Kirli savaş taktikleri Almanya'da

Almanya'nın Stuttgart kentinde mülteci bir Kürt ailesine oturum izni karşılığında ajanlık dayatıldı.

GÜNCEL
Çarşamba, 10 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Almanya'nın Stuttgart kentinde mülteci bir Kürt ailesine oturum izni karşılığında ajanlık dayatıldı.

Yabancılar Dairesi, Mehmet ve Fatma Yurdakul çiftine süresiz oturum hakkı için davetiye gönderdi.

Ellerindeki davetiye ile Yabancılar Dairesi'ne giden çift burada özel bir bölüme alındı. Özel bölümde Yurdakul çiftini, kendini İçişleri Bakanlığı'na bağlı istihbaratçı olarak tanıtan bir kişi bekliyordu.

İstihbarat elemanı Mehmet Yurdakul'dan kendisi ve bugüne kadar tanıdığı Kürtlerin eylem ve etkinliklerine katılan kişiler hakkında bildiklerini yazarak anlatmasını istedi. Ayrıca Stuttgart’taki faaliyet, eylem ve etkinlikler ile sözkonusu etkinliklerde aktif rol oynayan kişiler hakkında bilgi aktarması gerektiği şeklinde de ajanlık dayatmasında bulundu.

Mülteci çifte ellerinde kendileri hakkında kabarık bir suç dosyasının bulunduğunu bildiren istihbaratçı, kendilerine yardımcı olmaları karşılığında oturumlarının otomatikman süresize çevrileceği ve her türlü imkanın tanınacağı şeklinde tekliflerde bulundu.

Mehmet Yurdakul ise teklifleri reddederek suçluysa kendisini tutuklamalarını söyledi. Bunun üzerine çifte "Güvenlik soruşturması" başlığı altında ifade vermeyi reddettiklerine dair yazılı bir kağıt imzalatılarak davet edildikleri Yabancılar Dairesi'nden kovuldular.

Mehmet Yurdakul maruz kaldığı uygulamayı Avrupa'da yayınlanan Yeni Özgür Politika gazetesine anlatarak kamuyonun gündemine taşıdı. Oturum karşılığında kendilerine ihanet dayatıldığını belirten Yurdakul, "Bir halka katliam ve zulüm dayatan güçlerle, onlara suç ortaklığı temelinde sığınma hakkı karşılığında ihaneti reva görenlere sesleniyorum; sizin insanlığa karşı işlediğiniz suçların dosyası Mehmet Yurdakul’un sizin elinizdeki dosyasından çok daha ağırdır" dedi.

Ülkelerini terk etmek zorunda kalarak sürgünde yaşayan Kürtlere de seslenmek istediğini belirten Yurdakul, son olarak şunları dile getirdi:

Bütün sürgün Kürtlerine de seslenmek istiyorum. Hiçbir kağıt hiçbir oturum bizim onurumuz ve haysiyetimiz kadar değerli değildir, hiçbir güç bize böyle yaklaşımlarda bulunacak cesareti kendinde görmemelidir. Böyle girişimleri derhal teşhir etmeli, gerekli tepkiyi çekinmeden göstermeliyiz.