Sivas’ın ışığı sönmeyecek

GÜNCEL
Cumartesi, 2 Temmuz 2005 (20 yıl 9 ay önce)

Sivas Katliamı’nın 12. yıldönümü dolayısıyla İstanbul Kadıköy’de Alevi-Bektaşi dernekleri, yöre dernekleri, yasal partiler, odalar, sendikalar, devrimci çevre ve gruplar tarafından 2 Temmuz Cumartesi günü ortaklaşa bir miting düzenlendi.

Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı miting saat 15:00′de Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde toplanılması ve yürüyüşe geçilmesiyle başladı. Kortejin en önünde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yer aldı. Mitinge sendikalardan KESK İstanbul Şubeler Platformu, Eğitim-Sen 2 No’lu Şube ve Tuzla Deri-İş katıldı. TMMOB ve Çağdaş Hukukçular Derneği’de yürüyüş kolundaydı. TKP ise 1 Mayıs “taktiğini” bu eylemde de sürdürdü: kortejin en arkasına geçen TKP kitleyle arasına mesafe koydu, alana girdikten sonrada sahnenin önünde değil, arkasında konuşlandı. Kortejler miting alanına girerken kaldırımlarda toplanan emekçilerden yoğun alkış aldılar. Kaldırımdaki emekçiler “Yobazlar Kahrolsun” diye slogan attı.

Yürüyüş ve miting esnasında sıklıkla, “Sivas Şehitleri Ölümsüzdür”, “Gün Gelecek Devran Dönecek Katiller Halka Hesap Verecek”, “Sivas’ın Işığı Sönmeyecek”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür”, “Dün Maraş’ta Bugün Sivas’ta Çözüm Faşizme Karşı Savaşta” sloganları attıldı. HÖC kitleside sıklıklar “Eyüp Beyaz Ölümsüzdür” sloganını atarak mitingten bir gün önce elleri arkadan kelepçeli olduğu halde onlarca polis tarafından kameralar önünde gerçekleşen infazı lanetlediler.

Miting kürsüsünden Dersim dağlarında ölümsüzleşen 17′ler selamlandı. Daha sonra yapılan saygı duruşu ile miting başladı. Şehit aileleri adına bir annenin konuşma yaptığı mitingte, semah gösterisi yapıldı ve kitleyle ortaklaşa şiirler okundu. Mitingi düzenleyen kurumlar adına yapılan konuşmada Çorum, Maraş, Gazi ve cezaevi katliamlarına dikkat çekildi ayrıca bir daha böyle bir katliam yaşanmaması için Madımak Oteli’nin kamulaştırırarak müzeleştirilmesi talep edildi. Miting Grup Yorum’un çoşkulu marş ve halay parçalarıyla son buldu.

Adana


Sivas Katliamı 12. yılında Adana’da eylemlerle lanetlendi. İlk eylem Sanatçılar Parkı’nda BDSP, DHP, ESP, Alınteri, Barikat ve Partizan okurları tarafından gerçekleştirildi. Saat 11:30'da biraraya gelen 25 kişilik kitle, dövizler açarak “Katil Devlet Hesap Verecek, Sivas Şehitleri Ölümsüzdür, Katiller Halka Hesap Verecek, Faşizme Karşı Omuz Omuza sloganlarını attı ve ardından basın açıklamasına geçildi.

Açıklamada “Daha önce izlemiştik devlet eliyle besleme sürülerinin vahşice katliamını. Yine sahnedeydiler. Günler öncesinden 'Kafirler dininmize küfür ediyor, şimdi Müslüman olmanın gereğini yerine getirme vaktidir. Herkes Allah yolunda cihada' içerikli binlerce bildiri dağıtıyorlar, halkı aydınlara karşı kışkırtmak için. Bugün demokrasiden bahseden faşizm bildiri dağıtma ihtimaline karşı devrimcileri gözaltına alıp tutuklarken, katliamdan günler önce bildiri dağıtmaya başlamış, sokak sokak cihad çağrısı yuapanları görmezden gelmiştir” denildi.

Açıklamadan sonra kitle müzik grubu eşliğinde türküler söyledi. Türküler ve marşlardan sonra kitle İnönü Parkı’na kadar, ” Katil Devlet Hesap Verecek, Sivas’ ın Hesabı Sorulacak, Bedel Ödedik, Bedel Ödeteceğiz, Mercan Şehitleri Ölümsüzdür” sloganlarıyla yüründü. İnönü Parkı’ nda Alevi ve Bektaşi Derneklerinin açıklamasına destek verildi.

Sivas’ta yaşananlar

2 Temmuz 1993′te Pir Sultan Abdal etkinlikleri dolayısıyla Sivas’ta bulunan 33 aydın ve ilerici genç şeriatçı yobazlar tarafından diri yakılarak katledildi. Madımak Oteli’nde gerçekleşen katliamda 2 otel görevliside can verdi. Olayların patlama ihtimali günler öncesinden kentte dükkanlara asılan bir birdiriden belliydi. Katliam çağrısı yapan bu bildiri, katliam günü elden ele dolaşmış hatta aylar öncesinden Sivas’taki yerel gazetelerde bile yayınlanmıştı. Tüm bunlara rağmen devlet ve kolluk güçleri hiç bir önlem almadılar. Hatta öğle saatlerinde şöyleşi ve kitap imzalaması yapan Aziz Nesin’le “bir şahış” arasında yaşanan tartışmadan sonra havanın iyice gerilmesi üzerine bu bildiri uyarmak amacıyla polise götürülmüş fakat polis, “merak etmeyin ondan bizde çok var” diyerek ilgilenmemişti. Öğleden sonra ise bir medresedeki tiyatro oyunu ileride namaz kılınıyor diye yarıda kesildi. Namazdan çıkan topluluk medreseyi basıp kimseyi bulamıdı. Yürüyeşe geçen bu güruh yürüdükçe çoğaldı. Ve hiç bir müdehaleyle karşılaşmadan bir sonraki etkinliğin olduğu Kütür Merkezi’nin önüne yığıldı. Kültür Merkezi içindeki bin 500 kişi kendilerini barikat kurarak korudu. Bu esnada ise faşistler polis münübüslerinin üzerinden konuşmalar dahi yapıtılar. Sivas Valisi’de, il emniyet müdürünün yanında faşist-yobaz güruha her cümlesi alkışlarla kesilen bir konuşma yaptı. Daha sonra sayısı 5 bini bulan faşistler soluğu Madımak Oteli’ni önünde alıdı. Otelin önündeki araçlar yakılmaya başlanıdı. Bunun üzerine bir kaç polis otelin içinde kalan meslektaşlarını dışarı çıkartmak için otele gitti. Ve otelden polisler çıkartıldı. 33 aydın ve ilerici, faşist-şeriatçı-yobaz güruhun “insafına” terk edildi. Akşam saatlerinde otele taşınan benzin bidonlarıyla katliam, onca saat hiç bir müdehalede bulunmayan devletin ve TC ordusunun izlemesiyle gerçekleşti. Devletin katliamdaki rolünü ise dönemin başbakanı Tansu Çiller şöyle dışa vuruyor: “Otelin çevresindeki halkımıza zarar gelmemiştir.”