Birleşik devrimci mücadele tartışıldı

GÜNCEL
Çarşamba, 10 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Türkiye Devrimci Hareketi’nin temel bileşenleri, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde “Emperyalist saldırganlık, devlet terörü ve birleşik devrimci mücadele” konulu etkinlikler gerçekleştiriyorlar. Bu etkinlikler kapsamında 07 Ocak günü İsviçre’nin Zürih kentinde bir panel yapıldı.

Yaklaşık 5 saat süren panelde TİKB, MLKP, TKİP, TKP/ML ve MKP’li konuşmacılar yer aldılar. Emperyalist kapitalizmin saldırgan karakterinin aldığı yeni biçimler, bunun Türkiye gibi bağımlı ülkelere yansımalarının gündemleştirildiği panelde, bu koşullarda devrimci hareketin taşıdığı sorumluluk ve birleşik hareket zeminleri tartışıldı.

Refleksin toplumsallaştırılması
Örgütler adına yapılan konuşmaların ortak keseni, birleşik refleksin, sadece saldırı olduğunda değil, işçi sınıfı ve emekçileri baskılanma altına alan sorun ve saldırılar karşısında da gösterilmesi oldu. Yapılan konuşmalarda sırasıyla öne çıkan vurgular şunlar oldu.

MLKP: Devletin 10 Eylül operasyonları ile birlikte devrim ve illegal örgüt fikrine saldırdığını fakat devrimci dayanışma ile bu saldırının etkisinin kırıldığını vurguladı. Saldırılar karşısında Türkiye’de kurulan ‘Acil Hat’tın birleşik refleksin geliştirilmesindeki yerine değindi. Eylem birliklerinin büyütülmesinde, kimi hassasiyetlerden de kaynaklı merkezi birlikler yerine yerel inisiyatiflerin geliştirilmesinin gereğine vurgu yaptı.

TKP/ML İsviçre Örgütü: Emperyalist saldırganlığın devlet terörü ile birleşik militan örgütleri hedef aldığına işaret etti. Buna karşı birleşik mücadelenin geliştirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Silahlı devrim fikrini taşıyan örgütlerin bunu büyütebileceğini belirtti.

TİKB: Neo liberal yeniden yapılandırma saldırganlığının emperyalist egemenlik kavgasının hızıyla bağdaşık, işçi sınıfı ve emekçilerin birleşik mücadele zeminlerini güçlendirdiği fakat üretim organizasyonlarındaki farklılaşmanın etkisiyle de örgütlenmenin önündeki engellerin arttığına işaret etti. Sendikal, siyasal tüm örgütlenme araçlarının bunların üzerinden düşünülmesi gerektiğinin altı çizildi. 21. yy parti, örgüt ve kadro anlayışının, günün ve geleceğin ihtiyaçlarını gözeten bir düzlemden ele alınması zorunluluğu hatırlatıldı.
Birleşik devrimci mücadele ihtiyacının devrimci kurum ve mevzilere saldırı sırasındaki refleksle sınırlı kalmaması gerektiğine değinildi. İşçi sınıfı ve emekçilerin karşı karşıya olduğu saldırılara cepheden tavır alırken, devrimci refleks, örgüt ve eylem biçimlerinin giderek buralar üzerinden tanımlanmasına vurgu yapıldı. Militan kitle örgütleri yaratma çabasında ortak bir duruşun önemi, emekçi kitlelerle devrimci örgütler arasında yaşanan güven bunalımının da buralar üzerinden aşılacağına değinildi. Devrimci Öğrenci Sendikası Girişimi o çalışmanın aldığı biçimler ve buralarda yakalanacak birleşik duruşun anlamı anlatıldı. En temel hastalıklardan birisinin atılan kimi adımlarda yaşanan baş dönmesi olduğu, bunun acısını devrimci hareketin ’96 1 Mayıs’ı ve F Tipi, Ölüm Oruç’ları sonrası fazlasıyla yaşadığının altı çizildi. Devrimci hareketin son 20 yıllık yükselme ve geriye doğru kırılmaları içeren kesintili gelişimi örnekler üzerinden anlatılarak yeni çıkışların buralardan çıkarılan derslerle yaratılması gerektiği vurgulandı.

TKİP: Emperyalist saldırganlık karşısında devrimci eksen üzerinden hareket edilmesi gerektiğini anlattı. Reformizmle ayrım çizgilerini gözeten siyasal bir platform kurulabileceğine değindi.

MKP: Bugüne kadarki tüm egemen rejimlerin saldırgan karakterli olduğunu anlattı. Devrimci hareketin birleşik mücadeleyi gerçekleştirememesinin temel nedeninin ideolojik olduğunu vurguladı. Her örgütün devrimi kendisi yapacağını düşündüğü için diğerlerini yok saydığına değindi. Ortak sendika ve öğrenci birlikleri kurmak gerektiğini seçimlere ortak adaylarla gidilmesini önerdi.

Salonun beklentisi
Paneli dinleyenler “buradan devrimci bir oluşum çıkacak” beklentisi ve ruhali içerisindeydiler. Bu “Şimdi siz bir birlik kurdunuz bizden destek mi istiyorsunuz?” gibi sorulara da yansıdı. Tartışmalara Alevi Birlikleri Federasyonu ve İsviçre Tecrit Karşıtı inisiyatif de katıldı.

Soru ve söz hakkı alanlar Türkiye Devrimci Hareketi’nin ortak direnme çizgileri yakaladığı fakat bunları birleşik başarılara dönüştüremediği üzerineydi. Beklenti üzerine gelenler belli bir hayal kırıklığı yaşasalar da tartışmalar üzerinden ortaya çıkan fikirlerde, devrim yapma bilinci ve eyleminin bir arayış içerisinde olduğuna da tanıklık ettiler. Bu arayış kimilerinde güç kayıplarını ortaya çıkardığı boşluğu eylem birlikleri ile gidermeye çalışmak biçimlerinde yaşanırken kimilerinde, ideolojik zemin kaybı ve kendini beklentilere yedekleme biçimlerinde yaşanıyor. Bu arayış kimilerinde de 21. yy parti, örgüt ve sosyalizm anlayışının olanaklarının güçlendirilmesi biçiminde tezahür ediyor.

Gönderen: Yaşanacak Dünya Email: yaşanacakdünya@yahoo.com