Pazartesi, 15 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)
F tipi cezaevlerinde nicedir keyfi hücre cezaları ve yasaklamalar tutsakların itiraz hakları gasp edilerek hızla uygulanıyor. Kandıra F Tipi'nden Ercan Binay, İzmir Cezaevi İnsiyatifi üzerinden devrimci demokratik kamuoyunu bilgilendiriyor:
Hepinize yürekten selamlar merhaba;
Size biraz geç yazacaktım, kapının mazgalından yan hücredeki dostlarla sohbet edince yazmayı öne aldım. Sohbette öğrendim ki teknolojiyi kullanıyormuş, radyo yayınını yapıyormuşsunuz ve hapishaneden gelen öykü, şiir, resimleri de kullanıyormuşsunuz, dedim resim tam benlik hemen yazayım… Epey gülüştük dost… Hazır yazmışken size son yaşadığımız durumu da yazayım, paylaşayım istedim.
KAPI KİLİDİ KIRDIĞIMIZ İDDİASIYLA BEŞ GÜN HÜCRE HAPSİ ALDIK
Cezaevi idaresince 23.11.2006 tarihinde bana,
Mehdi BOZ'a ve
Taylan KUTLAR'a kapı kilidini kırdığımıza dair tutanak tutmuşlardı. Bu tutanak sonucunda 29.11.2006 tarihinde beş (5) gün "hücre cezası" verildiği evrak bize tebliğ edildi, "disiplin cezası" verildiği bu evrakda da belirtildiği gibi, Cezaevi Disiplin Kurulu’nun bu beş günlük hücre cezasına itiraz hakkımız var ve itiraz etme süremiz 15 gün olarak belirtilmiş evrakta da bu süre içinde verilen "cezaya" İnfaz Hâkimliği'ne itiraz edebilir ve oradan gelecek cevaba göre 7 gün içinde de Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz etme hakkımız var bu da evrak da belirtiliyor.
İTİRAZ SÜREMİZ DOLMADAN HÜCRE CEZAMIZ ONAYLANDI
Fakat henüz 15 günlük itiraz süremiz dolmadan ve biz İnfaz Hâkimliği'ne henüz hiçbir savunma, itiraz dilekçesi yazmadan İnfaz Hâkimliği'nin verilen "hücre cezasını" 8.12.2006 tarihinde onaylandığına dair evrak bize tebliğ edildi, bu durumun neden kaynaklandığını öğrenmek için cezaevi infaz bölümünden tüm girişimlerimize rağmen cevap alamadık.
Sonuç olarak bir karışıklık, yanlışlık olmuştur diye düşünerek üçümüzde ayrı ayrı verilen üç hücre cezasına itiraz ettiğimize dair dilekçe gönderdik İnfaz Hâkimliği'ne, kırılan kilit değil, sadece iki perçin olduğunu, bunu tespit etmelerini ve daha savunma yapmadan "cezayı" onayladığını belirttik, bu dilekçeleri daha yeni göndermiştik ki, 22.12.2006 tarihinde Cezaevi İdaresi gelip hücreye götürüleceğimizi söyledi, biz henüz savunma yapmadığımızı, İnfaz Hâkimliği'ne itiraz dilekçemize yanıt gelmediğini, oradan olumsuz bir cevap geldiğinde ise Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz etme hakkımız olduğunu söyledik (C.İ.K 47.maddesi 4. bendine göre savunmamızın alınması gerekiyor) gittiler, bir süre sonra Cezaevi Müdürü geldi, aynısını ona da izah ettik, kendisi gidip gerekli yerlerle görüşüp bize haber göndereceğini söyledi, bir süre sonra yine görevliler geldi, görevliler bize aynen şunu söyledi; Cezaevi Müdürü’nün İnfaz Hâkimliğiyle görüştüğünü, İnfaz Hâkimliği; “kollarından tutun atın hücreye” dediğini söylediler. Öyle de oldu.
Biz hücrelere gitmeyeceğimizi söyledik, bu durumun keyfi olduğunu… Söylesek de durum değişmedi, içeri girip beni ve Mehdi BOZ arkadaşı zorla alıp götürüp hücrelere attılar, diğer arkadaşı (Taylan K.) ise şu an bulunduğumuz hücrede tuttular. Bu durumu protesto etmek için ben ve Mehdi arkadaş hücrelerde tutulduğumuz sürece açlık grevi yapacağımıza dair dilekçelerimizi yazıp Cezaevi İdaresine ve A. Bakanlığı’na yazıp açlık grevine başladık, Açlık Grevinde olmamıza rağmen sıcak bir şeyler içmek için ısıtıcı ketılı vermediler. Kaldığım hücre çok pisti ve ranza, dolap, masa, sandalye dışında hiçbir şey yoktu, anlaşılan yaşamsal gereksinimden sayılıyor bunlar. Hücrelerde beş gün tutulduk. Günlük havalandırmaya çıkma saatimiz de bir buçuk saatti, zorla yaka paça götürüldüğüm hücrelerden beş gün sonra geri getirildik, açlık grevini de bitirdik.
Sonuç olarak hiçbir yazılı savunmamız alınmadan hücrelere atıldık ve İnfaz Hâkimliği de savunmamız olmadan cezayı onaylaması oldukça hızlı bir durum.
Bir diğer konu ise ısrarla buraların hücre olmadığını söylüyorlar ama verilen "hücre cezasını" kaldığımız yerlerde adına oda dedikleri yerlerde tuttular, ben tek kişilik hücreye götürülmüş olsam da iki arkadaşta üç kişilik "oda"larda tutuldu (altlı üstlü olan üçlü yerler) bu da gösteriyor ki kaldığımız yerler resmen "hücre". Havalandırma kapısının açık veya kapalı olması sonucu değiştirmeyecektir.
Bir parantez açayım, "hücre cezası" cezaevi idaresi yazılı savunma istemiş olsa da biz savunma vermedik "cezayı" veren kuruma savunma yapmak sonucu değiştirir mi sizce, üstelik yasal olarak sözlü savunmamızı da istemeleri gerekiyor fakat bu yapılmıyor. Kısaca yaşadıklarımız bunlar.
Ayrıca genel olarak oldukça "disiplin cezası" verilmiş durumda şu an toplam altı ay mektup cezası verilmiş bunların itiraz süreci devam ediyor henüz onaylanmamış artık diğerlerini saymıyorum, yaklaşık olarak üç yıl açık ziyaret de olmayacak "cezalar" onaylanırsa.
Dostlar kısaca durum böyle artık diğer ufak tefek meseleleri yazmıyorum. Her şeye rağmen çok iyiyiz, bu size gönderdiğim (6) altı adet resimde belli oluyor
Göndermiş olduğunuz mektubu ve yeni yıl kartınızı aldım Düşünmeniz göndermeniz sevindirdi bizi.
Kendinize çok iyi bakın, hepinizi ayrı ayrı tüm coşkumla sımsıkı selamlıyor, sevgilerimi gönderiyorum, görüşmek umuduyla, sağlıklı, mutlu, umutlu kalın…
Sevgilerimle
Ercan BİNAY
10.12.2006
KANDIRA F TİPİ HAPİSHANE