde burası tarumar edildi” diyen Deniz, “Biz toplum için hekimler için önemli işler yapan bir meslek örgütüyüz. Ayrıca topluma karşı sorumluluklarımız var. Ülkede bu kadar yanlış varken biz susamazdık. Bizim bir sözümüz var bunu da toplumla, meslektaşlarımızla elbette ki paylaşacaktık. Farklı görüşe, hakikate tahammülleri yok. Madem siz haklısınız neden bu kadar korkuyorsunuz?” diye sordu.
Hekimlerin açıklamalarından sonra TTB merkez binasına gelen CHP milletvekilleri ve kitle örgütü-parti temsilcileri birer konuşma yaparak dayanışma içinde olacaklarını belirttiler, yapılan muameleyi protesto ettiler.
15:05
Çilingir marifetiyle girilen TTB merkez binasındaki arama sona erdi. Nerden baksak keyfilik ve hoyratlık taşıyan bu arama öncesinde bina polis ablukasına alınmıştı. Önünde toplanan çeşitli kitle örgütü ve parti temsilcileri, hekimler polis zoruyla karşı karşıya kalmıştı.
Arama bittikten sonra bina önünde açıklama yapan TTB avukatı Mustafa Güler yaşanan durumun mevcut hukuksal işleyişe her açıdan aykırı olduğunu, süreci anlatarak gözler önüne serdi.
16 yıllık hukuk müşavirliği yaşamında böyle bir uygulamayla karşılaşmadığını belirten Güler, bir gün öncesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı emriyle bir soruşturmanın başlatıldığını öğrendiklerini ve savcılıkla görüşerek herhangi bir ifade verme işlemi gerekiyorsa gelebileceklerini söylediklerini, ama buna rağmen sabah saat 06:00’da evlerin basıldığı, TTB binasının da çilingir marifetiyle açılarak aranmaya başladığını belirtti.
Bütün bu işlemlerin hepsinin dayanağında hekimlik değerlerini savunan bir basın açıklamasının olduğunu, bu açıklamanın olduğu gibi bu kararın da içerisine alındığını, başka da bir iddia ve delilin bulunmadığını vurguladı.
Aramada bütün kayıtların belgelerin araştırıldığını, bazılarına el konulduğunu söyleyen Güler, bunların arasında çeşitli dernek ve örgütlerin afişlerinin, Gezi Direnişi dönemine ilişkin belgelerin de bulunduğunu ifade etti. Güler, bilgisayarların hard disklerinin de alındığını, imajlarının alınmasını istediklerini, itirazları üzerine savcılıktan ek bir karar çıkartılarak hard disklerin götürüldüğünü belirtti.
Hard disklerde TTB’nin hekim veri tabanının, üyelik, mali-muhasebe bilgilerinin bulunduğunu ifade eden Güler, binadaki tüm dijital malzemeye el konulduğunu vurguladı.
“Emniyetten imajların alınarak hard disklerin verilmesini istiyoruz; daha da önemlisi 11 merkez konsey üyesi arkadaşımızın özgür kalması gerekir” diye belirten Güler, suçlama olarak herhangi bir delil ya da kanıtın olmadığını, saddece sözkonusu basın açıklaması üzerinden bu gelişmelerin yaşandığını kaydetti. Açıklamaya ilişkin mahkemenin devam edebileceğini, ama bu yapılanın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Gözaltına alınan hekimlerin hepsinin Ankara’ya getirildiğini, bir hekimin de nerede olduğunun bilgisinin verildiğini aktaran Güler, olup bitensin sadece hekimlik mesleği gereği yapılan bir basın açıklamasına dayandığının altını bir kez daha çizdi.
TTB’den söz alan hekimse el konulan hard disklerle aslında TTB’nin tüm günlük faaliyetlerinin durdurulduğunu vurguladı. Yapılanın bu kastı taşıdığını söyleyen hekim, “Bu hukuki bir uygulama mıdır bunu bugünün ortamında tartışacak durumda değiliz. Ama toplamda bir hekimlik örgütünün faaliyetini durduran bir yaklaşımdır bu” diye belirtti.
Avukat Güler de bir soru üzerine TTB’nin kapatılamayacağını, sadece yönetim organının görevden alınması için Sağlık Bakanlığı’nın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını bildiklerini söyledi. “Benzer davalar daha önce de açıldı ama TTB’nin kapatılması gibi bir şey sözkonusu olamaz. TTB başbakanlık gibi kanunen kurulmuş bir kamu kuruluşudur” diye ifade etti.
Açıklamada, TTB’nin gözaltına alınan merkez konsey üyelerinin kimilerinin 30-35 yıllık hekim oldukları en az hekimlik geçmişi olanın bile 10 yıllık olduğu belirtilerek, 11 hekimin de meslekleri gereği her an her toplumsal kesimle iç içe yaşadıkları söylendi. Onların şu anda da dün de herhangi bir suçlamayla ilişkilendirilebilecekleri bir zeminin olmadığı söylendi, “fakat bu ortamda böyle kaygılar duymamamız mümkün değil” denildi. TTB’li doktorların uydurma delillerle belirli “suçlarla” ilişkilendirilebileceği kaygısının vurgulandığı açıklamada, TTB’nin bu süreci de başı dik bir şekilde aşacağı belirtildi.
Açıklamalardan sonra hekimler ve dayanışmaya gelenler bina içine geçtiler. Burada bir basın açıklaması yapılacak.
***
Gözaltı haberinin ardından toplumsal muhalefet, Twitter’dan ve Türk Tabipler Birliği Merkez Binası önüne giderek TTB’ye yönelik gözaltılara tepki gösterdi.
TTB önüne gidenler arasında CHP’li vekiller Selin Sayek Böke, Şenal Sarıhan, Ali Şeker, Orhan Sarıbal, Niyazi Nefi Kara, KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ile SES Eş Başkanları İbrahim Kara ve Gönül Erden, Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş, TMMOB Başkanı Emin Koramaz ve TMMOB yöneticileri bulunuyor.
TTB önünde demokratik kitle örgütlerinin bekleyişi devam ederken bina önüne barikat kuran çevik kuvvet kimseyi içeri almadı. Girişin engellenmesinin ardından vekiller operasyona karşı açıklamalar yaptı. TTB genel başkanı Vedat Bulut gözaltına alınanların serbest bırakılması için görüşmelerin devam ettiğini söyledi.
Polis saldırısı nedeniyle kısa süreli gerilim yaşansa da kimse TTB önünden ayrılmadı.