TTB, gerçekleşen olağanüstü toplantının sonuçlarını Merkez Konsey binası önündeki basın açıklamasıyla duyurdu
Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) bağlı 25 oda yönetiminin TTB tarihinde görülmemiş şekilde “acil” çağrıyla Ankara Merkez Konsey binasında gerçekleştirdikleri toplantıdan çıkan sonuçlar, bina önünde gerçekleşen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.
Oda yöneticisi hekimler, Efrîn savaşına karşı ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ başlıklı bir açıklama yaptıkları için 30 Ocak’ta yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alınan Merkez Konsey üyelerinin derhal serbest bırakılmasını istediler.
Polisin TTB Merkez Konsey binasına zorlayarak girmesini ve hekimlik mesleğinin gereği olan savaş karşıtı açıklamanın altında imzası olan 11 konsey üyesinin gözaltına almasını tarihin hiçbir döneminde görülmemiş bir uygulama olarak tanımlayan hekimler, halen gözaltında tutulan ve yarın savcılığa çıkarılmaları beklenen sekiz yöneticilerinin serbest bırakılması talebini, hekimlik andıyla birleştirdikleri basın açıklamasında dile getirdiler.
Merkez Konsey Binası önünde yapılan basın açıklaması her zaman olduğu gibi polis ablukası altında gerçekleşti. Polis açıklamadan önce hekimleri konuşmalarda Efrîn operasyonuyla ilgili herhangi bir emarenin geçmemesi yönünde uyardı.
Türkiye’nin birçok kentinden gelen hekim ve Tabip Odası temsilcilerinin yer aldığı açıklamayı Mersin Tabip Odası Başkanı Ful Uğurhan yaptı. “Konsey üyelerimiz derhal serbest bırakılsın” sözüyle konuşmasına başlayan Uğurhan, gözaltına alınma gerekçelerinin olağandışı olduğunu vurguladı. Uğurhan, “Ne 1950’liler, 60’lar, 12 Mart’ta başımıza geldiğini duyduk; ne de 80’lerin en karanlık, en akıl dışı, en baskıcı en demokrasi dışı, en hukuksuz uygulamaların yapıldığı en korkunç günlerinde karşılaştık” dedi.
Uğurhan konuşmasında Türkiye tarihinin hiçbir döneminde demokratik bir işleyişin sözkonusu olmadığını, ama hiçbir dönem de “böylesinin görülmediğini” vurguladı. Merkez Konsey üyelerinin TTB’nin kurumsal temsilcileri olduğunun altını çizen Uğurhan, yapılan operasyonların da TTB’ye dönük bir saldırıyı ifade ettiğini kaydetti.

Öncesinde savcılığın soruşturma başlattığını öğrendiklerini ve TTB avukatları aracılığıyla savcılıkla görüşülerek istenen ifade ve belgelerin verilmesine hazır olunduğunun beyan edildiğini hatırlatarak, bu durumun kabul edilemez olduğuna işaret etti.
TTB’ye yönelik hukuk dışı uygulamaları asla kabul etmeyeceklerini ifade eden Uğurhan, “TTB, hekimlerin tek çatı örgütü olarak vardır. Hep birlikte bir kez daha, tek yürek ve ortak akıl olarak söylüyoruz. Yöneticilerimizi, düşüncelerimizi ifade etme hakkımızı derhal serbest bırakın” diye belirtti.
Açıklamaya katılan tüm hekimler, hekimlik andını okumalarının ardından, yarın adliyeye çıkarılacak 8 konsey üyesiyle dayanışma çağrısında bulundu.