Rosa ve Karl onbinlerle anıldı

Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in 88. ölüm yıl dönümlerinde de Berlin’de onbinlerle anıldı

GÜNCEL
Pazartesi, 15 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Alman Komünist Hareketi‘nin başeğmez önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in 88. ölüm yıl dönümlerinde, Berlin’de bir dizi anma etkinliği yapılmakta. 13 Ocak’taki Rosa Luxemburg Konferansı’nın ardından, 14 Ocak’ta 10 bin kişilik bir yürüyüş ve mezar başı anması yapıldı. Geçen yıllara göre katılım düzeyinde bir düşüş olduğu gözlemlenen yürüyüş, Sol Parti’nin yanısıra MLPD, DKP’nin de içinde bulunduğu birçok parti ve kurum tarafından oluşturulan “Eylem Birliği” tarafindan örgütlendi.

Frankfurter Tor’dan Friedrichsfelde Mezarlığı’na kadar yapılan yürüyüşte, “Luxemburg, Liebknecht, Lenin Kimse Unutulmadı Ayağa Kalk ve Karşı Koy” pankartı en önde taşındı. Yürüyüş güzergahı olan Frankfurter Allee üzerindeki demiryolu köprüsünün altında, küçük patlamalar meydana gelince, yürüyüş kolu 10-15 dakika bekletildi. Daha sonra kaldırımdan geçilip tekrar anayola çıkıldı. Patlamaların Neonazilerle bağlantılı olabileceği düşünülüyor.

TİKB, TKP/ML, MLKP, TKİP, TKEP-L, TKP gibi Türkiyeli devrimci ve sol hareketlerin kortejlerinde belli bir canlılık gözlenirken, Yunanistan, İran (Tudeh), Danimarka, Polonya, Küba, Filistin, Bask, Meksika vb. birçok ülkeden sol örgütler sembolik düzeyde katıldılar. Eylemde bu yıl Almanya’da yapılacak G-8 toplantılarını protesto etme hazırlıkları amacı ile oluşturulan “Antikapitalist, Anti emperyalist birlik” bileşenlerinin ortak pankartı da açıldı. Bu pankart arkasındaki kortejlerde bayraklar ve pankartı ile yürüyen TİKB kortejinden “Yaşasın Marksizm Leninizm!”, “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!” ve “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!!” sloganları yükseldi.

Eylem sırasında yapılan konuşmalarda, yaklaşmakta olan G-8, savaşa karşı ortak mücadele vb. konular işlendi. Yaşanacak Dünya ve Revolutionary Proletariat (Devrimci Proletarya) adına G-8 karşıtı ortak bileşimin kürsüsünden yapılan konuşmada, “Alınterimle buradayım!” kampanyası anlatıldı ve göçmen emekçilere dönük ırkçılık dalgasına karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı.

Anti-Stalinizm “anıtı”

Mezarlığın girişindeki “Stalinizm kurbanları anıtı“, hararetli tartışmalara yol açtı. Ama tepkiler kitlesel ve etkili bir düzeye çıkamadı. Taşın üzerine çamur, yumurta, pet şişeler ve çöp atanlar olsa da, olay, bu duruma hazırlıklı olan koruma görevlileriyle kısa itiş kakışların ötesine geçemedi. Bu yalan taşının başında DKP, “Anti-Stalinizm, Antikomünizmin mızrak ucudur ve çağımızın temel budalalığıdır” pankartını açtı. Olayın mucidi ve icracısı PDS halen kendi içinde eleştiriler ve çatışmalar yaşıyor.

Anmaya katılımın Batı Almanya ağırlıklı olduğu düşünülüyor. Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’ın mezarları gün boyunca Avrupa’nın her yerinden akan onbinlerce ziyaretçi tarafından karanfillerle donatıldı.

Alanda TİKB YDK imzalı Almanca-Türkçe dağıtılan bildiri metni şöyleydi;

Rosa, Karl ve yoldaşları, 20. yüzyılın başlarında katledildiler. Tarihte büyük altüst oluşların yaşandığı bir kesitte! Rusya’da büyük Ekim Devrimi ile kapitalist sistemden kopulurken, tüm Avrupa, işçi eylemleri ve ayaklanmaları ile sarsılıyordu! Dünyanın geri kalan kısmındaki ezilen halklar, emperyalist sömürgecilik siyasetine karşı ayaktaydı…

Birbirleri ile kıyasıya bir pazar savaşına giren emperyalistler, dünya proletaryası ve ezilen halklarının bu duruşları karşısında aynı saflarda birleşiyorlardı. Kolektif görevleri, direniş ve ayaklanmaları bastırmaktı! Almanya bu tablonun önemli bir bileşeniydi. Rosa'lar, bu tarihsel koşullar içerisinde bir devrimin nesnel koşullarının olgunlaştığı Almanya’dan ses veriyorlardı. Sermayenin kalelerinden birinden yani. O yüzden başları ezilmeliydi! Ve onlar emperyalizmin kolektif çıkarları için kolektif bir kararla katledildiler.

Şimdi yeni bir yüzyılın başlarındayız! Emperyalist kapitalist sistemin her alanda sınırlarına dayandığı tarihsel bir eşikte… Daha 20-25 yıl önce dünyanın kırları olarak tabir edilen bölgeler, bugün kapitalist üretim atölyeleridir! Sermaye karşısında örgütsüz olan dünya proletaryasının yaşam standartları Çin, Asya, Doğu Avrupa gibi ucuz işgücü cennetlerinden çıkarılıyor.

Dünyanın tüm emekçileri, her türlü kuralsızlığın hüküm sürdüğü sömürü çarkında, birbirlerine düşmanlaştırılmaya çalışılıyorlar! Doğa, tüm kaynakları ile yağmalanıyor! Küresel ısınma, artık dönüşü olmayan bir noktada. İnsanlığın yarattığı tüm değerler meta ilişkileri içerisinde öğütülüyor! Çocuk pornosu utanmazca dev bir sektör haline getirildi! Aklımıza gelebilecek tüm tarihsel ve toplumsal birikimler arsızca yağmalanıp, amorflaştırılıyor! Emperyalist rekabet ve aşırı kar hırsı dünya halklarına savaş-kıyım ve yıkım olarak dönüyor!

Latin Amerika’dan Asya’nın kırlarına, Ortadoğu’dan Avrupa metropollerine kadar direniş çığlıkları yükseliyor. Rosa'ların bizlere bıraktığı miras, proletarya ve emekçilerin bu parçalanmış devasa gücünü birleştirip yeni ve daha görkemli Ekimler yaratmayı emrediyor! Dünya proletaryası ve tüm ezilen emekçilerini devrim ve sosyalizm bayrağı altında toplamayı! Bizleri göçmen-yerli, Avrupalı-Asyalı olarak bölmeye çalışan barbarlığa karşı, enternasyonal tek bir yumruk olup inmeyi…

- Ya barbarlık içinde yokoluş ya sosyalizm!
- 21.Yüzyıla sosyalizmi yazacağız!


15 Ocak 2006 tarihinde de her ulustan onbinler Rosa ve Karl'ın mezarları başında Enternasyonal'i söylemişti: Rosa'ların başında her ulustan omuz omuza..