Bangladeş'te olağanüstü hal

GÜNCEL
Pazar, 21 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Bangladeş “olağanüstü” bir ülke. 2006 yılının şiddetli sınıf çatışmalarının ardından şimdi de işbirlikçi burjuvazisi içindeki genel seçim savaşları ile sarsılıyor. Kasım ayında yargı mekanizmasını hükümetin partizanlığıyla suçlayan muhalefet partisi avukatları, Yüksek Mahkeme binasına saldırıp yakıp yıkmışlar, Adalet Bakanının arabasını da ateşe vermişlerdi. Geçtiğimiz hafta ise, hükümetteki Bangladeş Ulusal Partisi ile muhalefetteki Awami İttifakı arasında, daha seçmen kayıtları konusunda çıkan tartışma, 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan sokak çatışmalarına dönüştü. Burjuva muhalafet partilerinin sokak gösterilerine, yol kesme eylemlerine ve barikat savaşlarına karşı başbakan, olağanüstü hal ilan etti ve basın ve TV'de hükümeti eleştiren yayınları yasakladı. Seçmen kayıtları bile yapılamayan seçimler “ertelendi”.

İşbirlikçi burjuva partileri arasındaki güç ve iktidar mücadeleri olağanüstü hal, sokak çatışmaları, karşılıklı linç histerileri ile iç savaş olasılığını da içeren bir şiddetle sürerken Bangladeşli işçiler de boş durmuyor. Dakka'da konfeksiyon işçileri, Kulna'da jüt fabrikası işçileri Aralık ayı sonlarından itibaren yine grevlere çıktılar, patronların özel güvenlik çeteleriyle çatıştılar. Kualipur, Daulatpur ve Kulna'daki sanayi bölgelerinde demiryollarını tahrip eden ve otoyolları kesen işçiler, 6 Mayıs isyanı sonrasında söz verildiği halde gerçekleşmeyen talepleriyle yeniden eylemdeler. İşçiler ücret artışı, kapatılan fabrikaların açılması ve tüm emek karşıtı yasaların kaldırılması taleplerini ileri sürüyorlar.

Bangladeş'te siyasal ve toplumsal kriz ve sarsıntılar sürüyor. Genel seçimler de, dünyadaki bir çok ülkede olduğu gibi bir kriz dinamiği haline geliyor ve rejimin çürümüşlüğünü gösteriyor. Ancak işbirlikçi burjuva güçler arasındaki çelişkiler ne kadar şiddetli biçimler alırsa alsın, işçi sınıfı da meydanı kan emicilerin dalaşına bırakmıyor, militan geleneği ve talepleri ile sınıfa karşı sınıf ağırlığını hissettiriyor.