Yüzyılın başından 1980'e Rus siperlerinden Enternasyonalist Tugaylara Ernst Busch halkların türküsünü söyledi
Ernst Busch da halkların türküsünü söylemişti ve söylüyor.
Bir fısıltı dolaşıyor Dünyada:
İşçi, duymuyor musun?
Bunlar savaş bakanlarının sesidir:
İşçi, duymuyor musun onları?
Fısıldıyor kömür ve çelik fabrikatörleri
Fısıldıyor kimyasal savaş üreticileri
Fısıldıyor bütün kıtalardan:
Sovyetler Birliği’ne karşı, seferber olanlar
Ernst Busch, yalnız yetenekli bir şarkıcı ve oyuncu değildi; o özellikle davaya inanan işçi hareketinin çocuğuydu. O, -günümüzde de asla güncelliğini yitirmeyen ve hatta yavaş yavaş uyandırılan- faşizmin ayak seslerine karşı, aynı güç ve iradeyle duran sınıfın onurlu bir evladı olarak, karşı duruşu simgeler.Ben Ernst Busch’u bir Rus cephesinin çamurlu bir siperinde tanıdım, 1943 yılının iliklere işleyen soğuk bir gecesi, darbe üzerine darbe yiyen ve geri çekilen faşist ordular Ukrayna’dan geçerken. Kızıl ordu propaganda birliğinin hoparlöründen yükselen bu şarkı, iki kilometre uzaktan gelen, bir Alman işçi şarkısıydı. Tanımıyordum bu şarkıyı ve şarkı söyleyen adamı da. Sözleri anlamıyordum, fakat yine de kulak kesildim bu sese. O ses benim soğuktan donmuş duygularıma ve donup kalmış kalbime bir sel gibi aktı ve geri püskürtü ruhuma çöreklenmiş durgunluğu. Fakat hayır bu yalnızca o şarkının güzelliği değildi, beni saran, berraklığı ve dile getirdiği gerçek de değildi, saldırgan keskinliği de değildi. Başka bir şeydi. Bu ses, insan aklının, doğruluğun zafer kazanacağını biliyor ve söylüyordu. Bu doğruluk ve zafere olan inancı ve bunun nasıl yapılacağını muştuluyordu insanlığa. İşte bu o duru güzelliğin sebebiydi. İşte bu onun çetin ve katı berraklılığıydı. İşte bu o metalik keskinliğin nedeniydi. İşte bu o sesin ateşli aklıydı.Buydu ve daha fazlasıydı Ernst Busch. O yalnızca halkının ve halkların ozanı değil, cephede silahı, enternasyonalist davanın propagandacısı, tiyatrocusu olarak aldı safını kavga gününde. Onun sesi ve dizeleri; proleterin, yeni bir dünya kurulurken sesinin, sözünün ve silahının haklılığıdır.
İşçiler, köylüler, tüfekleri alın,
Alın tüfekleri elinize.
Faşist haydutlar sürüsü kırılsın,
Yüreklerinizi ateşe versenize!
Kendi kızıl işçi bayrağınızı dikin
Her rampaya, her fabrikaya.
Eski toplumun yıkıntılarından doğar,
Sosyalist Dünya Cumhuriyeti!