Efrîn'de bilanço büyüyor

Ateşkese rağmen Efrîn'deki hava-kara bombardımanı sürüyor, sivil ölüm bilançosu büyüyor

GÜNCEL
Çarşamba, 28 Şubat 2018 (8 yıl 1 ay önce)

Birleşmiş Milletler’in (BM) ilan ettiği ve Suriye’nin bütününü kapsayan “insani ateşkes”e rağmen Türkiye’nin ÖSO çeteleriyle birlikte giriştiği Efrîn işgal macerası 40. gününde havadan ve karadan bombardımanlarla devam ediyor.



 



Hassas dengelere ve bunun taraflar nezdinde yaratacağı “temkinliliğe” güvenen Türkiye, gerek emperyalist güçlerin “hatırlatmaları” gerekse Efrînlilerin dünya kamuoyuna yaptıkları çağrılara rağmen geri adım atmamaktaki ısrarını sürdürüyor. "Fırsat bu fırsat" diyerek devasa bir askeri yığınakla o yeni Osmanlıcı hayallerini, Kürt düşmanlığı ve korkusunu saldırgan adımlarla “yatıştırmaya” çalışıyor.



 



BM kararını hiçe sayan Türkiye’nin bu tutumu Efrîn’de çok yönlü bir yıkıma neden oluyor. 2011 yılında beri Suriye’de yaşanan savaştan kaçanlara ev sahipliği yapan (yaklaşık 500 bin kişi) ve savaş boyunca en güvenli yerlerden biri olmayı istikrarla sürdüren Efrîn şimdi de çevresindeki yerleşim yerlerinden gerçekleşen kitlesel göçe ev sahipliği yapıyor. Bombardımanın hedefi olan Efrînli sivil halk, topraklarından ayrılmamak için çareyi Efrîn merkezine göç etmekte buluyor. Bu durum özellikle sağlık olanakları açısından sınırlı kapasitesiyle Efrîn’de yeni dramlara neden oluyor.



 



Eşitsiz askeri güçle 40 gündür devam eden Efrîn işgal girişimi boyunca Türkiye inkar edip, bunu dile getirenleri “hain” ilan etse de sivil ölümleri her geçen gün artıyor. Bu sayı Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne (SOHR) göre en az 112, en çok 170, Efrîn’in en büyük hastanesi olan Evrin Hastanesi’nin verilerine göreyse 197.



 



TSK ve ÖSO işbirliğiyle devam eden savaşın dramının en çarpıcı özetiyse, Avrin Hastanesi Başhekimi Ciwan Muhammed tarafından dile getiriliyor. Muhammet, Efrîn’in vurulan çevre köylerinden kent merkezine yoğun bir göçün olduğu, sağlık malzemelerinin yetersizliği ve yardımların ulaştırılmasının engellenmesi nedeniyle gerekli sağlık hizmetlerini ulaştıramadıklarını anlatıyor.



 



Ambulansların-sağlık ekiplerinin bile vurulduğunu, bazı cenazelerin bu nedenle alınamadığını, sivil ölümlerdeki bilançonun her an ağırlaştığını vurgulayan Muhammet, “Birleşmiş Milletler’in Suriye geneli için ‘insanı yardım için ateşkes kararı’ Afrin için uygulanmıyor. Afrin merkeze yoğun bir göç var, bunların birçoğu yaralı ve tıbbi desteğe ihtiyacımız var. Her türlü tıbbi desteğe ihtiyaç var, bunun için çağrı yapıyoruz.” diyor.



 



“İnsani yardım kuruluşlarının yardımları saldırılar nedeniyle Afrin’e giremiyor”



 



Bugüne kadar uluslararası alandan sivil yaralıların tedavisi için tıbbi bir yardım alamadıklarını belirten Muhammed, birçok ülkeden yardım gönderilmek istendiğini, fakat kent abluka altında olduğu için bu destekleri alamadıklarını ifade ederek, şunları söylüyor:



 




İlaç ya da tıbbi yardım getirmek isteyen kuruluşlar Türk devletinin hava saldırıları nedeniyle gelmeye korkuyorlar. Halep’e gelen çok sayıda tıbbi yardım orada beklemek zorunda kaldı. Afrin’e geçemiyor.




 



Ambulanslar, sağlıkçılar hedef alınıyor



 



Ambulanslarının da saldırılarda hedef alındığını, bu nedenle ambulans sayılarının azaldığını söyleyen Muhammet, bu nedenle köylerdeki hasta ve yaralılara ulaşamadıklarını ifade ediyor:



 




Saldırılardan kaynaklı hareket edemiyoruz. Köylerde siviller vuruluyor, gidip alamıyoruz. Çünkü sağlık çalışanları ambulanslar bile hedef alınıyor. Sivil yaralıları kurtarmak için yola çıkan ambulanslarımız 3 defa hedef alındı, iki ambulans vuruldu. Heyva Sor’la ortak çalışıyoruz, onlar ambulansla almaya gidiyorlardı, onları da hedef aldı savaş uçakları ve sağlık ekiplerine saldırı oldu.




 



Köylerden göçenlere de yeterli hizmet ulaştırılamıyor



 



Muhammed saldırılar nedeniyle köylerden kent merkezine göç edenlerin sağlık sorunlarına da özel vurgu yapıyor. Yoğunluk nedeniyle bu insanlara sağlık hizmeti vermekte zorlandıklarını kaydeden Muhammed bu konuda başta BM olmak üzere tüm uluslararası kuruluşlara şu çağrıyı yapıyor:



 




Ateşkese uyulsun ve siviller hedef alınmaktan vazgeçilsin, daha büyük bir insanı kriz yaşanmaması için bir an önce tıbbı yardım yolunun açılması gerekiyor. Türk devletinin sivilleri hedef alan ambulans ve sağlık çalışanlarını hedef alan gayri savaş ahlakına son verilsin.