Fırat Üniversitesi’ne askeri kamuflajla gelen öğretim üyesi öğrencileri zorla askerlik şubesine götürdü
Efrîn işgal girişimine dair olup bitenler bir zaman makinasındaymış duygusu yaratıyor insanda. 1933’lerin ve sonrasının Almanya’sına kilitlenmiş bir zaman makinesinde… Hani akademinin, “aydınların” el birliğiyle ırkçılığı körükledikleri, kendilerini sarhoşluk hali içinde faşizmin kollarına bıraktıkları ve onun tüm adımlarını pekiştirebilmesi için canla başla çalıştıkları o yıllara… Çocukların bile militarist propagandanın aracı kılınarak sonuna kadar istismar edildikleri o yıllara…
Bugün Evrensel’e yansıyan bir haberin benzerini zamanını, mekanını değiştirerek o yılların Almanya’sının tarihinde bulmak mümkün. Habere göre, Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Selim Gündüz, askeri kamuflaj giyerek gittiği fakültede öğrencileri Afrin harekatına destek olmaları için zorla askerlik şubesine götürdü, burada da gönüllü askere alma formu doldurttu. Bunu da emrivaki yaparak gerçekleştirdi.
Gündüz, öğrencilerden biri aracılığıyla sabah dersi olan bütün sınıflarda “Afrin harekatında savaşan askerlerimize, TSK’ye destek amacıyla, moral ziyareti yapacağız” diyerek öğrencileri dersten çıkarıp askerlik şubesine götürdü. Askerlik şubesinde öğrencilere daha önce söylenmemesine rağmen gönüllü askere alma formları doldurtuldu.
Konuyla ilgili Evresel’in görüştüğü öğrenciler, haberde adlarının kullanılmasını istemeyerek şunları söyledi:
Sabah ders başladıktan yaklaşık 10 dakika sonra bir öğrenci arkadaşımız geldi ve “Afrin’de savaşan askerlerimize moral olsun diye Elazığ askerlik şubesine gidileceğini” söyledi. Bizim fakültedeki akademisyenlerden biri askeri kamuflajlı bir ceket giymişti. Bizi bir otobüsle askerlik şubesine götürdü. Orada işin aslı ortaya çıktı. Meğer biz gönüllü askerlik yapmak ve Afrin’e gitmek istiyormuşuz da hoca da bizi götürmüş gibi bir durum oldu. Daha sonra bize form doldurttular. Meselenin iç yüzünü öğrenenler -buna ben de dahil-, formu doldurmak istemedik başta ama olacakları göze alamadığımız için doldurmak zorunda kaldık.
Bir başka öğrenciyse şunları söyledi:
AKP bunu yaparak bizi propaganda malzemesi olarak kullanmak istiyor. Bu harekatın bu kadar uzun sürmesinin sebebi de iktidarlarını yalnızca savaşla ayakta tutacaklarını bilmeleri. Harekatın başlangıcında ben de destekliyordum ama şu an olayı tamamen AKP’nin seçim çalışması olarak görüyorum. Harekatın başlarında savaşı desteklememin sebebi CHP, MHP ve AKP’nin tek vücut olup savaşın gerekli olduğunu söylemeleri. Fakat şu an o kurulmuş olan ulusal cephenin tek sorunu Kürtlerle. Bunu çok açık görüyorum. Neredeyse her gün kadın cinayetleri oluyor, işsizlikten insanlar kendilerini yakıyor ama AKP’ye göre ülkenin tek sorunu Afrin.
Bir kadın öğrenciyse bu gelişmeyi şu şekilde değerlendirdi:
Hocamız kadın öğrencilere ‘Sizin neyiniz eksik, siz de gidin’ diyerek bizi şubeye gitmeye teşvik etti. Hocaya göre kadın erkek eşitliğine bu noktadan bakmamız lazımmış. Ortada bir savaş var ve bizler de bunun propaganda malzemesi olarak kullanılmak isteniyoruz. Tabii ki sadece hocalara mal edilemez. Yapılan savaş kışkırtıcılığı ve ondan beslenme arzusu direkt iktidarla bağlantılı. Bizler yani İİBF öğrencileri gelecek kaygısı yaşıyoruz. Okulu bitirince de sorunlar bitmiyor ama AKP hükümeti bunları sorun olarak görmüyor. Onların tek kaygısı iktidarı kaybetmemek üzerine. MHP ile kurulan ittifak da yine aynı korkuların ürünü olarak görülebilir. Aynı hocalar, savaş için gösterdikleri özveriyi ne yazık ki bilim için göstermiyorlar. Sınıfımızda savaşa karşı olduğunu bildiğimiz erkek arkadaşlarımız bile sırf başlarına bir şey gelmesin diye gitmek zorunda kaldılar.
Öte yandan Fırat Üniversitesinde yaşanan bu durum ilk değil. Geçen haftalarda da Teknoloji Fakültesinde “Afrin’de savaşan askerlere destek olma” amacıyla öğrencilerden Afrin adresli mektuplar yazması istenmişti. Mektup yazmayı reddeden öğrenciler ise hedef haline getirilerek sınıflarda teşhir edilmişti.